2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
859
Okunma
Bu bayramın ilk sabahında, en erken uyanan biz olalım.
Biz olalım, penceremizi açıp, güneşle ilk göz göze gelen.
Sonra sadece bir solukluk dahi olsa hiç kirlenmemiş temiz bir hava arayalım-bulalım.
Bulamazsak o temiz hava biz olalım.
Bu bayramın ilk sabahında bize gösterilmek istenilenleri değil görmek istediklerimizi, duymamız istenilenleri değil, duymak istediklerimizi duyalım-görelim.
Yani çöpe atabiliyorsak atalım, olmazsa kaldırıp bir kenara koyalım.
17 sinde çocukluktan kurtulamamış, 77 sinde hala insan olamamışların dünyasını, yarattıkları gündemi, çektikleri fotoğrafı.
Yani; yakılmamış, kesilmemiş yemyeşil ormanlarda her mevsimin çiçeği,
kirletilmemiş, yok edilmemiş denizlerde soyu tükenmemiş bereket olalım.
Silah sesi olmayalım, siren sesi olmayalım, acılı ve korkulu çığlık hiç olmayalım. Ama türkü olalım mesela, halay olalım, kahkaha olalım, sevmek ve sevişmek olalım.
Büyüklerin öpülen eli, çocukların öpülen gözü olalım.
Bu bayramın ilk sabahında, en erken uyanan biz olalım.
Biz olalım, penceremizi açıp, güneşle ilk göz göze gelen.
Sonra sadece bir solukluk dahi olsa hiç kirlenmemiş temiz bir hava arayalım-bulalım.
Bulamazsak o temiz hava biz olalım.
Sonra o bir solukluk temiz havayı, belki en varsıl ya da en yoksul ama en içten ve yürekten ve tertemiz ellerimizle yaptığımız küçücük ve şık bir kutunun içine yerleştirelim.
Sonra…,
Çalalım kapılarımızı birer-birer. Elimizde küçücük ve şık bir kutu ile.
Hazır hepimiz buralarda iken….
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN …
Cevat Çeştepe