0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
4087
Okunma
Eski Fransız yazarlarından Fontonelle’in pek çok dostu varmış fakat hiç düşmanı yokmuş. Bu durumu merak eden biri, sebebini sormuş Fontonelle:
-Hayatım boyunca bir düstura riayet ederim. Her şey mümkündür ve herkesin hakkı vardır.
Çevremizdeki insanlara bu açıdan baktığımız ve öyle davrandığımız sürece, dostlarımız daima var olacaktır.
İnsanlara dost gerekir. Derdini açabileceği, fikir alabileceği, ne kadar bilirse bilsin, danışabileceği, tartışabileceği, mutluluğun yanında üzüntülerini, sırlarını paylaşabileceği biri ya da birileri her zaman gereklidir. Çünkü dostluk dediğimiz kavram, aslında hayatın vazgeçilmezlerindendir.
İnsan hayatında çok önemli yeri olan dost, hayat boyunca bulmakta zorlandığımız çok az şeylerden biridir. Dost dediğimiz kaç kişinin dostluğa ihaneti ile üzülmüşüzdür bir düşünsenize.
Çevremizdekileri gözden geçirelim. Gerçek anlamda kaç dostumuz vardır veya biz kaç kişiyle gerçek anlamda dostluk ilişkisi kurmuşuzdur, kaç kişinin dostu olmuşuzdur.
Dostluk, her şartta menfaat beklemeden devam ettirilen arkadaşlıktır. Her şartta affedici olan, dostum dediği insanin hep menfaatini düşünen, iyiliği için gayret sarf eden, daima fedakârlık gerektirir. Bıkmadan, usanmadan o niye yapmıyor hep ben yapıyorum demeden yapılan fedakârlıklar, gerçek dostluğu gösterir.
Biz bunu yapabiliyor muyuz? Yaptık mı? Bir yerde, “Yeter ya!” deyip bıraktık mı dostumuzu tek başına. İşte o zaman biz de dost olamamışız demektir şayet böyle davrandıysak.
Hep bana dost olsunlar demek bencilliğini sırtımızdan atmak, ben dost olayım davranışı içine girmek gerekir. Aksi halde bizi tanıyıncaya kadar dostumuz olur sonra bırakıp giderler. Biz kendi egoizmimize tutsak yaşamaya devam ederiz.
Dostluk, maddiyatla ya da cinsellikle buluştuğu anda, kendini hafızadan siler. Yerini menfaat ilişkisine terk eder. Oysa, iki dost arasında bu tür çatışmalar, beklemeler olmadan sürdürülürse dostluk baki kalır. İnsanlar dostlarıyla aralarındaki ilişkiyi, illa bu mecralara sürüklemek zorunda mıdır? Elbette hayır, ama nefis dediğimiz şey, bir zaman sonra, ‘acaba’ lar ile sinsice beynimize bazı düşünceler sokmaya çalışır. Buna engel olunmazsa, son daima dostluğun gidişiyle noktalanır.
Dost sahibi olmak, yanında bir psikolog, bir doktor, bankacı, sırdaş, arkadaş,bilgin bulundurmak demektir. Aynı zamanda bunlar olabilmek demektir. Dostun sırrını en yakınınıza bile söylememek, onunla olanları sadece onunla paylaşabilmek ne güzel şeydir.