Bugün bir anımı yazmak istedim ve ‘Recep Şahin’ isimli öğrencime ‘Aferin’ dediğimde ayağa kalkıp, yumruklarını sıkıp, kollarını kaldırarak bu cümleyi söylediği an canlanıverdi gözümde…
Bursa’da her gün ticari taksiyle gidip geldiğim ve maaşımın yol parasına yetmediği merkez köyden şehir merkezinde bir okula gelebilmek için Rehberlik Ve Araştırma Merkezi’nin açtığı kursa katıldım, başarı sertifikasını aldım, Alt Özel Sınıf öğretmeni olarak merkez okullarından birine atandım.
*Alt Özel Sınıf öğretmenliğinde sekiz yıl çalışmış, uzmanlaşmıştım. Manevi hazzı çok fazla, bir o kadar da yorucuydu. İl içinde normal sınıfa atanma hakkımızı kaldırmışlardı.
Kızımın İTÜ Devlet Konservatuarı’nın Müzik Bölümü&
8217;nü kazanmasıyla İstanbul’a nakil istedik. Mecidiyeköy Gülbağ Selim Sırrı Tarcan İlköğretim Okulu’na atanmıştım.
Daha önce atanan bir arkadaşa yıl ortasına kadar okumayı öğrenemeyen, sınıf tekrarı yapan öğrencilerden oluşturulmuş sınıfı vermişler, arkadaş şikâyetçi olmuş, huzursuzluklar yaşanmış.
İstanbul’da normal sınıfı okutma sevincini yaşarken okul müdürü bu sınıfı almamı rica etti. Ocak ayına gelindiği halde hiç bir öğrenci okuma yazma öğrenememişti. Yılsonunda sınıfın dağıtılması koşuluyla kabul ettim. Onları çok iyi tanıyordum ve başarılı olacağımdan emindim.
Recep; on yaşında, dışarda saldırgan, sınıfta içe kapanık, derslerde aktif olmayan, sorumluluk almayan, çevresinde dışlanmış, dört yıl içinde hiç alkışlanmamış, aferin alamamış, okumaya geçmekten ümidini kesmiş, iriyarı, ekonomik ve sosyal düzeyi düşük, her gün bir düğmesi kopuk, yakasız, kir-pas içinde okula gelen, her teneffüs bir kaç öğrenciyi döven bir çocuktu.
Israrla ödevlerini kontrol edişim, sorumluluk verişim, sevecen yaklaşımım karşısında davranışlarını değiştirmeye, derli toplu gelmeye başlamıştı.
O günü ödevleri kontrol ederken Recep’in gözleri parlıyordu. ‘Öğretmenim, bir an önce ödevime bakar mısınız? Bana da ‘aferin’ deyiniz, alkışlatınız’ der gibiydi.
Kontrol ettiğimde gördüğüme inanamamıştım. Defterini kaplamış, ödevini çok itinalı yapmıştı. Başını okşadım,‘Aferin Recep, çok güzel olmuş.’ Dedim. Öğrencilere döndüm; Bugün alkışın en büyüğünü Recep hak ediyor, en büyük aferin imi ona veriyorum, hadi onu kuvvetle alkışlayalım’ dedim. O anda ayağa kalktı, kollarını kaldırdı, yumruklarını sıktı: ‘YAŞASIIIIINN, OLEEEEEYYY, AFERİN ALDIM’ diyerek bağırdı. O günden sonra davranışları tamamen değişti. O Recep gitmiş, bir başka Recep gelmişti…
Zamanım çok kısa, işim zordu. Nöbetçi olduğum günlerin dışında dinlenme saatlerinde dahi çalıştım; 43 öğrenciden 40’ı okuma-yazma öğrendi. Recep de öğrenenlerin içindeydi. Psikolojilerini çok iyi bildiğim için fazla zorlanmadım, bazıları için mucize olan bu başarı benim için çok doğaldı.
Ve… Konuşma özürlü, çok sık devamsızlık yapan, belki de yeteri kadar zaman ayıramadığım için okumayı öğrenemeyen Nevzat’ın annesi sınıfta kaldığını görünce koridorda bana hakaretler ederken diğer velilerin etrafımda sevgi halkası oluşturmaları, onun adına özür dilemeleri bütün yorgunluğumu almıştı.
3 Ekim 08 Fatma Biber (Durmuş)
* Alt Özel Sınıf: Öğrenme güçlüğü çektiği rehberlik araştırma merkezlerince tespit edilmiş olan öğrenciler için oluşturulmuş sınıf. Müfredatı hafifletilmiştir. Öğretmenlerine özel eğitim verilir.
Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Ne mutlu o ögrencilere ki sizin ki cok degerli ve özverili bir ogretmenleri olmuş. Onların basarılı olmalarındakı en buyuk etken sizin onlara gostermiş oldugunuz sevgidir. Azimlerinin odüllendirilmesi de ayrıca onlara iyi birer moral kaynagı olmus. Epeyce emek gerektiren bir işi basarmıssınız hocam kutlarım. Yetiştirdiginiz kardelenlerinizin hayatta basarılı olabildiklerini gormeniz sizi ayrıca gururlandırmıstır. Kutlarim sizi..
çok güzel ve derin anlamlar içeren bir yazı olmuş yürekten kutluyorum... öğretmen değilim... ama iki oğlum var... ve bir çocuk için aferinin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum... gözlerim yaşardı okurken inanın...başarıların taçlandırılması kadar değerli bir davranış olamaz... çocuklarımız bir çiçektir, aferinler de onların gübresi bence... tekrar tekrar kutluyorum... SELAM VE SAYGILAR HOCAM... TEK TEK SİNDİRE SİNDİRE BÜTÜN YAZILARINIZI OKUYACAĞIM.
değerli dost bu anlamlı güzel yazınızı ve sizi ayakta alkışlıyorum tüm kalbimle hemde iyiki varsınız çünkü sizler gibi değerlere çok ihtiyacımız var sevgilerimi saygılarımı bıraktım sayfanıza
bende kutluyorum sizi saygı ile ne güzel talebelere okuma yazmanındışında çok daha güzel şeyler öğretebilmek kadar insanı mutlu eden ne olabilirki saygılarım la
Değerli meslektaşım , O kadar duygulanıyorum ki mesleğimiz ile ilgili anıları okuyunca. Ama sevginin ve duyarlı bir dokunuşun açamayacağı kapı yoktur değilmi? Yüreğinize sağlık , kaleminiz daim olsun . SEVGİLERİMLE...
Paylaşımınız için çok teşekkür ederim.Dileğiniz meslektaşlarına örnek olabilmekse bunu başardınız.Ben de aferini çok kullanıyorum ama kimin daha çok ihtiyacı var bazen bilemiyorum.Ne olursa olsun her öğrenciye kendini değerli kılacak davranışlarda bulunmak gerekir.Önları öpmek,yanaklarını avuçlarının içine almak,boynundan kendinize çekip sarılmak,başını okşamak ve gözlerinin içine içine bakıp mümkün olduğunca dikkatini verip konuşmak...Tekrar teşekkürler hocam,sevgiler.
Biz de bir eğitimci vasfı ile ibretlik olayınızı okuduk ve tebrik ettik.. Bu tebrik yazınızdan ziyade fedakarca vazifenizi yürütmenize...
4 yıl pansiyonlu ve özel alt sınıfı olan bir okulda görev yaptım. Branş öğretmeni olduğum halde özel alt düzeyi öğrencilerin durumlarına vakıf oldum.. Öğrencilerin ve öğretmenlerinin durumunu yakinen bilirim.. Bahsettiğiniz gibi bu iş, özveri istiyor; insana Yaradan'dan ötürü değer vermeye bakıyor...
Sevgili Fatma Hanımcım yazınızı okurken çok duygulandım,duygu yoğunluğundan bütün bedenim ürperdi...Çok güze,çok anlamlı bir yazıydı ve günün yazısını layıkiyle almış..Ve size söylediklerim boşuna değilmiş.....Biliyordum boşuna olmadığını zaten..çokça tebriklerim ve sevgilerimi gönderiyrum güzel yüreğinize...
Değerli Yöneticilerim, Değerli Okurlarım; Yirmi yıllık anımı günün yazısına lâyık gördüğünüz için çok teşekkür ediyorum. Özel öğrencileri okuturken çok özel olaylar yaşadım. Okurlarımın yanlış anlayabileceği korkusuyla yazmaktan çekiniyorum. 2008-2009 öğretim yılının açılış günlerinde de 'On Dört Yaşındaki Öğrencinin Okumaya Geçiş Ve Başarı Öyküsü' adıyla yayınladığım yazı da anımdır. Bu yazıları sizlere sunmaktaki en büyük amacım genç öğretmenlere yardımcı olabilmektir. Dilerim amacıma ulaşırım. Tekrar teşekkür ediyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Can dostum bu güzel eğitim makaleni okuyunca öğrencilik yıllarımı an be an yaşadım ve en çok annemin notlarından aşırdığım sınav sorularını dağıttığım o süper gülmece anılarıma döndüm nefisti.Bana da bi aferin hocam.
Türk Spastik Çocuklar derneği yönetim kurulku üyesiyim 18 yıl oldu dernek kurulalı.
Dernek çok güzel çalışmaları sonucnad bir takım tasaların çıkmasında etken olmuştı engelli çocuklarımızın eğitim almasında. Sinop'ta ilk uygulama başlatıldı kaynaştırma ve engelli çocuklarımız ile normal gelişimde olan çocuklar bir arada ders yapacaklardı. Çok okul kabul etti ve bizler düzelebilir durumdaki çocukları yerleştirdik sınıflara ve çocuklar ilk karne aldklarında yaşadıkları sevinci ve gözlerinde ki güneşi görmüştük her birmiz.
Öğretmenlik mesleği gerçekten çok özveri, sevgi ve sabır gerektiriyor. Ve sizler bunu çok iyi aşarıyprsunuz sevgili hocaç Elelrinizden sevgi ile öpüyorum her birinizin.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.