4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
751
Okunma
Yüzümün yarısına eklendi hüznün. Diğer yarısında seni görür dururum aynalarda. Bana sorarsan acının da bir asaleti var, sen yılsan da, yıkılsan da, o hala dimdik ayakta...
Mumları üflemiyorum artık, öğrendim, her mum üflenişinde bir gemici kaybolurmuş denizlerde. Kulaklarımı deniz minarelerine dayadığımda onların nefesleri üfleniyor kulak zarıma çok yakın bir yere. Ve güneş hep aynı yerden doğuyor sen ömrün hangi kıdemli acısını felsefe edinirsen edin kendine...Yüzünü yaşlarla yıkasan da umurunda değilsin yanından geçip giden yabancıların serin sularla yıkasan da... Ah edip vah edip ömrünü tüketmeye sanki ant içmişsin... Kadehlerine neyi doldurursan doldur kendini zehirleyeceksin, sigarandan kaç nefes alırsan o kadar hızlı öleceksin... Uzanan ellerimi yaşlandırdın, sana açtığım kapılarımın kirişlerine astın sevinçlerimi, el ver deme artık ellere haram ettin kendini...
Kaçıncı yüzyıldayız söylesene bana? Kaçıncı miladın zamanı geçiştiren zevallerindeyiz? İçinde koparttığın her fırtına ilk seni içine alıp dönecek, sonra bu düzen sevdiklerini de yiyecek... Düzene söylenecek lafın, edilecek küfrün bol, peki sen bozuyorsan tüm düzenleri, seni kim affedecek?
Kasvetin çemberinde uyuyorsun her gece ve balkonuna manzara ediyorsun dar ağaçlarını. Gözlerinden süzülen kanı silecek mendil bile kalmamış evinde, nereye sürüklüyorsun insanları aldatacak sandığın yalanlarını? El ver deme artık, haram ettin bana kendini...
Kendini kapattığın bir zavallılık içerisinde tükensin günlerin aferin, ama bil ki, tükettiğin senin kölesi olanların hesabını veremeyeceksin...
Elif SEZGİN