3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
656
Okunma
ATEŞLE OYNAMAYIN !..
Dr. Sadık ÖZEN
“Ateşle oynamak” tehlikeyi çağrıştırmak anlamında söylenmiş bir sözdür. Ateşle oynamanın gerçek veya mecazi anlamları aşağı yukarı aynı şeyleri ifade ederler. Uyarmak, caydırmak ve tehlikeden uzaklaştırmak için kullanılırlar.
Ateşle oynamayı en çok çocuklar severler. Oyunları sırasında yaktıkları bir tek kibrit çöpüyle tüm mahalleyi ateşe verdikleri olmuştur. Daha dün, bunun tipik bir örneği yaşandı İstanbul’da. Fevzi Çakmak Mahallesi’ndeki boş arsada oynayan çocuklar, yaktıkları ateşle büyük bir yangın çıkardılar. Neredeyse koca mahalle alev alev yanacaktı. İtfaiye yangını söndürmekte büyük zorluk çekti. Yangının söndürülmesini izleyen ve katkıda bulunan mahalle sakinleri ise büyük bir panik yaşadılar.
Ateşle oynamayı meslek edinenler de var. Bazıları çıplak ayaklarıyla korlanmış ateş üzerinde yürürken, bazıları da kızgın demirleri vücutlarının üzerinde gezdiriyor, alev alev yanan meşaleleri ağızlarının içine sokup çıkarıyor, alevlerin üzerinden atlıyor, alev çemberlerinin içinden geçiyor veya akkor hainle gelen demir çubukları ellerine alıyorlar.
Bütün bunlar sahnelerde veya sirklerde yapılan ve insanların yüreğini ağzına getiren tehlikeli şovlar. Dehşet veren gösteriler sırasında seyirciler bir heyecan yaşıyorlar. Arada bir çığlık atan da oluyor aralarında. Ama yine de büyük bir korku, merak ve heyecan içinde izliyor insanlar. Demek ki insanlar, dehşet yaratan tehlikeli şeylerden hoşlanıyorlar.
Ateş ve alevle gösteri yapan sanatçılardan, gittikçe ünlenen Joker Abdullah (Abdullah Koçoğlu) yakın dostum. Kendisini ilk defa Club Armonia’da izlemiştim. Şu anda Taksim’deki bir gazinoda yapıyor gösterilerini. Sanatsal değeri açısından çok güzel şeyler yapıyor. Ama hepsi de birbirinden tehlikeli. Allah korusun, bir gün başına bir kötülük gelecek diye korkuyorum.
Şu günlerde ülkemizin çeşitli yörelerinde orman yangıları başladı. Tek bir ağacın yanması bile bizleri üzüyor ve içimizi ürpertiyor. Yangını söndürmek itfaiyecilerin görevi. Çıkmasını önlemek ise devleti yönetenlerin. Ama bunlar yetmiyor. Görev tüm vatandaşların ve tüm ulusun olmalı. Yangınların çıkması ancak o zaman önlenir.
Son günlerde ülkemizde büyük bir gerginlik yaşanıyor. Hem toplumsal olarak, hem de doğa olayları açısından büyük bir negatif enerji toplandı atmosferde. Şimşekler çakıyor, yıldırımlar düşüyor, insanlar ölüyor. Rastlantıya bakın ki, üzerine yıldırım düşenlerden soyadı “Yıldırım” olanlar var. Bir kişi de çıkan fırtınadan hayatını kaybetti, Bu vatandaşın soyadı da “Bora”.
Yoksa, toplumumuzda gerilime neden olan, doğadaki bu olaylar olmasın ? Veya bunun tam tersi de olabilir, insanların negatif enerjisi doğadaki olayları tetiklemesin !.. Aman dikkat !.. Şu günlerde kimse ateşle oynamasın. Atmosferi negatif enerji yüklemeye hiç kimsenin hakkı yok. Hele de ülkede yangın çıkmasını önlemek, ya da çıkacak yangını söndürmekle yükümlü olanların hiç hakları yok !..
Çok güzel bir atasözümüz var: “Rüzgar eken fırıtına biçer” diye. Dileğimiz; ne kimsenin rüzgar ekmesi, ne de fırtına biçmesi. Herkes aklını başına alsın yeter, bu ülkenin ne yeni fırtınalara, ne de yeni yangınlara tahammülü kalmadı.
Bilmem anlatabildim mi ?
01. 07. 2009
www.fikirplatformu.net
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.