10
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2593
Okunma
Bugün ders calisirken aklima lise birden bir anı geldi. Sizlerle paylasmak istiyorum:
Isvecce hocamiz iri yari, catik kaşli, bana vikingleri animsatan bir adam. Birgün bize kompozisyon sinavi yapacagini söyler ve aynen Türkiye’deki ögretmenlerin yaptigi gibi, kagit ve kalem cikarmamizi buyurur. Hepimiz hazirliksiziz. Henüz lisenin bizlere sundugu atmosfere alisamamis olmanin verdigi telas icerisindeyiz. Hele ben kalpten gitmek üzereyim. Isvecli olmamama, hatta Isvec’te sadece bikac sene yasamis olmama ragmen, en az isvecliler kadar iddialiyim. Lakin gelin görün ki, sürekli en basarili olmak istemenin verdigi hirs beni cok zor durumlarda birakabiliyor. Sinifta belki de en telaslisi benim. Önümde silgim, kalemim ve bana bos bos bakan kagit parcam. Sinavin konusu " Risk almak nedir?" Gözlerim surekli hizla akip gecen zamanda. Icimden yazmak gelmiyor cünki aklima sinav konusu haricinde hersey geliyor. Ne yazabilirim? üstelik vakit daralmis, sirtimdan terler akmaya baslamis. Basim avuclarim icinde, en az Leyla ve Mecnun kadar caresizim. Ama birseyler yapmali! Ama ne? Ama ne?
Bazen ne olduysa son anda oldu derizya hani? Ben de bir anda, bana bos bos bakmaya devam eden kagidin tam orta yerine bir cöp adam ciziyor, altina da büyük harflerle aynen sunu ilave ediyorum:
ISTE SEVGILI JOHAN, RISK ALMAK DIYE BUNA DERIM BEN!
- - -
Sinifta ögretmenin en cok begendigi kompozisyonun sahibini tahmin etmek de sizlere düsüyor tabiki!..
Söyleyin bakalim..Sizce risk almak nedir?