Düşünür; yeniden düşünen ve şimdiye kadar üzerinde düşünülmüş şeylerin asla yeterince düşünülmemiş olduğu kanısına varan kimsedir. (paul valery)
Engin Tatlıtürk
Engin Tatlıtürk

ÂŞIK SERÇE

Yorum

ÂŞIK SERÇE

3

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

663

Okunma

ÂŞIK SERÇE

Tabiattaki milyon sayıda serçeden biriydi. Şen, uçarı ve sağlıklıydı. Bütün serçeler gibi güzeldi de.
Onu diğer serçelerden üstün kılan bir meziyeti vardı ama kimselere söylemiyordu. Bu özelliğinin duyulması kazançtan çok zarar getirecekti. Hürriyeti kısıtlanacak, dost ve sevdikleri ondan uzaklaşacak ve kobay olarak araştırmalara konu olacaktı. Kendisine şimdilik de olsa fayda getirmeyen bu üstün yetenekten gizli kaldığı sürece zarar görmeyecekti.
İşte gönlünün gülü de yanına gelmişti ve tatlı tatlı şakıyıp aşk cilveleri yapıyordu. Ona yakın olmak bile hayatındaki en büyük olaydı. Yel eser, güneş çarpar, toz kirletir diye ödü kopuyordu. Kırarım, kırılırım diye açılamıyordu ama etik ya da değil bir sürü kıpırdanma hissediyordu içinde.

Dün rüyamda gördüm seni,
Niçin sustuğumu soruyordunuz?
Kaybetmek nedir? Hiç bilmez gibi,
“Zor şey mi?” dercesine bakıyordunuz.

Hep uygun bir vakit bekliyordu uygun vakitleri hovardaca harcarken. Ne acıydı sevgiliye açılamamak. Arzu edip de kayıtsız durmak. Kendisinin koklamaya kıyamadığının, bir başka kucak hoyratça zevkine erecekti. Üzecektiler gönlünün gülünü. Şen sesini kısacak, tüylerini yolacak, taze umutlarını öldürecektiler. Kendi yediği darbeler herkesin başına gelebilirdi. Hayat zalimdi.
Günler hızla akıyordu. Gönlünün gülünü de uzun süredir görememişti. Ne halde olduğunu çok merak ediyordu ve yanına gitmek istiyordu. Özel yeteneğini kullanmaya karar verdi. Sonra caydı. Merak da aşk kadar güçlü bir histi ve fikrini yine değiştirtmişti.
Düşündü, düşündü, düşündü. Tam yoğunlaşamadığı için başaramadı. Tekrar deniyordu. O, Allah’ın ruhani varlıklara ve peygamberler ile veli kullarına verdiği “düşündüğün yerde olma” yeteneğine sahipti. İyice yoğunlaştı. Olmak istediği yer gülünün yanıydı ve ona dokunur gibi kanadını kaldırdı. Beynindeki dokunma anında, orada olduğundan emin gözünü açtı.
Loş, büyük ve kullanılmayan bir eski fabrika çatısında buldu kendini. Ruhen gelmişti ama bedeninin görünür hale gelip, dokunma yeteneğinin oluşması bir saati bulacaktı. Yanı bir saat boyunca ne görünecek ne de bir şeylere dokunup etki edebilecekti. Dönerek etrafı araştırmaya koyuldu. Köşedeki geniş yatakta gönlünün gülünü gördü. Aşk nameleri söyleyip dans ediyordu gönlünün gülü.
İyice yaklaştığında diğer erkek serçeyi de fark edecekti. Yüreği yarılmıştı oracıkta. Ama bir gün olacağı bu değil’miydi?
Biricik aşkı büyük bir zevkle seks yapıyordu elin kuşuyla. Hem de göz göre göre. Elini kolunu bağlayan sürü kuralları yok’muydu? Ağlaya ağlaya oradan kaçtı. Belki hayal gördüm diye düşünüp tekrar vardı oraya. Aşkının zevk çığlıkları beynini kazıdı. Tuş edilmekten bunca zevk alacağını bilse takar mıydı kuş törelerini?
Her şeyi elde edebilen güçlü serçelere kızıyordu. Bağırıyor haykırıyor ama sesini duyuramıyordu. Kendisi kavrulurken sevgilisinin zevkten kıvranmasına kuduruyordu. Kaçırdığı fırsatlar için bu kadar kısa zamanda pişman olabileceğini hiç hayal etmemişti. “ Meziyet para etmiyor, para her şey ediyor” diye düşünen Âşık Serce ağlıyordu. İstese her gün sevişmelerini izleyebilirdi ama bu sadece kendine işkence olmaz mıydı? Gözyaşının tuzunu algıladı dilinde. “ İşte hayat! Hoş geldin aşkım. Benim bu günlerim senin yarınların olacak, beni hatırla; beni an o zaman” diye haykırarak kendi çöplüğüne dönmeye yoğunlaşıyordu.
Bir ara güle âşık bülbül arkadaşı Bücürük geldi aklına. Ne diyordu Bücürük? Yaşlı gözlerle onu tekrar şakıdı:

Bilirim senden, yok bana bir faide ey gül.
Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül.

Biliyordu dünyada hep kötülerin kazandığını. Kural tanımayan, fırsatçı, fena bir dostu olmamıştı sırdaş olup hayatı öğretsin. Doğrunun dokuz köyden kovulduğu bir yerde mutlu olabilecek miydi yoksa biraz değişmeli miydi? Beş para etmez meziyetin yerine keşke biraz şanslı olsaydı. Kafasında yüzlerce düşünceyle yana yattı ve başını kanadının altına sakladı. Dünyayı görecek gözü yoktu. Tatlı tatlı uyumaya koyuldu. Yüzündeki gerginlik kaybolmuştu. Demek ki fena düşünceler rüyalarla gelmeye başlamıştı. SEVGİLİSİNE, bari;

Olmasak da cesur yürek,
Olsa da gönül kediden ürkek.
Kötü hatıraları bile silemesek,
Gerek görüp bir yerlere gitmesek,
Dilemektense beraber olmayı,
Denesek, yaşasak ve saklasak.

Diye devam eden bir şiir okuyordu. İyilerin hiç mi fenalık yapmaya ihtiyacı ve hakkı yoktu? Mutluluğun bir cevap anahtarı var mıydı?

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Âşık serçe Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Âşık serçe yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ÂŞIK SERÇE yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Nilgün Akçay
Nilgün Akçay, @nilgunakcay
28.3.2010 00:08:16
Ben bu yazıdan ancak hüzün alıp götürürüm...O da bana yeter...

Bence de çok güzel..

Belki de nedensiz sevmelerin haklılık payı vardır....Bu da benim nedenini bilmediğim:)


sevgiyle kalın...

Engin Tatlıtürk
Engin Tatlıtürk, @engintatliturk
8.1.2010 08:16:56
sÜREKLİ OLARAK PAYLAŞILANDAN PAY ALANLAR OLDUĞU GİBİ, SÜREKLİ OLARAK PAY OLANLAR DA VARDIR.


eN SEVEREK YAZDIĞIM YAZIYDI.

NEDENİNİ BEN DE BİLMİYORUM.

SAYGI VE SELAMLAR.
na
nafiyezübeyde, @nafiyezubeyde
12.11.2009 14:43:41
İyilerin fenalık yapmaya hakkı yoktur.Çünkü idam fermanlarını kendileri yazarlar sonrasın da.Vicdan denen kanun kitabı ,aldığın dakikalık zevk uğruna bin kere öldürür insanı.O kadar da kafaya takılacak şey değil.Tek ki gönülden paylaşacakların olsun,onlar çok daha tatminkar.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL