8
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1570
Okunma

Çaresiz aciz bir ülke Türkiye. Yazıklar olsun. Bin kere milyon kere yazıklar olsun.
Kimin eli kimin cebinde belli olmayan bir ülke olduğunu bilirdim bilmesine doğup büyüdüğüm ülkemin, ama bu kadar 40 küsur saat geçmesine rağmen düşen bir helikopteri ve içinde yaşayıp yaşamadığı belli olmayan altı canı kurtaramamak rezaletini sergileyeceğini hiç düşünmemiştim.
İster adına eğitimsizlik diyelim ister vurdumduymazlık.
Düşen helikopter de Türkiye’nin her ilinde teşkilatlanmış bir parti lideri en önemli bir siyasetçi olursa olayın vehameti dahada ön plana çıkıyor.
Yüzbinlerce Anadolu insanını kahreden bu arama rezaletinin tek müssebibi elbette iktidar AKP’dir.
Diyarlarından uzak yaşadığım, doğup büyüdüğüm güzel ülkemi kimler yönetiyor (?)
Şahsen zoruma gidiyor. Adına çağdaş modern dediğimiz ileri gelişmiş ülkeler de böyle bir durum olsa, hiç şüpheniz olmasın Sivaslı gazeteci ile yapılan telefon görüşmesinin hemen akabinde yer tespiti yapılır ve en az bir saat içinde olay yerine ulaşılırdı. Gazeteci ile yapılan telefon görüşmesinde ayağı kırılmış bir gazetecinin inlemelerine şahit olduk.
İçimiz burkuldu. Kahrettik!
"Donuyorum hanımefendi" diyen telefondaki çaresiz sese saçmasapan sorular soran eğitimsiz görevli kadınıda gördük.
Hiç şüphesiz devletin bütün imkanları seferber oldu. Olmuştur.
Kabul ediyoruz.
İçinde eğitimin olmadığı, netice alınamadığı bir çaba ve uğraşı neye yarar?
"Helikopterin sinyal mekanizmasının çalışmaması ve sis nedeniyle" diye başlayan alışılmış mazeretlere sığınan beceriksiz yetkili ve idarecileri nefretle kınıyorum.
Demek ki bir savaşa girsek...
Sadece U-T-A-N-I-Y-O-R-U-M.
Hayatını Türk Milliyetçiliğine adamış defalarca suikast ve işkencelere maruz kalmış bir siyasetçi Muhsin Yazıcıoğlu.
Allahtan ümidi kesmemek adına yaşaması dileği ile bunları yazarken hava şartlarının ne derece ağır olduğunu aklımdan bir türlü çıkaramıyorum.
Elbette insanlar doğar büyür ve ölürler.
Ilah-i kudretin belirlediği kadere boyun eğen insanlarız.
Ya eğitimsiz, vurdumduymaz, sorumsuz idarecilere eğdiğimiz boyunlar?
............
7.5 yıl Mamak cezaevi hayatından sonra özgürlüğüne kavuşan "Yazıcıoğlu" bildiği ilkelerinden ve inancından dönmeyen yiğit ve dürüst bir siyaset adamıydı.
Türk Milliyetçiliğine gönül vermiş bir Alp-erendi.
Sevenleri ve partili arkadaşları umutlarını hiç yitirmeden gelecek mutlu haberi teşkilat binalarında beklerken; geçen her dakika ve saatler Türkiye’nin aslında ne kadar çaresiz bir duruma düştüğünü gözler önüne seriyor.Bir nokta da yüreğimizi yakan başka bir hususta var.
Lakayıt ve vurdumduymaz bir bürokrasi anlayışı, ciddiyetsizlik, sorumsuzluk, eğitimsizlik, içimizi burkuyor ve bizi kahrediyor.
Yazık! çok yazık.
Yaşam ihtimali yüksek olan bir kazada eğitimsiz insanların aciziyeti yüzünden hayatlarını kaybetmiş olacak kazazedeler. Bu olay hiç şüphesiz kara bir leke ve utanc yaftası olarak bu güzelim ülkenin boynuna asılacak yine.
Hayatını Türk Milliyetçiliğine adamış bir Türk evladı olarak, bu sahnelerden tiksiniyor ve iğreniyorum.
Utanıyorum!
Kalbimi sıkıştıran bu beceriksizlikten ve sorumlulardan hesap sorulacağı günlerinde yakın olmasını Allahtan niyaz ediyorum.
Partili partisiz milyonlarca Anadolu insanı dua ederek mutlu bir haber beklerken, iktidarı elinde bulunduran işbirlikci mandacı satılmış iktidardan da birgün hesap sorulmasını Allahtan diliyorum.
İnşallah Muhsin Reis sağsalim sevenlerine kavuşur. Bütün dilek ve temennilerimiz bu yönde.
AKP’ye rağmen.
.................
K.Kurultay
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.