5
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1137
Okunma
Bu günlerde, eskiyen argümanları (başörtüsü zulmü) ikame edecek, yeni tartışmalar yaratacak ve çığırtkanlıkta yeni çığırlar açacak sinsi bir plan (!) sahneye konulmak üzere.
Bütün dindarlarımızı bu konuda uyanık olmaya davet ediyorum. Bu çağrıyı yaparken sesimin cılız kalacağını bilmekteyim. Ama bir Türk vatandaşı olarak halkımı uyarmayı kendime borç saymaktayım.
Kısa bir süre önce Türk kamuoyu yeni bir fitne ile yüz yüze geldi. Gerek etkileri bakımından gerekse uzun soluklu inanç sömürüsü malzemesi olarak kullanılabilecek nitelikte olması bakımından, belli ki üzerinde iyiden iyiye çalışılmış sinsi bir plan...
Hazırlanmış senaryonun galasını duyurmak üzere, haber yaparak kamuoyuna servis eden medya grubu da titizlikle seçilmiş olmalı ki, bir anda ülke gündemine oturuverdi.
İstanbul Bağcılar Lisesi’nde bazı öğrencilerin okulun alt katında yer alan bir odada namaz kıldıklarına ilişkin haberlerin basında yer alması, yıllarca ihtiyaç duyulmayan bir uygulamayı yoğun talep var gerekçesiyle gündeme taşıma senaryosunun ilk perdesinin sahnelendiğinin de habercisiydi.
Amaç belliydi. Bu; Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin oluşturduğu eğitim sistemini yıkmak için uygulamaya sokulmak istenen dinamitleme eyleminden başka bir şey değildi.Tıpkı başörtüsü tartışmalarında olduğu gibi yakın zamanda ‘’namaz engellenemez’’ şeklinde çığırtkanlıklarla tanışırsak şaşırmayalım.
Başörtüsünde de öyle olmamış mıydı? Malum bir siyasetçi tarafından insanların inançlarını siyasi ranta tahvil eden başörtüsü söylemi o denli suistimal edilmişti ki, ilgili eğitim kurumları bu konuda sert tedbirler almak zorunda bırakılmıştı. Bu sefer de alınan sert tedbirlerin antidemokratik olduğu yönünde avaz avaz bağırılmaktaydı. Düz mantıkla bakıldığında haklılık payı da vardı elbette. Ancak; bu, masum demokratik taleplerin çok ötesindeydi.
Nitekim, gerek ülkeye gerekse İslami samimiyete ciddi zararlar vererek önemini yitirdi.Bu arada bir çok kız çocuğunun geleceğe yönelik hayalleri ve umutları da yok edilmiş oluyordu.
Kimin umurunda!?..
Heba edilmiş istikballer pahasına, karşılığı seçimlerde rey olarak kendilerine dönmekteydi nasıl olsa.
Üniversite kapılarında görmeye alıştığımız başörtüsü eylemleri, şimdilerde ilköğretim seviyesine indirgenmeye çalışılmakta. Böylece cephe bir anda genişlemiş olacak ama fatura yine samimi dindarlarımıza ve demokrasimize kesilecek. Bu trajikomik oyunun senaristleri ise hedeflerine bir adım daha yaklaşmış olmanın keyfini derinden duyumsayacaklar.
Daha şimdiden bazı siyasetçiler önlerine konulan bu senaryoyu benimsemiş ve ‘’Her Okula Bir Mescit’’ şeklinde propagandaya başlamışlardır.
Senaryo hazır, yönetmenler yerlerini almış...
Birkaç oyuncu ve bolca figüran ile sahnelenmek üzere basın aracılığıyla biletleri de ücretsiz dağıtılmış.
Eh hayırlı olsun, ne diyelim(!)?..
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.