21
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1373
Okunma
“Fiziksel, duyusal, cinsel ve ekonomik istismara uğrayan “erkekler,” psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümlenmesi için yatılı bir sosyal hizmet kuruluşuna başvuruda bulunabilirler.
İçişleri Bakanlığı, Her Türlü Şiddete Maruz Kalan “erkekler” İçin Harekete Geçti.
Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Koordinatörlüğünde erkeklere Yönelik Koruma Hizmetleri’nin Geliştirilmesi Projesi Hazırlayan Bakanlık,81 ile “erkek” Sığınma Evi açacak.”
Bu haberi şaşkınlıkla okudunuz değil mi? Zaten böyle bir haberde yok.
Şimdi de yazıdaki “erkek” kelimesini “kadın” olarak değiştirip yeniden okuyun.
Tamam, rahat olun… Erkekliğin raconu daha ölmedi…
Aslında gerçek olan bir şey var ki:
“Erkeklerin korunması, sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarının karşılanması” yasası ile acilen erkek sığınma evlerine ihtiyaç var.
Erkeklere yardım, “psikolojik tahribatı en aza indirme” projesi hazırlanmalı.”
Nedenlerini, gelinen noktadaki erkeğin durumunu özetlersem, haklı bulunabileceğimi, hatta birkaç kişi tarafından da olsa onaylanacağımı sanıyorum.
Önce kadın sığınma evi ne amaçla kurulmuştur ona bakalım.
Kadın sığınma evlerinin kurulma amacı:
Şiddete uğrayan kadınlara psikolojik destek vermek, güvenli ortam sağlamak.
Peki, şiddet nedir?
Şiddet: güç ve baskı uygulayarak insanların bedensel veya ruhsal açıdan zarar görmesine neden olan bireysel veya toplu hareketlerin tümü.
Bu tanıma göre:
Şimdide benim dile getirmeye çalıştığım, erkeklerin maruz kaldıkları şiddete bakalım.
Ekonomik krizle birlikte, “İşadamlarından gelen psikolojik ve psikiyatrik şikâyetlerde yüzde 50 artış olduğuna dikkat çeken uzmanlar, çalışanlarda işini kaybetme ve işsiz kalma korkusu artarken; işverenlerde ve yöneticilerde ise iflas etme korkusu, panik, endişe ve kaygı bozukluğu gibi rahatsızlıkların büyük artış gösterdiğini açıkladı.” Rota haber.
Son günlerde Küresel Ekonomik krizin ilk çarptığı kim?
Erkekler.
Çalışan erkek işini veya işyerini kaybederse ne olur?
Zamanında “kadının kazancına” geçim sorumluluğu yüklemediği için "erkek", evdeki ekonomik sıkıntının tek sorumlusu olur
Erkekler;
“ Evin reisi, evin geçimini sağlayan biziz, kadının asli görevi ise eşini memnun etmek, çocuklarına bakmak, evle meşgul olmak” diyen siz değil miydiniz?
Bu söylemlerinizden sonra, kadınların:“Yine mi iş bulamadın? Sen ne biçim erkeksin? Milletin kocaları eşlerine her şey alıyor,”şeklindeki, baskı ve şiddetine maruz kalmanızdan daha doğal ne olabilir.
Şaka bir tarafa(Zaten toplumumuzda “ erkek adam evini geçindirir” lafı bile, başlı başına erkeğe baskı ve şiddet değil midir?)
Bu arada, kadının AB Destekli sosyal Projelerle eğitilip sosyalleşmesi, eğitilmesi evdeki krizlere engel olamıyor (!)
Toplumuzdaki kadın üretici konumuna getirilse, çalışsa bile, hal-i hazırda “ev geçiminde” ikincil durumda.
Bu görevin birinci sorumlusu erkek görüldüğü müddetçe de, maalesef erkeğe yönelik şiddet baskı devam edecektir.
İşten çıkarılmış, iş yerini kapatmak zorunda kalmış, artık kazanamadığı için evin isteklerini yeterince karşılamayan erkek, şu anda Toplum ve kadın tarafından hırpalanmakta, şiddete maruz kalmakta.
Bir erkek arkadaşıma, “erkek sığınma evleri” fikrimi açınca oda bana,“valla yıllardır dile getirdiğim konu bu… Asıl şiddet erkeklere, yoksa erkekler neden bu kadar kadınlığı tercih eder olsunlar, baktılar ki erkeğe baskı şiddet… Birer ikişer öbür tarafa geçmeye başladılar. Yoksa Fatih Ürek hem erkeklerin hem kadınların neden idolü olsun.”dedi.
Yöneticilerimize duyurulur. Şimdi acilen, erkek sığınma evlerine ihtiyaç var.
Erkeği bu baskı ve şiddetten korumak kurtarmak için acilen 81 ilde 81 tane sığınma evi açılmalı.
Başbakanımızın yerinde olsam “bizleri teğet geçti, geçecek” dediği krizin, evleri nasıl delip geçtiği konusunda bir araştırma yaptırır,
Bu kriz döneminde, bazı erkekleri sığınma evinde misafir eder, bazılarını da devletin psikolojik desteği ile koruma altına alırdım.