(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Hımm; Bilirim o öğretmenler, hele hele bayan öğretmenler arasındaki kıskançlığı. Aslında her öğrenci ve velisi(karşunuza ayu gibi biri çıkabülü, kulağunuza taş gibi bir söz de düşebülü durmuların dışunda), öğretmeni sever/di. Ama nedense mezun ettiği öğrencinin okula yeni başlayan kardeşinin bir bşka öğretmene verilmesine derecesiz bozulurdu. Zaten böyle bir durum ender olurdu. Çünkü o zaman öğretmen vardı ve henüz medya ile toplum okulun, ailenin önüne geçememişti.
Paylaşım için teşekkürler; saygı öncelikli sevgiler.
ne güzel bir duygu biliyormusun içim acıdı kendimi okulda sandım senin yerine koydum harikaydı işte mutluluk bir çok çocukları olmak onları eğitmek öğretmek çok güzel anlatmışsın kutlarım saygım sevgimle
Böylece meslektaş olduğumuzu öğrenmş oldum..Bu duygular içinde yıllarımızı o güzelim çocukların gözlerine bakarak geçirdik.. Görevimizdi sevmek,öğretmek eğitmek Onların mutlulukları mutluluğumuz oldu,acı ve hüzünleriyle hüzünlendik...İşte böyle güzel anılarlar yaşadık... Kutlarım saygılar
Yazınızla okula ilk başladığım güne gittim. İnsan bilmediği bir şeyden çok korkuyor. Bana da okul nedir anlatılmamıştı. İstemiyerek, korkuyla gitmiştim... Yüreğinize sağlık, başarılar mutlu yıllar diliyorum. Abdullah Bey'inde hatıralarını okumak isteriz.
Selam sevgili meslektaşım. Yazınızı okurken, ne kadar uzaklara gittiğimi anlatamam. Siz çok şanslı başlamışsınız göreve, öğrencisi hazır bir okul. Zorla topladığım öğrecilerimle anlaşmam olanaksızdı. Çünkü Türkçe bilmiyorlardı, ben de Kürtçeyi. Üç ay içinde, dillerimizi bir birimize öğrettik. Sevgili öğretmenim, 1992 Yılında emekli oldum, İstanbul'da oturuyorum. Size başarılar diler, yeni yılınızı da kutlarım. Saygılarımla.
Zaman zaman çok yürek yakıcı anılarımız olmuyor değil. Yazılardan bazılarını bilgisayara aktarmadım henüz, fırsat buldukça aktarırım sanırım. Teşekkür ederim Hayrettin Bey, iyi yıllar...
Nerelere gittim bakın;bir köy ilkoluna her sonbahar bir ay geç gidip,bir ay erken ayrılmak durumundaydım ve sınıf birincisi olmak gibi de bir yükümlülüğüm vardı.Çiftçi çocuğuydum ve yapılacak ne çok işimiz olurdu. Her sabah işe koyulduğumda boynum bir yana düşer ve gözlerim okulda çakılı kalırdı! Ben de okuma arzusu bir aşktı ve hiçbir zamanda doymadım...
Her şey er veya geç öğretilebilir bundan şüphem yok. Ama,bence öğretmen çocuğu çözebilendir...Bunu başaran tek bir öğretmenim oldu. Onu şahsınızda minnetle anıyorum.
Çok güzel biryazıydı..Kutladım efendim.Selam,saygı...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.