Bazen aklıma çok kötü takılıyor, biliyor musunuz? "İnsan denen garip hayvan." Benim sözüm değil. Anton Cehov&
8217;un öykülerinden derleyip Gabriel Arout’un yazdığı oyunun ismi.
Gerçekten Tanrı’nın yarattığı en çelişkili canlı, insan. Hani ” Ne sevdiği belli, ne de sevmediği “ derler ya?. Aynen öyle.
Tabiata bakıyorsun. Her canlı bir başkasının mesuliyetini taşıyor. Koruyor, gözetiyor.
Oysa insan “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın “ zihniyeti ile, yeri ve zamanı geldiğinde, en sevdiğine bile sırtını dönebiliyor.
Sanıyorum insanlar, bazı kişileri çok ayakları yere basan, çok öz güvenli görünce zannediyorlar ki, onların hiçbir sorunları yok. Onlar, hayatın kaymağını yiyerek yaşıyorlar. Oysa o insanların içlerinde kopan fırtınalar, çözüm aradıkları sorunlar tahminlerinin çok ötesinde bir boyutta yaşanıyordur ama bilmezler. Bilmek istemezler. Çünkü kendileri için önemli olan sadece kendi hayatlarıdır. Kendi sorunları, kendi değerleridir. Onlardan başka, dünyada, hiçbir sorun yoktur. Korunması gereken de yoktur.
Halbuki bilseler. Bir an için dönüp “ Nasılsın?” sorusunu sorsalar. Ama bu neye benzer biliyor musunuz? Maddi sıkıntısı olan birine “ Bir ihtiyacın var mı? “ diye sorduğunuzda bilirsiniz ki, sizden isteyeceği tek şey maddi destektir. Paranızı kaptırmak istemiyorsanız soruyu da sormazsınız. Aynen bu dur olay. Bir insana “ Nasılsın “ diye sorduğunuzda da paylaşmanız gerek. Sorunlarını dinlemeniz ve hatta çözüm üretmeniz gerek. Seçenekler, kişinin sizdeki yerine göre, değişir. Aklınızda, yüreğinizde yer ve zaman ayırmanız demektir bu. Değer mi? Bilinmez. Kimse, kimse adına bu sorunun yanıtını veremez. Buna cevap verecek tek kişi siz sinizdir.
Bir insan, bir yaşamda, bazen o kadar çok şey ifade eder, o kadar çok anlam taşır ki. Kişinin kendisi bile varlığının ne demek olduğunu asla bilemez. Bu, şahsının mükemmeliyetinden ya da vazgeçilmezliğinden kaynaklanan bir durum değildir. Sadece o sırada, oradan geçmekte olmasıdır. Tesadüf yani. Bizim ihtiyacımızdır, onu ve varlığını anlamlı kılan.
Zaman gelir, bu insan size sevgi sözcükleri söyler. Zaman gelir, “ Benim için önemlisin “ i hissettirir. Sonra ne olur? “ Umurum değilsin.” “ Nasıl yani? “ “ E böyle…” “ Hı? “ Hemen ardından da bir eleştiri yağmuru başlar. “ Sen, şöyleydin, böyleydin.” “ Ya, ben hep şöyle ve böyleydim. O zaman ne demeye hayatıma girdin? Neden alt üst ettin?Çocuk oyuncağımı bu? ” “Kim kime duygularını harcatmış ki, ben sana harcatayım?” Geldin…”Hoş geldin”. Gittin…”Güle güle.” Kime hayat böyle altın tepsi içinde sunulmuş ki, sana sunulsun? Karşında emir erin yok. “Hazır ol” diyeceksin, olacak. “Rahat” dediğinde, rahata geçecek.
Bir hayattan bahsediyoruz. Kimse, kimseye bu BEN merkezci hayatı yaşatamaz, sunamaz.
Azıcık dönüp öz eleştiri yapmalı insanlar.
Evde, eşine, her türlü dayatmayı yaparsın. Eşindir, hayat arkadaşındır. Kişiliğine, maddi, manevi koşullarına göre çekerse çeker. Çekmezse “ Hadi yallah “ der. O, onun sorunudur. Karın ya da kocan değil. Nişanlın ya da sözlün de değil. Resmi bir bağın yok. Seni niye çeksin ki ? Hak var, adalet var.. Düşünmeli insan. Biraz dönüp bakmalı. “Kime ne yapıyorum?” Diye sormalı, kendisine.
İnsan olmalı..İnsan. Sınırlarını bilmeli. Yapabileceklerini, yapamayacaklarını. Ona göre girmeli hayatlara.
Günahtır. Vebal i ağırdır. Ah almak, hayatta en zor şeydir. İlla ki insanın bir yerinden çıkar. Ya kendinden. Ya da, Allah esirgesin, “Değerim” dediklerinden.
Ya kendimize sormamız gereken sorular? “Bu kadar sığ kalacak kişiyi, hayatıma niye soktum?” “Madem bu denli kolay vazgeçilir olabilecekti, ne buldum da ne yaşadım?” Sonra da otur, sayfa sayfa yazı, şiir yaz. “ Mahvoldum, bittim, özledim, vs “ diye ağıt yak.
Bir arıza var. Kesin. De… Arıza nerede? Ya da kimde?
Bazen aklıma öyle bir takılıyor ki. Sormayın gitsin. Ha, çözdün mü derseniz? I ıh. Uğraşmıyorum da artık.
Eser Aslanlı izmir
Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
yazı harika .çözdümmü ben de hayır.ama çaba harcıyorum. her gün biraz daha fazla dert etmemek için kendime .yok sayıyorum insanın kaprisini yada tavrını . sadece sevmeyi olduğu gibi kabul etmeyi deniyorum.olmadığında yavaşça uzaklaşıyorum olmuyorsa kırmadan kırılmadan. çözüm bumu bilmiyorum. her zamanki gibi paylaşım mükemmel . teşekkürler eser hanım.
İnanın ben de uğraşmıyorum artık insan ilkşkilerini çözümlemek için. Artık ebn de uydum sitemin " böyle gelmiş, böyle gider" teranesine ve dülelmeyeceğini umut etmiyorum ve onun için de sorgulamıyor uğraşmıyorum. Onun için de kendime sorduğuğum sorulara verdiğim cevapları yien kendi içimde saklıyorum.
Güzel bir sorgulama idi yazınız. Sevgiler yüreğinize
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.