7
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1531
Okunma

Bu sabah kelimeler ile oynadım biraz hem eğlendim, hem düşündüm, hem de içim buruklaştı.
Çiçek, böcek, kelebek diye içimden geçirirken baharı yaşadım hayâllerimde. Sevgilileri düşündüm el le sahilde, kırlarda yürürken...
O sırada radyomda "Ünzile kaç koyun ediyor " şarkısı çalmaya başladı, bu aralar bende koyunlarla fazla haşır neşir oldum diye düşünürken burukça gülümsedim...Bu şarkı beni hep ağlatır nedense...Arkama yaslandım ve Ünzile sahi kaç koyun edebilir diye düşündüm...
Hani kulağımıza ahenkli kelimeler, uyak adına kafiyeler gelir bazen ve terkrarlar dururuz dilimize pelezenk olur...İşte o anda tam o anda aklıma peze...k geldi pelezenk’ e benziyordu söylemi ama anlamca çok farklıydı...
Şarkı devam ediyordu aklımda Ünzile vardı ama kafam çok karışmış, çok ta duygulanmıştım...Bir baba kızını nasıl satabilir bir kaç davara, koyuna..? Üstelik sadece imâm nikâhınla üç beş altınla...İmam’ı oldu olası hiç sevmedim belki de o yüzden ...Ezân okuması dışında(hele ki sabah ezânını dinlemeyi çok severim)...Ama imâm bayıldı yemeğini gerçekten çok severim...İşte kelimeler insanları nerelere götürüyor değil mi..?
İmâm nikahında da alkış var, gerdek gecesi var, günümüzde birlikte yaşamaya alkış yok dedim kendimce o zaman ayıp var hemde koyun bile vermiyorlar ne garip..?
Ya para karşılığı eşlerini satanlar..? Ya da çoluk çocuğunu mağdur durumda bırakanlar evlerine bakmayan erkekler kulağa hiç hoş gelmese de pelesenk le peze..k ne kadar uzak ama çağrışım yaptıran kelimeler demekten kendimi alamadım...
İşte bu sabahı böylesi karmaşık duygularla yaşadım ve Ünzile’yi dinlemek beni yine farklı boyutlara sürükledi...Allah rahmet eylesin Aysel Gürel dedim içimden sesizce...
ayşe yayman
Yağmuru kim döküyor
Ünzile kaç koyun ediyor
Dayaktan uslanalı
Hiçbir şey sormuyor