Düşünmek kolaydır, yapmak zordur. dünyada en güç olan şey de düşünüleni yapmaktır. goethe
onurumsun
onurumsun

Anne Yüreği (15)

Yorum

Anne Yüreği (15)

13

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

877

Okunma

Anne Yüreği (15)

Anne Yüreği (15)

Köyden kaybolan beş kızı jandarma ailelerine teslim etmişti. Kızlar çok büyük direnç gösterdikleri için ağa onlara istediğini yaptıramamış ve bir evde tutsak tutulmuşlardı.. Sağlık kontrolünden geçmişler, darp yaralarından başka hiçbir sağlık sorunu ile karşılaşmamışlardı.

Bu köye güneş artık daha parlak doğuyordu. Ağaya laf söyletmeyip, onun etrafında pır dönen, yaptığı her şeye göz yumanları köy halkı istememiş, hepsinin gitmesini istemişti. Meltem öğretmen yine burada devreye girmiş, anne ve babanın yaptığı hatalardan çocukların sorumlu tutulamayacağını ve o çocuklara sahip çıkılması gerektiğini söylemişti. Ve köydeki insanlar Meltem öğretmeni dinlemiş, orada kalmalarına ses çıkartmamışlar ve çocuklarına sahip çıkmışlardı.

Okuma bilmeyenler okula koşarak gelmiş, okuma yazma öğrenmişti. Ağanın hanımları, ağanın evinde kalmışlar, bir zaman sonra Emine, ardından Emine’nin büyük kuması evlenmişti. Çünkü ikisinin çocuğu yoktu. Emine ve üçüncü kadın korunmanın yollarını, gizliden sağlık ocağına gidip öğrenmiş ve korunmuşlardı. Diğer iki eşi aynı evi çocukları ile paylaşmış ve birbirlerine sahip çıkmışlardı.

Köy muhtarı cezaevinde olduğundan, muhtarlık mührü elinden alınmış, muhtarlığı iptal edilmiş, birkaç ay sonra köye yeni muhtar seçilmesi için Yüksek Seçim Kurulu haber vermişti.

Bu haber Meltem öğretmeni harekete geçirmişti. Köydeki insanlarla konuşmadan Fatma bacı ile konuşacak ve onun Muhtarlığa aday olması için ikna edecekti. Ondan ve eşi Osman’dan başkası bu köyde muhtarlık yapmamalıydı. Osman ile konuşmuş, kendisinin yapabileceğini ama eşinin yapmasının köyde bir çığır açacağını düşündüğü için, Fatma bacıyı ikna etmesini söylemişti. Yani Osman’da, öğretmen gibi düşünüyordu.

Fatma bacı,

“Olur mu öğretmen hanım? Bu kadar adam varken, ben muhtarlık yapamam ki”

“Yaparsın Fatma bacı, kızın ve oğlunda sana anlatmışlardır. Bildiğini düşünüyorum. Cumhuriyet kurulduktan 11 yıl sonra 1934 yılında ATATÜRK, kadına seçme ve seçilme hakkını verdi. Ve 1935 yılında 18 tane kadın TBMM’ne girdi. Kadının her şeyden önce insan ve bir birey olduğu kabul edilip, erkeklerle eşit haklara sahip olduk medeni kanun ile. Sen, bir bireysin, seni yönetecek kişileri seçme hakkına sahip olduğun gibi, kendin de yönetimde söz hakkına sahip olmak için seçilebilirsin. TBMM’de kadın milletvekilleri var, Kadın belediye başkanları var, Şehirlerde kadın muhtarlar var. Gel kabul et, sen de köyde, bir kadının seçilebileceğini ve çok iyi muhtarlık yapabileceğini kanıtla ve kadınlara örnek ol”

“Bilmez olur muyum Öğretmen Hanım. ATATÜRK’Ü ve onun varlığını, ülkeyi nerden nereye götürdüğünü, o kırık dökük vapur ile Samsun’a nasıl çıktığını, savaşı oradan nasıl başlattığını, düşmanları ülkemizden nasıl kovduğunu bilmeyeni, bilmek istemeyeni ve onu inkâr edeni ALLAH çarpar. O bizim önderimiz. Ve biz onun yolunda yürüyeceğiz. Ama yine de Osman’ıma sormam gerek, O benim beyim. Çocuklarımın babası, evimin reisi, tabi benim gönlümün de”

“Osman Bey kabul etti. Onunla konuştum. O da senin muhtarlığa aday olmanı istiyor. Ben buradayken gel seçimlere gir. Sana her türlü yardımı yapacağım. Kızın ve oğlunda geliyor yarın. Onlarda çalışırlar. Ne dersin, evet de ne olur.”

“Tamam, öğretmen hanım. Tamam, aday olacağım”

Dedikten sonra, Meltem öğretmen bütün köy halkını okulda toplamış, Fatma bacının neden muhtar olması gerektiğini detayları ile anlatmıştı. Köyde ilk defa böyle bir şey oluyordu. Çok az kişi kabul etmiş, diğerleri;

“Olmaz öyle şey, karıdan muhtar olur mu?

“Saçı uzun aklı kısa, bu gün söyleneni yarın unutur”

“Elinin hamuru ile erkek işine karışı. Gitsin evinde otursun, bundan sonra torun büyütsün”

Gibi eleştiriler yapanlarda vardı. Ama ne Meltem, ne de Fatma bacı aldıkları karardan dönmemişler, seçim zamanına kadar çalışmışlardı. Fatma bacıya karşı çıkanlarda başka bir aday göstermişlerdi.

Seçim günü geldi, oy sayımı tamamlandığında çok büyük bir şok daha yaşanıyordu köyde. İki oy geçersiz sayılmış, beş oy karşı kişiye verilmiş, geri kalan tüm oyları Fatma bacı almış ve ezici bir oyla Muhtar seçilmişti. Ve bu kadının, bu köyde zaferiydi.

Ağanın yargılama süresi çok uzun sürmedi. Çünkü bütün suç delileri ortadaydı. Ve onlarca dava açılmıştı ağaya. O davaların hepsini kaybedeceğini biliyordu. Ama yine utanmak nedir bilmiyor, hâkime, savcıya, gardiyanlara bas bas bağırıyor “ Ben suçsuzum, onların karınlarını doyurdum. Ekmek verdim. Nankörler. Onlara göstereceğim buradan çıkayım bir” diyordu.

Ağa cezaevinde de köydeki gibi davranabileceğini düşünmüş olmalı ki, ceketi omuzlarının üstünde, küçücük odada aşağı yukarı volta atıp duruyor ve orada olanlara emirler vermeye çalışıyor, kendine köle olabilecek kişileri seçmeye çalışıyordu. Ama cezaevi hiçbir zaman köy değildi. Orada olanlar hep bir suç işleyerek gelmişlerdi. Bu gerçeği kabul etmek zoruna gidiyordu sanki.

“Hey çömez, sen sen, bana çay yap. Ama demli olsun”

“Kime dedin bana mı dedin”

“he he sana dedim. Çayım demli olsun. Hiç sevmem imamın aptes suyu gibi çay içmeyi”

“Sen çay mı aldın da çiy istiyon “

“Alırız be, kaçmik ya”

“Önce paranı goy ortaya, çayın alınsın, kalk demle ve bize de ver”

“Sen ne diyon be. Benim kim odlumu bilin mi”?

“Senin kim oldun beni ilgilendirmez”

“Ben agayım aga, şimdi bir söylesem gardiyana on paket çay gelir buraya”

“Ha öyle mi, söyle o zaman

“Gardiyan, gardiyan. Köye tel aç, bana para göndersinler, o paraylanda buraya çay alın”

Gardiyan kapının küçük aralığından içeri bakıp,

“ Sen kendini hala ağa mı sanıyon hemşerim. Senin ağalığın burada sökmez. Sende herkes gibi bir mahkûmsun. Eğer isterlerse köydekiler sana para gönderir ve sende çayını alırsın”

“Sana tel aç diyom, bana akıl ver demiyom”

“Bende sana adam ol ve otur yerine diyom”

Bu tartışma uzayıp gidiyordu ve gardiyan demir kapının üstündeki küçük gözleme camını kapatıp arkasını dönüp gidiyor ve ağa içeride söylenmeye devam ediyordu.

Devam Edecek

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Anne yüreği (15) Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Anne yüreği (15) yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Anne Yüreği (15) yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
GÜLDESTE
GÜLDESTE, @guldeste
21.10.2009 01:20:00
10 puan verdi
tek kelimeyle mükemmel yazan kalemin o güzel yüreğin varolsun sevgilerimi bıraktım
tacettin yıldırım
tacettin yıldırım, @tacettinyildirim
18.10.2009 06:39:11
ben devamlı okuyor..... bitince yorum yapacağım diyorum...nefis bir kurgu.... akıcı bir dil......uzun söze ne gerek bekliyoruz ....çünkü.. yazan ONURUMSUN.......saygılar usta kalem saygılar
Hatice Dökmen
Hatice Dökmen, @haticedokmen
17.10.2009 21:40:59
10 puan verdi
tamam Fatma bacıyıda muhtar ettik artık köyde devrim yakındır.
içimi açan hikaye gitgide güzelleşti iyice.
çok güzel şeyler olacak umarım arkadaşım.
selam ile.
Emine UYSAL (EMİNE45)
Emine UYSAL (EMİNE45), @emineuysal-emine45-
17.10.2009 19:00:30
10 puan verdi
Bilgeperi'ye aynen katılıyorum. Bileğimiz güçlü değil belki ama; yüreğimiz hep güçlü olmuştur. Zaten savaşı kazanan asker bileğinin gücüyle değil, yüreğinin gücüyle kazanır...
Selam ve sevgimle, sevili Türkan...
Fatma Biber
Fatma Biber, @fatmabiber
17.10.2009 17:14:13
10 puan verdi
Türkân Hanım gerçekten harikasınız. bu sitelerde Atatürk Devrimleri'ni, kadın haklarını özümsemiş nadir kişilerden birisiniz.
Hemcinsiniz olarak sizinle gurur duyuyorum.
İyi ki varsınız ve iyi ki yazıyorsunuz.
Kaleminiz daim ve keskin olsun.
Kutluyor, sevgilerimi bırakıyorum.
inci7469
inci7469, @inci7469
17.10.2009 15:11:21
sevgili Onurumsun,
yazınızda biz kadınların haklarını ve toplumdaki yerini değinmiş olmanız onur vericiydi.Fatma hanımda muhtarların en çalışkanı ve titizi olacağına inanıyorum.ağanınsa işinin ilerleyen zamanlarda dahada zorlaşıcağını ve kendisiyle iç hesaplaşmalara gideceğini ve bunalıma girebileceğini düşünüyorum.sizinde yüreğinize sağlık.sevgilerimle.
AYSE 09
AYSE 09, @ayse09
17.10.2009 11:00:57

konu şu an değişti yinede güzel gidiyor canım gönül sesin dinmesin hep yazsın
biz okuyalım sevgilerile
bilgeperi
bilgeperi, @bilgeperi
17.10.2009 08:40:32
bilek gücü erkeklerin olsun ama yürek gücü kadınlarda bence..

bu hikaye bunun üstüne basıp duruyor..

ne mutlu cesur ve yürekli bir TÜRK KADINI'yım diyebilene.. hem kendisinin hem ülkesindeki kadınların kaderini değiştirebilene..

tebrikler.. sevgilerimle..
Nermin Kaçar
Nermin Kaçar, @nerminkacar
17.10.2009 08:23:23
10 puan verdi
Türkan hanım yine çok güğzeldi. Özellikle de kadının sosyal alanda ve kendini kanıtlamadaki başarısını çok güzel işlemişsiniz öyküye. Kutluyorum sizi. Sevgiler
ayhansarıkaya
ayhansarıkaya, @ayhansarikaya
17.10.2009 08:02:20
10 puan verdi
Tezatların bolca işlendiği,öykünün derinlemesine girilmeye çalışıldığı,ve verilecek mesajların fazlalığı;öyküyü zenginleştirmiş...Öğretmen görevini korkusuzca yapmaya devam ediyor...

Kutlarım,bu bölüm de iyiyidi Türkan hanım...
s_Lavinia
s_Lavinia, @s-lavinia
17.10.2009 00:55:32
10 puan verdi
Güçlü kalemi bir kez daha yürekten kucaklıyor ve kutluyorum... devamını sabırsızlıkla bekliyorum... yazının yorumuna ne hacet...tek kelime ile mükemmel...puanım 10 üzerinden 100...
sevgiyle...
Serap Baycan
Serap Baycan, @serapbaycan
17.10.2009 00:34:27
10 puan verdi
Nihayet köyde her şey yoluna girdi. En önemlisi de kadınların gücü bir kez daha ıspatlandı...
Yarın ara vermeden devamını yazarsan öyle güzel olacak ki!
Sevgilerimle....
ıssızgemi
ıssızgemi, @issizgemi
17.10.2009 00:20:10
10 puan verdi
ablacığım ne güzel kalemin var...
senden öğrenecek çook şeylerim var...
kalemin susmasın hiç...
hikayeyi nasıl yorumlarım.ne haddime..
sürükleyici...
sonraki bölümü bekliyorum..
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL