2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
888
Okunma
Alperenler ağlamasın
29 Mart Mahalli Seçimler yapıldı. Kazananlarda var, kaybedenlerde. Elbette bunları ayrı ayrı değerlerdireceğiz. Ancak bu seçimde çok ciddi bir kaybımız oldu. O da BBP Başkanı sayın Muhsin Yazıcıoğlu’nun kaybıdır.
Yerel seçim öncesi tüm Türkiye onun için ağladı. Öyle ki Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü ülke insanını birleştirdi. Bu sevgi seli asla unutulmayacaktır.
Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit İlçesi’nden 4 yiğit arkadaşıyla birlikte Yerköy ilçemizde yapılacak olan mitinge hareket etmişti. Kısa bir süre sonra da helikopterinin düştüğü haber verildi. Daha sonra arama-kurtarma çalışmaları başlatıldı.
Ülkeyi yasa boğan haber geçikmedi: Helikopterden kurtulan olmamıştı. Bu acı haber biranda Türkiye gündemine oturdu. Seçim çalışmaları durdu, mitingler, yürüyüşler iptal edildi. Tam anlamıyla Milli bir yas ilan edilmişti.
Muhsin Yazıcıoğlu 2 yılda 4 kaza geçirdi. Kadermiydi, kazamıydı. Kasıtmıydı, bunlar tartışılacaktır. Ne yazık ki, son kazasında elimizden hiçbirşey gelmedi. Ona ulaşıp yardım etmek isteyen binlerce Alperen, Kahramanmaraş’ın Göksun İlçesi’ne koştu.
Ne gariptir ki, acı kaderi hiç kimse değiştiremedi. Hani ne derler, göz göre göre Alperen’in liderini kaybettik. Hepimizi kahreden olay şuydu: “Yardıma koşmak isteyip de hiçbirşey yapamamak!..”
Evet Türkiye yiğit bir evladını kaybetti. Türkiye Alpereneni kaybetti. Şimdi tüm yürekler onun için ağlıyor. Seçimi unuttuk, geçimi unuttuk, herşeyi unuttuk, gönüller şimdi onun için yanıyor!
Türkiye başın sağolsun demek yetmiyor, onun için ağlıyoruz demek de az geliyor. Yanan, kavrulan yürekleri söndürmeye Göksun’un buz kesen dağları da az geliyor.
Kimbilir belki o yiğit insanları , Alperenleri bırakmış olsaydık Göksun’un buz kesen dağları erir, sicim gibi ıylım ıylım akardı..
Alperenlerin feryadını, Alperenlerin çaresizliğini ve tepkisini çok iyi anlıyoruz. Onları sevindirmek için gereken herşey yapılmıştır, ona da inanıyoruz!..
Geçikme, ihmal, suistimal var mıdır, mutlaka bu da araştırılacaktır. Yiğit bir insanın ölümü üzerine pazarlık olmaz, bence bu hainliktir, ihtimal bile vermek istemiyoruz...
Yanlış yerde arandı, yardıma gidenler bölgeye sokulmadı, bilgi kirliliği vardı. Aramayı yetişkin kadro yapmadı, ELT cihazı bozuktu gibi yapılan değerlendirmeler zaman içerisinde açıklığa kavuşacaktır. İnşallah kimsenin ihmali yoktur, “Kaderin cilvesidir, Takdiri ilahidir bu!” diye yorumlamak istiyouz!
GÜLE GÜLE KOCA REİS,
MEKANIN CENNET OLSUN!
“Beton çok soğuk, inan ki şimdi daha çok üşüyoruz!.. Güle güle Koca Reis güle güle..” Ne garip ki, sen gülerken biz ağlıyoruz. Neylersin ki, talihsiz kader bu!..
“Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyoruz. Durun kapatmayın şu pencereleri, güneşi kapatmayın. Beton çok soğuk üşüyoruz be koca Reis! Eminim ki, bugün seni uğurlarken de üşüyecek o yiğit insanlar.
Alperenlerin ağlamasın isterdik, Alperenlerin öksüz kalmasın dedik. Sen bir Anadolu Çoçuğu, biz Anadolu çocuğunu seven gönül erleriydik. Umudumuzu kaybettik be Koca Reis umudumuzu!..
Ne garip ki senin ölüm haberin birleştirdi bizleri. Hepimiz kendimizi kaybetmiş, kıran kırana, körü körüne kör bir dönüşün içine girmiştik. Adına seçim denilen bu rezalet ortamında çamur üstüne çamur üretmiştik.
Öyle ki artık birbirimizin yüzüne bakacak halimiz kalmamıştı. Kimi kavgalık, kimi mahkemelik, kimi kanlı bıçaklı olmuştu. Sen bitirdin, sen durdurdun bu kavgayı be Koca Reis!..
Şimdi birileri yiğitliğini, insanlık sevgini, siyasi üslubunu, ahlakını, milli ve manevi konulardaki duyarlılığını anlata anlata bitiremiyorlar. Televiyon ekranlarında onları izledim. Kimine güldüm, kimine ağladım, kimini de alkışladım. Senin kıymetini geç anladık be Koca Reis!...
Ne garip ki, işte biz böyleyiz; bir insanın kıymetini ancak öldükten sonra anlarız. Yazık ki, ölüm fermanından sonra çıkan affın hiçbir değeri yoktur!..
Evet, bugün Alperenler, BBP camiası, sevenleri, ülküdaşları, dava arkadaşları ve bütün Türkiye onu saygıyla-hürmetle ıstırahatgahına uğurlayacaklar. Gönlümüz, yüreğimiz onunla birlikte.
Bugün Ankara’da bulunmasak da bir elimiz onun salacasından tutacak, elimizi uzatacağız, cenaze namazına birlikte duracağız ve o yiğit insanın tabutuna omuz vereceğiz!.. Çünkü bugün yüreğimiz Ankara’da olacak.
Evet dostlar, dava adamları, yiğit insanlar kolay yetişmiyor! Lider kolay yetişmiyor! Gönüllere girebilmek zor, binlerce-milyonlarca insanın kucakladığı, gönül verdiği insan olmak zor...
Muhsin Yazıcıoğlu kardeşimiz temiz, dürüst ve seviyeli bir siyasetçi profili çizmişti. Bu seviyeyi biz de alkışlıyoruz. Onu için “Kötü bir siyasetçiydi!” diyebilen var mı? Hayır asla o dürüst bir siyasetçiydi. Allah gani gani rahmet eylesin!
Güle güle be Reis!.. Gidişin bizleri ağlattı! Ayrılık böyle olmamalıydı. Kuş konmaz, kervan geçmez karlı dağlarda işin neydi be Koca Reis!..
Biz seni Ankara’da görmek istiyorduk. Biz seni Türk Dünyası’nın başında, Türk Dünyasının Lideri olarak görmek istiyorduk. Bizi ağlattın be Koca Reis!.
Güle güle mekanın cennet olsun! Peygamberlere komşu olursun inşallah...
Ahmet sargın---- Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliği Başkanı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.