2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
940
Okunma
Geçenlerde bir şiir dinletisindeyim ve bu dinleti bir kitabevindeydi. Yine onca elektiriğiyle şiirler birbiri ardına okunadursun. Dinletinin hemen ortalarında “bir tatlı ses” yalnızlığımı bozmaz mı. Bir de ne göreyim.
Üst raflardan bir kitap bana;
“hadi gel, hadi gel, beni al” dermişcesine sesleniyordu.
(ya da bana mı öyle geldi farkında değildim.)
Göz göze dahi gelmemiştik oysa, ama onu çok net duyabiliyordum. Sanırım onca kitap arasından dilimi bir tek o biliyordu. Bu feryada yanıtım ise hiç ama hiç gecikmedi ve bu macera dinleti sonrası bedelini ödemek suretiyle kitabın kendi saflarıma katılması ile sonaerdirilmişti. Sanıyordum ki y a n ı l m ı ş ı m...
Şimdilerde bu kitaba bir sempatim var. Durmadan okuyorum. Sanırım aptal değilim! Kitap bölümlere ayrılmış her bölümde başka bir konu inceleniyor. 2001’de yayımlanmış. Kitabın kısmeti ise bana doğru attığı tek ve kararlı bir kocaman adımla başlamıştı.
Oysa eşyanın tabiatına aykırıydı aynı dilden haberleşmek, o rengârenk bir kitap bense renkleri çalınmış kocaman bir yalnızlık/siyah-beyaz. Gerisi mi kocaman bir hiç/sizlik. O da bende s a k l ı.
Sahi “ N e d e n A p t a l l a r  ş ı k O l u r” du, kitabın adı... (J.R.L & H.J.M)
Copyright © by ahd
Ali Hakan DÜZ