5
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
4708
Okunma
Dün gece yıllar önce okuduğum romanın sararmış solmuş yapraklarıın arasında Reşat Nuri Güntekin’in ’Akşam Güneşi adlı’ kitabının 36 .ncı sayfasında ,yazdığım bir yazımı buldum...
Nakkaştepe de papatya tarlasında geçen çocukluğum...
Baharın sevinçleri asil papatyalar, beyaz melekler ’daha kışa yeni girmişken nasıl özledim sizi biliyormusunuz ?
Yok oldu sevinçlerim yok ...
Çocukluğumun en güzel tablosuydun,nasılda kovalardık yeşil çimenler arasında renk renk
kelebekleri kovalarken ,incitmeden gelincikleri,ezmeden asil beyaz yüzlü melekleri.
Ağustos akşamları yanıp sönerdi ateş böcekleri ,yasemin çiçeklerinde valsleri ,yakalamak
isterken ben ateş böceklerini ,yasemin çiçeğinin mis kokusu boğardı beni...
Her gelişimde o tarlaya , beyaz meleklerin şöleni ,dikkat et ezme beni deyişini içim titreyerek ’
duyardım .Oysa bugün o papatya tarlası yok olmuş,çocukluğum gibi,anılarımda ki resimleri kim yok edebilir ki ..!
Oya Gedik
Kaybettiklerimiz!
Üsk /Nakkaştepe.