29
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
2053
Okunma

Edebiyat Defteri, herkes için mutlaka bir anlam taşımaktadır; öyle olmasa sanırım hiçbirimiz burada olmayız. Değerli insanlar da bize bu hizmeti vermezler. Öncelikle bu emeği verenlere teşekkürü bir borç biliyorum ve saygıyla selamlıyorum.
Herkes için bir anlam taşıyan Edebiyat Defteri, benim için ne anlam taşımaktadır? Gençliğimden buyana, okumanın ve yazmanın dışında olmadım hiç; illa kitap, illa yazı, illa edebiyat, illa da şiir...Kendi çabamla geçmişte bir kitap denememde olmuştu; "Ateşle Gülüm Sulanır" adıyla yayımlatmıştım. Elimde şu an tek nüshası bulunmaktadır. Bu sitede de yayımladığım ödüle layık görülen çalışmalarım oldu. Rahatsızlığım nedeniyle uzun bir süre okumaya değil, yazmaya ara verdim. Bir kırgınlığım da oldu hayata ve yazıya karşı, farklı bir duygu. Sanırım zaman zaman hepimizin kapısını çalan bir şey; bana has olduğunu sanmıyorum. Önceleri dergiler ve gazeteleri kullanırdık, bir şiirimiz yayımlandığında da çok sevinç duyardık ama, kimler okurdu, kim ne düşünürdü çok fazla bilemezdik. O yıllar bu durum bizi mutlu etmeye yeterdi de...
Sağlığıma kısmen kavuşup, genç yaşta emekli de olunca kendimi gerçekleştirmek için verdiğim çabayı sürdürmek istiyordum. Yeniden basın-yayın dünyasını ciddi ciddi taradım. Ne yapabilirdim?. Yıllardır evimde bir bilgisayar vardı, hepsi okuyan, çocuklarım için almıştım. Doğrusu okumaya çok zaman ayırdığımdan, çokta ilgi duymak istemiyordum. Bir akşam çocuğumu çağırdım ve yanına oturdum; açtırdım. Önce edebiyat sitelerini tarattım. Edebiyat Defteri kulağıma çok sıcak geldi. Gir bakalım, dedim ve Edebiyat Defteri maceram 2007 yılında böylece başlamış oldu. İsim vermeyi çok doğru bulmuyorum ama, çok değerli insanlar tanıdım. Bugün bizim okuduğumuz ve yarın çocuklarımızın okuyacağı çok başarılı şairler ve yazarlar olduğunu gördüm. Zaman içinde çok sevdim ve bana bir motivasyon sağladığını farkettim. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim; belki hepimiz yaşıyoruz... Edebiyat Defteri olmasaydı bu kadar şiir yazmamış olacaktım; belki diğer yazılarımı da... Demek benim için oldukça önemli bir anlam taşıyor. Eğer eserlerime bir tek ilave sağlamışsa buna da minnet borçlu olduğumu söyleyebilirim. Bunu neden söylüyorum; buna eşdeğer sitelere de yazdım, yazıyorum. Onlardan bu hazzı alamadım.
Madem seviyorum, buradayım; çok hoşlandığım ve hoşlanmadığım şeylerin de olması doğaldır. Peşinen söylemeliyim ki, sevdiklerim-hoşlandıklarım çok fazla...İlk şanssızlık şu belki; sitemizin üye sayısını bilmiyorum ama, üye çoğunluğumuz bütün arkadaşlara ulaşmamızı engelliyor, zamanımız yok. Yazı ve özellikle çok fazla şiir tüketiyoruz, sindirmeye zamanımız olmuyor. Belki de güzel bir şey bilemiyorum; ben muzdaribim. En kötüsü öezellikle genç arakadaşlarımızın eleştiriye açık olmaması. Çok kırılgan yapıları olduğunu biliyordum. Ancak topluma bir şey sunuyorsanız buna katlanmalısınız. Bu çok doğal bir şey. Hatta okuyucuya eleştiri hakkı vermek bir görevdir askariden. Çünkü sizin yazınızı, şiirinizi okurken sizinle konuşuyor; fikrini söylemesin mi? Ben birkaç arkadaşta ilk dönem denedim, davranışım yeterince anlaşılmayınca vazgeçtim. Eserlerin kurdela sistemiyle ödüllendirilmesi de güzel. Ancak uygulamadan şikayetler olduğunu farkediyorum. Bana da zaman zaman beyaz kurdelayı uygun gördüler teşekkür ediyorum. Bana kırmızı kurdela verilmemesi de normal. Ben hiç kırmızı kurdelalık şiir yazmadım. Ben has şiiri aramaya devam ediyorum. Yani şahsımın bir şikayeti yok. Yalnız Kırmızı kurdelalık şiirlerin hergün isabetli olduğunu söylemem güç. Bazen çok değerli şiirler ekarte edilebiliyor. Kriterleri çok fazla bilmediğimden, bu anlamda fazla konuşmak istemiyorum. Yazılarda ki kurdela uygulaması ise farklı bir boyuta mutlaka taşınmalı. Çünkü çoğu kez isabet kaydetmiyor. Nedeni okumaya zaman bulunmaması. Ben okumak için zaman zaman kendimi zorluyorum.
Başta site yönetimine ve değerli arkadaşlara edebiyatlı, illa da şiirli günler diliyorum.
NOT: Arkadaşlar düşüncelerini bir maddelikte olsa belirtirseler memnun olurum. Selam,saygı...