Teni, biçimi ya da davranışı güzelleştirecek en güzel şey çevremize dert değil neşe dağıtma isteğidir. (ralph waldo emerson)
Rabia BARIŞ
Rabia BARIŞ

ARABAŞI

Yorum

ARABAŞI

4

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1138

Okunma

ARABAŞI


ARABAŞI

Arabaşı, Emirdağ kültüründe çok önemli bir yemek çeşididir. Eskiden insanlar hep arayış içinde olmuşlar ve çok şeyler de bulmuşlar. Radyo, televizyon gibi eğlence araçlarının olmadığı zamanlarda, uzun kış gecelerini şenlendirmek, hısım akrabayı bir araya toparlamak için değişik bir eğlence çeşidi idi arabaşı. Erkekler köy odalarına toplanıp bin bir gece masalları, yiğit Köroğlu destanları, Arabüzengi, Şah İsmail, Dedem Korkut’ları anlatıp eğlenirken, bir taraftan da kendilerine ziyafet yemekleri aramaktan geri durmamışlar. Ben burada ziyafet yemekleri arasında sadece arabaşını anlatacağım.
Arabaşı bazı yörelerde bilinmekle beraber esas olarak Emirdağ yöresine aittir. Arabaşının en güzel görünümlüsü ve en leziz hali Emirdağ sofrasındaki halidir. Tarihi nereye dayanır, nasıl bulunmuştur bilinmez, bildiğimiz tek şey gecenin bir vakti eşi dost, hısım akrabanın arabaşı yemek için bir araya toplanmalarıdır. Arabaşı Emirdağ’da, uzun yıllardan bu yana kültürümüze yerleşmiş hoş bir gelenektir. Yöre halkı bu yemeği illaki karlı günlerde yemeyi yeğlemişler.
Dışarıda kar yağarken içeride arabaşı pişirilir. Soğuk havada kar yağarken arabaşının hamur’u iyi donar, çorbası da çok sıcak içildiği için insanların içini ısıtır. Gece olduğunda kar altında arabaşı yemeye gelen misafirleri karşılamak çok zevklidir. Her gelen misafir karlı ayaklarını yerlere vura vura basamakları çıkıp odalara süzülürler. Güzel bir görüşme kaynaşma olur, bu beraberliğin adı gezektir.
Arabaşı günlerinde erkeklerin keyfine diyecek yoktur, onlar hazıra konarlar. Böyle bir günde bütün iş hanımlara düşer. Zira arabaşı cıngıllı kazanlarda pişer ve meydan tepsilerine dökülür. Akabinde çorbası da aynı kazanlarda pişirilir. Arabaşının malzemesi su, un ve tuzdan ibrettir. Ölçüsü ise bire dörttür yani bir ölçü una dört ölçü su katılır az veya çok yapmak isteğe bağlı. Çorbası tavuktan yapılır çok leziz bir çorbadır. Pişmiş tavuk minik minik parçalara ayrılıp kaynamakta olan suya atılır. Öte yandan kızgın yağda un kavrulur, bol salçayla karıştırılıp ılık suyla boza kıvamına getirilip kaynamakta olan tavuğa karıştırılır buna muyane yada terbiye denir. İçine bolca kurutulmuş acı biber atılır böylece çorbası da pişmiş olur. Arabaşı öğün vakti yenmez genellikle yemekten birkaç saat sonra yenir. Emirdağ yöresinde bu yemeği, büyük, küçük herkes çok sever. Arabaşının yenme vakti geldiğinde misafirlerin önüne sofralar kurulur, hamur tepsileri getirilir. Eli yakışanlar hamurları baklava şeklinde keserler, tepsilerin ortaları biraz açılır, açılan yerlere çorba tasları yerleştirilir. Çorba çok sıcak olmalıdır, bu yüzden çorba kazanı daima ateşin üzerindedir. Kaynar çorbanın içine bolca limon suyu katılır bol acılı, bol ekşili ve çok kaynar olarak hamurla çorba birlikte tüketilir. Buna arabaşı yutma denir.
Arabaşı sofrası çok neşelidir. Gülüş cümbüş kaşıklar birbirini kovalar. Arabaşı içmenin kendisine has kaidesi vardır. Kaşığından çorbanın içine hamur kaçıranlara çeşitli cezalar uygulanır. En iyi ceza bir sonraki arabaşı yeme ziyafetinin, çorbaya hamur kaçıran kişinin evinde yenmesidir. Diğer cezalar biraz eziyetlidir; kimilerini ellerinden ayaklarından tutup karların üzerine atıp kartopu gibi yuvarlarlar, kimilerini beşik gibi sallayıp karların üzerine atarlar. Kimilerine masal anlattırırlar, kimilerini kadın kıyafeti giydirip oynatırlar, kimilerini eşek yapıp üzerinden atlarlar velhasıl arabaşı eğlence aracı gibi bir şeydir. Ay ışığında karların üstünde oyun, cümbüş kırıla gider.
Köy insanları, uzun kış gecelerinde böyle güzel şeylerle vakit geçirirlerdi. İşin aslı arabaşının gölgesinde insanlar sık sık bir araya gelerek buluşup kaynaşırlardı. Bu güzel kültürümüz günümüzde de hala devam etmektedir.

Rabia BARIŞ

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Arabaşı Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Arabaşı yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ARABAŞI yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ramazan GÜNGÖR
Ramazan GÜNGÖR, @ramazangungor
2.2.2009 16:11:26
ARABAŞININ KIŞIN ÇOK YAPILDIĞINI VE ÇOK GÜZEL TADI OLDUĞUNU BİLİRİM
BİZİM BİR HOCAMIZ VARDI ARABAŞI YENMESİ HAKKINDA DERDİKİ SUFRAYA BAĞDAŞ KURUP OYURACAKSIN KAŞIĞI SALLAYACAKSIN ARABAŞIYA NEZAMAN KARNIN DOLUPTA SİNİYE EĞİLEMEYECEK VAZİYETE GELDİN OZAMAN BIRAKACAKSIN YEMEYİ DERDİ
YAZINIZLA HOCAMIDA HATIRLATMIŞ OLDUNUZ
TEŞEKKÜR EDER SAYGILAR SUNARIM
kardelen26
kardelen26, @kardelen26
2.2.2009 13:49:38
10 puan verdi
Kutlarım ablacığım. Arabaşı yazısını görünce iki kaşık da ben yutayım diyerek sayfaya koşarak geldim. bitmeden yetişeyim diye. Yöremizi ve bilen bir kişi olarak kültürümüzü ne güzel anlattınız. Sağol varol. Bir haftadır yemiyorum, Hane halkını razı edebilirsem yaptırmaya çalışacağım. Söylediğiniz gibi yapımı biraz külfetli. Yutarken çiğnemeden yutmaya dikkat etmeli yazıyı okuyanlar yoksa yutamazlar. Saygılarımla ablacığım.
kardelen26
kardelen26, @kardelen26
2.2.2009 13:49:37
10 puan verdi
Kutlarım ablacığım. Arabaşı yazısını görünce iki kaşık da ben yutayım diyerek sayfaya koşarak geldim. bitmeden yetişeyim diye. Yöremizi ve bilen bir kişi olarak kültürümüzü ne güzel anlattınız. Sağol varol. Bir haftadır yemiyorum, Hane halkını razı edebilirsem yaptırmaya çalışacağım. Söylediğiniz gibi yapımı biraz külfetli. Yutarken çiğnemeden yutmaya dikkat etmeli yazıyı okuyanlar yoksa yutamazlar. Saygılarımla ablacığım.
suzan can
suzan can, @suzancan
2.2.2009 13:35:15
10 puan verdi
tam öğle arasında çok güzel geldi yazınız..
eşim mersinli ve bende ilk kez orada yemiştim
çocukluğunda sırayla yapılırmış geceleri
bol acılı ve tavuklu..

tabrik ederim anlatımınız çok güzeldi..
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL