Kişilik, kendi öz düşmanını kendi öz yuvasında barındırır. bergson
zehra atasoy
zehra atasoy

SENİN YERİNE DE AĞLIYORUM

Yorum

SENİN YERİNE DE AĞLIYORUM

4

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1486

Okunma

 SENİN YERİNE DE AĞLIYORUM

SENİN YERİNE DE AĞLIYORUM

Hastanede işim bitmiş, dışarı çıkmıştım.
Eve doğru yürümeden önce hastanenin bahçesinde biraz oturup dinlenmek istedim.
O karşıdan geliyordu. Ayağındaki spor ayakkabılarının bağı çözülmüştü. Bana doğru baktığı bir anda, “üzerine basar düşersin, bağla” dedim. Eğildi iyice eskimiş ayakkabılarının bağcıklarını bağladı, geçti ilerdeki bir banka oturdu.

Dinlenmiş tam kalkmak üzereyken tekerlekli sandalyede bir teyze ve onu gezdiren amca yaklaştı yanıma. Amca teyzeye:
“işte sana sohbet edecek birini buldum” dedi.
Sonra bana döndü:
“iki aydır hastanedeyiz kızım, odada durmadı canım sıkılıyor birileriyle konuşmak istiyorum dedi. Sizi burada otururken görünce yanınıza getirdim”
“bende tam kalkmak üzereydim, ama biraz daha kalayım o zaman” dedim

Biz teyze ve amcayla hastane ve hastalık üzerine sohbet ederken ara sıra da ona bakıyordum.
Oturduğu banktan sırayla banklara oturarak bize doğru çaktırmadan yaklaşıyordu. Son cesaretini toplayıp geldi yanıma oturdu.
Yakından görünce sadece ayakkabılarının değil, üzerindeki giysilerinde iyice eski olduğunu gördüm. Hastane bahçesinde o kadar insan varken benim onun için endişelenmemden “düşersin” dememden cesaret almış sadece bana yaklaşmıştı.

Bu kez onunla sohbet etmeye başladım.
Üzerinin perişanlığından şüphelendim.”sen yoksa evden mi kaçtın, kayboldun mu” gibi soru yağmuruna tuttum.
“Senin baban ne iş yapıyor”? diye sorduğum da “çalışmıyor” dedi. Söyledikleri doğrumu diye ağzından laf almaya çalışıyordum. Eviniz kira mı “evet” “kiranızı nasıl ödüyorsunuz”? “teyze(ev sahibi için diyor) bizden kira almıyor” “Nerede oturuyorsunuz”? “ şu tarafta” (hastanenin arka sokağını göstererek) “kaç kardeşsiniz”? “üç en büyüğü benim.” “Adın ne”? “Ali” “kaç yaşındasın”? “dokuz”. Sorduğum sorulara verdiği cevaplar hep kısa ve netti.

“Annen çalışıyor mu”? diye sordum.
Anne sözünü duyunca önce biraz durdu, sonra yakası sol taraftan omzuna kadar yırtık olan tişörtünü, kaşlarına kadar çekti. Yüreğinden boğazına kadar gelen hıçkırıkları yuttu. Gözlerini soğuttu.
Dokuz yaşındaydı ama öğrenmişti “erkekler ağlamazı” ağlamaktan utanıyordu. Bir zaman o şekilde durdu. Metanetini geri kazanınca yakasını aşağıya indirdi ve “kaçtı” dedi. “Nereye kaçtı”? “babasının evine” “neden” “ babam evden attı” “niye “anlaşamıyorlardı” “sizi niye götürmedi” “babam vermedi” “gelir merak etme” dedim.

Tekrar tişörtünün içine gömdü kafasını yine metanet kazanmaya çalıştı.“gelmeyecekmiş, babam öyle söyledi” bu kez uzaklara kaçırdı bakışlarını, kirpiklerine kadar gelen yaşları, yine geriye göndermeyi başardı. Bir “anne” sözünün ruhunda yarattığı fırtınaları ve sonsuz hasreti gördüm gözlerinde. Şimdi yanında olsa ona nasıl sarılacağını ve beni annesinin yerine koyup sarılmak isteyip de sarılamayışının çekingenliğini gördüm. O an bende ona sarılmak, tutunmaya çalıştığı hayata karşı bir destek olmak ve hıçkıra hıçkıra ağlamak istedim.
Saçlarını okşadım, içine gömülmek için dağıttığı yırtık yakasının dağınıklığını topladım, ne söyleyeceğimi bilemediğimden sustum.

O, o yaşta erkekti ve erkekler ağlamazdı. Ama ben daha fazla tutamadım kendimi bir kadın olarak utanmadım, başladım ağlamaya.

Senin yerine de ağlıyorum küçüğüm.
Sen utanıyorsun ağlamaya ama ben utanmıyorum. Parçalanmış ailelerin senin gibi binlerce çocuklarına ağlıyorum. Çocuklarını vermemekle ve göstermemekle cezalandırılan annelere ağlıyorum.
Bakamayacaklarını bile bile çocuk yapıp sokaklara salınan, evden kaçan, dilendirilen, evin içinde bile şiddete maruz kalan, çocukluklarını yaşayamayan o binlerce küçücük yüreklere ağlıyorum.
Sizin çaresizliğinize çare olamadığıma ağlıyorum.
Ve ağlayacağım küçüğüm.

Zehra ATASOY


Yaklaşık iki ay önce yaşadığım gerçek bir hikaye.
O günden sonra Ali’yi bir daha görmedim. Evimin adresini verdiğim halde gelmedi ve hastaneye her gittiğimde etrafa bakıyorum belki onu görürüm diye.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Senin yerine de ağlıyorum Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Senin yerine de ağlıyorum yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SENİN YERİNE DE AĞLIYORUM yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
gizemlibalık
gizemlibalık, @gizemlibalik
21.3.2009 15:08:31
Senin yerine de ağlıyorum küçüğüm.
duyarlı yüreğinizi tebrik ediyorum toplumumuzun bir kanayan yarasına değinmişsiniz bu çocuklara devletimizin sahip çıkması gerek sayıları o kadar çok ki hanginine yetişe bilir insan.güzel hikayenizi bizimle paylaştığınız için teşekürler.
Zeynep A. Edirne
Zeynep A. Edirne, @zeynepa-edirne
12.12.2008 17:02:09
Yeryüzünde yaşayan hiçbir şey kendi başına sadece kendisi için yaşamaz.. bunun eşsiz ve olağanüstü tek örneğidir ANNE.. koşulsuz ve karşılıksızın yegane, biricik adıdır o''...

duyarlı yüreğinizden sevgi eksilmesin..saygılar

HakanKurtaran
HakanKurtaran, @hakankurtaran
25.11.2008 08:41:33
Senin yerine de ağlıyorum küçüğüm.
Sen utanıyorsun ağlamaya ama ben utanmıyorum..
===================
Ülkemiz böyle acı,hüzünlü hikayelerle dolu değerli şairem.Cahillik,yoksulluk,acımasız gelenekler ve toplumsal kopukluk.Üstüne bir de işsizliği koyduk mu tam bir felaket.Küçücük beyinler küçükten olumsuzluk içinde büyüyor.Bu konuda toplumsal kalkınma.Fırsatçıları imkan vermeme ve en önemlisi Devletin sosyal güvenlik ve yaşamsal şartları dengeli bir şekilde kurması.İnsanları insan gibi yaşatacak ekonomik dengenin çok iyi kurulması....
Tebrikler Yüreği hassas arkadaşım.Aydından selak ve saygılarımla...
Etkili Yorum
Afet i azam
Afet i azam, @afet-i-azam
12.11.2008 12:09:27
"...tutunmaya çalıştığı hayata karşı bir destek olmak ..."
bu ifadede ne çok şey var...tutunmaya çalıştıkça koparılmaya çalışılan küçük eller..ah o ellere bir el tutabilsek..bu yazınızla gönülden tutmuşsunuz siz o eli..tebrikler..
Paylaş
YAZI KÜNYE
Tarih:
12.11.2008 11:37:15
Beğeni:
0
Okunma:
1486
Yorum:
4
BEĞENENLER
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL