3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1031
Okunma
Nedir senin hayat dediğin şu günlük zaman dilimi. Üç gün gerçekten. İlk gün çocuksun, anlamazsın hiçbir şeyden. Dağın sabısı derler senin. Hiç aktifliğin yoktur. Daima başkalarının kontrolündesindir. İkinci gün, işte burası tamamen sana aittir. Üçüncü gün ise, yaptıklarını çekme ya da sefa sürme vaktidir. İradeden düşmüşsündür artık. Hayatını tamamen yönlendiremezsin. En önemlisi, ölüm korkusu sarmıştır. İkinci gün, senin olan ikinci gün. Ne yapacaksın? Akşama kadar tek bir şey yapacak halin yok ya. Zaman kısa, hızlı olmalısın. Ve de tek vites devam etmemelisin yola. Çünkü bu hayatın inişleri, yokuşları var, virajları var. Dümdüz değil yani. Demek istediğim pasif hayatların peşinde boğma kendini. Yaşa, aktif ol. Kendini sadece birkaç müzikle, kitaplarla yada muhabbetlerle yoğurma. Her şeyi yaşayamazsın, ama dene. Ne zorluğu olursa olsun. İnek gibi karnını sadece batmadan doyuruncaya kadar, arı gibi gezebildiğin kadar çiçek gez. Aktif yaşa biraz. Olmaz deme bir başla sen gittiği yere kadar. Şu ikinci günün bir şeyden ibaret olmasın. Gerekeni gerektiği yerde yaşamaya çalış. Aktif olmaya çalış. Kim nasıl algılarsa algılasın, pasif olma. Yanlışlardan korkma. Üç günlük ömrünün sadece ikinci günü, sadece bir günü sana ait. Renkli yaşa, aktif ol…
Muhammet Karakök