3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
672
Okunma

Şu Mardin katliamı!
Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Tam 44 kişi acımasızca, hunharca, vahşice katledildi.
3-5 kişi tarafından katliam yapıldı. Olayın ne için meydana geldiği anlaşılamadı. Çünkü, kan davası, töre olayı ya da menfaat bölüşümündeki uyuşmazlık gibi sebepler olayı açıklamıyor. Böyle açıklamalar olsa bile, zaten bu katliamı haklı görmemize asla sebep teşkil edemez.
Yetkililer, psikologlar, sosyologlar, güvenlik kuvvetlerinin mensupları hep bu konuyu tartışıyoruz. Acaba neden yapıldı, nasıl oldu?
Bence bundan sonra ne olacak konusu tartışılmalı. Dersler çıkarılmalı. Bu menfur olayın gelecek nesilleri de intikam hisleriyle etkisi altına almasını önleyecek tedbirler alınmalı. Bu tedbirler sadece katil zanlılarının köydeki yakınlarını muhafaza altına alarak, ya da köyden onları çıkararak alınmış olamaz.
Diyeceksiniz ki, başka ne yapabiliriz? Bu insanlara ömür boyu bir güvenlik görevlisi tahsis edip korunmalarını sağlamamız mümkün değil ki?
Elbette bu veya benzeri tedbirler alınmasını istemek akıl ve mantığa ters olduğu gibi tatbik kabiliyeti de olamaz.
İnsanın aklına iki tane tedbir geliyor:
Birincisi nesilleri eğitim yoluyla şuurlandırmak…
İnsanlara maddi ve manevi mesuliyet duygusunu aşılamak, Allah korkusunu öğretmek, kapısına ömür boyu bir jandarma koymayı düşünmek yerine doğumundan ölümüne kadar onu murakabe edecek bir jandarmayı kalbine yerleştirmek. Bu günkü eğitim zihniyetiyle bunu ne kadar yapabilirsiniz tartışılabilir.
İkincisi ise şudur:
Mardin olayları benzeri, ya da başka mekanlarda başka hunharlıklar neticesi, hiçbir hafifletici sebeple vicdanların galeyanını dindiremeyecek derecede yapılan bu tür vukuatlarda, gerek kamuoyunun, gerek maktul veya mağdur yakınlarının acılarını bir nebze olarak azaltacak sonuçların olması gerekir.
İnsanlar faillerin, yapılan yargılamaları sonunda hak ettikleri cezalara çarptırılmalarını beklemektedir.Vicdanlar ancak böyle sakinleşecektir.
Siz Avrupa Birliği’ne uyum sağlayacağız diye idam cezasını kaldırdınız. (Gerçi Avrupa Birliğine uyum sağlamak için değil de, terörist başının kurtarılması için bunu yaptığınızı iddia edenler de var.) Bu yargıladığınız insanlar şayet suçları sabir olursa, en çok müebbet hapse mahkum olacaklar. Daha sonra da bir seçim sonucu, ya da toplumu etkileyen bir olay sonucu çıkarılacak bir afla salıverilecekler.
Mağdur yakınları ve kamuoyu bununla tatmin olabilir mi? Kan ve intikam davalarını böyle çözebilir misiniz? Ma’şeri vicdanı böyle tatmin etmeniz mümkün mü?
Ben ceza hukukçusu değilim, hatta hukukçu da değilim. Lakin söyler misiniz, bu günkü geçerli müeyyidelerle bu işin gelecek nesilleri de mahvetmesini önlemeniz mümkün mü? Siz mantık yürütün. Hem canilere katillere, eşkıyaya, ya da mütecavize hak ettiği cezayı veremeyeceksiniz, hem de mağdur veya maktul yakınlarına hiç sormadan, onların olurunu almadan aflar çıkarıp bunları toplum içine geri salacaksınız.
Bırakın ön yargıları! Bırakın falanca veya filanca topluluğa uyum sağlamayı, kendi toplum yapınızı düşünün! Hem eğitim sisteminizi, hem de ceza ve infaz hukukunuzu düşünün!
Hiç olmazsa bu sefer şapkanızı önünüze koyup yeniden düşünün!..
www.ekremsama.com
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.