13
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2324
Okunma

"Sakin göllerin buğusuyduk
Salınarak suyun yanağında
Yarılan ekmeğin buğusuyduk
Gözlerim yaşarıyor
Yüreğim yanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle"
Kim isterdi ki sonunun öyle olmasını, kim isterdi ki gidişinle
gözlerimiz yaşarsın, kim isterdi ki susturulsun şarkıların. Ama susturuldu şarkıların. Senin şarkılarını bize çok gördüler. Tam on sene önce bugün 10 şubat 1999’da o dağ gibi duruşunu iki üç tane çatalla yıkacaklarını sandılar. Yıkmadılar, tam tersi oldu. İşte o gün senin için dönüm noktası oldu, sen kuzey yıldızı olmuştun artık gözümüzde. Bize yönümüzü gösteriyordun. Cesaret yönüydün sen artık.
"Nazlı ırmak boylarından ılık rüzgarlarla geldim
Çiçek istediler verdim, şarkı dediler söyledim
Ömrümün yarısı kavgayla geçti
Ben böyle yalnızlık görmedim"
Acaba başına gelecekleri bilipte mi bu şarkıyı besteledin?Haklısın sen ılık rüzgarlarla, dilinde o muhteşem şarkılarınla geldin, oysa biz seni her zaman o "kavga"nda yalnız bıraktık. Biliyorum ne kadar yalnız kalsan da bize darılmazsın sen, ki senin şarkılarını sevgililerin ortak şarkısı yaptığımız için de gülümsersin.
"Cevap veriyorum:
Eli böğründe analardan
Mahpuslardan ve acılardan
Çokça bahsediyorum, çünkü;
Başını kuma saklayanlardan
Tiksindim, başkaldırıyorum"
İnsanların o garip huyu işte, sanki mahpuslardan, acılardan bahsetmeseler, o acı yada o durum ortadan kalkacak. Herkes durumun önemini biliyordu o zaman. Birilerinin kalkıp bir şeyler demesi lazımdı. Ama cesaret yoktu, başkaldırı yoktu. İyi ettin "iki gözüm" iyi ki başkaldırdın. Varsın başını kuma saklayanlar sana çatal, kaşık fırlatsınlar.
"Sen yangınlar içinde ben mazlumun türküsünde
Aydınlığı aradık karanlıklar içinde
Sen dünün hasretinde ben yarınların derdinde"
İşte senin farkında burda. Karanlıklar içinde olman, yarınların derdinde olman. O olay olduğunda ben bir 12 yaşında bir çocuktum. İyi ki bizim yarınlarımızın derdine düştün. eğer o derdin peşinde olmasaydın ben bugün bu yazıyı yazamazdım. Bu yazı aynı zamanda bir vefa borcumdur sana. Bana cesareti, dik duruşu gösterdiğin için minnettarım sana. Aslında 10 şubat bu ülkenin turnusol kağıdıdır.
Ama ne olursa olsun, gidişin hiç hoş değildi. Özellikle başka bir ülkede ve sürgünde. Ne diyeyim "iki gözüm" gitmekle hiç iyi etmedin. Bizi şarkılarından mahrum bırakman hiç hoş olmadı "iki gözüm"
10 şubatta aldığın"yılın en iyi sanatçısı" ödülü için şu cümle herşeyin sonu, aynı zamanda başlangıcı oldu. "“Ben bu ödül için İnsan Hakları Derneği’ne, Cumartesi Anneleri’ne, tüm basın emekçileri ve tüm Türkiye halkına teşekkür ediyorum. Bir de bir açıklamam var: Şu anda hazırladığım ve önümüzdeki günlerde yayımlayacağım albümde bir KÜRTÇE şarkı söyleyeceğim ve bu şarkıya bir klip çekeceğim. Aramızda bu klibi yayımlayacak yürekli televizyoncular olduğunu biliyorum, yayımlamazlarsa Türkiye halkıyla nasıl hesaplaşacaklarını bilmiyorum.”
Bu cümle yüzünden sürgünde ailenden, o çok sevdiğin vatanından ayrı gözlerin yumman sence de yeteri kadar komik değil mi"iki gözüm".