7
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1382
Okunma
Kapı çaldı.
Genç kadın, elinde çantası içeri girdi. Yüzünden düşen bin parçaydı. Belli ki bir şeyler sezmişti . Üzgün ve mahcup bir ifadesi vardı. Genç adam sazını aldı:
-Sen benimdin bahar gözlüm
-Yarınlar da ikimizin
-gidiyorum..
Kadın ,odanın dağa bakan penceresinden karla kaplı tepelere bakıyordu. İçi ürperdi,üşüyordu. Ağlıyordu. idam ediyordu kendini,fakat ölmüyordu. Bir umut diyordu; bir umut…Şöyle demişti,yıllar sonra hatırlatarak o anın bitimsiz pişmanlığını :
-Kalksan gelsen , sarılsan, gözlerime baksan, bu seferlik affettim, bir daha olmasın emi gülüm desen; sonsuza kadar adayacaktım kendimi sana’’
Delikanlı vurdu sazın bam teline :
-Neredeydin
-Bana neden yalan söyledin!
-Neden!
Gururu aşkını boğazlıyordu. Derin derin nefes aldı. Şimdi o da üşüyordu; soğuk soğuk terler döküyordu. Bir sigara yaktı. Gördüğünü görmemeyi ne kadar da çok isterdi. Oysaki ne çok sevmişti , ne çok emek vermişti. Affedilebilir bir hataydı; belki de çocukluk yapıyordu.
- Hayır, hayır ! Dedi …
İki kaş arası kadar yakın, iki dağ arası kadar uzaktı şimdi kadın. Elini uzatsa tutabilirdi,elini uzatsa itebilirdi uçurumlarından.
Bağırdı,çağırdı, sazını zigon sehpaya vurdu. Kırılan kalbi gibi parçalandı notalar. Tellerinden elleri kesilmişti. Ellerinden kan, ellerinden aşk, ellerinden emek, ellerinden betimsiz bir gelecek damlıyordu.. Ayrılık aşkın bam teliydi , kırmızı ve kırıktı şimdi.
İlkel bir senfoni yankılandı kadının zarif kulaklarında. Çığ gibi düştü baktığı dağlardan. Kar oldu, buz oldu, bitkisel bir yalnızlığa yol alıyordu.
_Dur .Dedi adam;
-Dur!
-Şimdi özgürsün
-Zaten hep özgürdün ya
-Onlarla istediğin kadar görüşebilirsin
-Yine de ,
-Ben hep buradayım,
-Şefkatli ve bereketlidir ellerim
-Dost ararsan, sıkışırsan yardım ederim.
-Sazımı da yenilerim
-Ben bunu da yenerim…
Kapı kapandı,hıçkırıklar kesildi. Derin bir uçurumdan düşer gibi sessizce düştü adam yatağına. Ölü bir yılan gibi soğuktu oda; yalnızlığı kadar kısaydı şimdilik daha. Günler geçti; yeni mutluluklar keşfetti .Unutmak istedi, yalnızlığına meze hayatlar seçti.
Hasret türküleri çaldı. Uzun bir süre bam teline dokunamadı. Tiz ve cılızdı yalnızlığın sol anahtarı…Kıştan kalma yalnızlığını baharlara taşıdı. Artık her mevsim birbirinin aynıydı…Mevsim artık hep sonbahardı…Zehir zıkkım bir sonbahardı.
Yener ATA