Kral olsun, köylü olsun, en mutlu insan, evinde huzur bulabilendir. -- goethe
pastoral efemer
pastoral efemer
@pastoralefemer

BABA KALBİ

24 Aralık 2007 Pazartesi
Yorum

BABA KALBİ

6

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1588

Okunma

BABA KALBİ

Doğal bilimlerle uğraşanlar, özellikle canlılar üzerinde çalışanlar, dişil cinsiyettin yani annelerin yaşamda ne kadar önemli ve belirleyici olduklarını çok iyi bilirler. Elbette güneşi balçıkla sıvamak gibi bir niyetim yoktur. Çünkü dişilik yumurtlayan ya da doğurgan cinsiyet olduğu kadar, analık gibi sevgi ve şefkat dolu bir görevin seçimsiz yürütücüleridir. Bu ve bunun gibi birçok karakterlere sahip olunmasıyla çoğu canlı türünde dişil cinsiyetin önemli bir belirleyiciliği ve üstünlüğü vardır.

Peki, yazdığım ya da yazamadığım erdem yüklü karakterler sadece dişilere mi özgüdür? “Babaların yüreği taştan olamayacağına göre kırıntı olsa da bu duygulara rastlanılır” diye düşünmeyecek kadar sevgi dolu, şefkat dolu bir erkek olduğumu söylerler. Ya da çevremde bu tür duygusal yönü ağır basan çoğu hemcinslerimi tanıyorum. Yani uzun sözün kısası “analık” vardır elbet ama “babalık”ta vardır. Bu savıma feminal duyguların ağırlığında olan sevgili dostlarımız, kötü örneklerin arkasından bize uçaksavar mermisi yollayacaktır. “Eyvallah!”.

Savıma destek olması açısından seçtiğim öykü, bizde de yaşanması olası gerçek yaşanmış bir olaydır. Öykünün yaşandığı yer New York’tur. Başlıca kahramanları öğretmen ve lise son sınıftaki öğrencileridir. “Öğretmen, öğrencilerinin diğer insanlardan farklı özelliklerini vurgulayarak onurlandırmaya karar vermiştir” diye başlıyor öykümüz.

Öğretmen Helice Bridges (California Del Mar) tarafından geliştirilmiş süreci kullanarak her öğrencisini teker teker tahtaya kaldırdı. İlk önce öğrencilere sınıf ve kendisi için ne kadar özel olduklarını belirtti. Sonra her birine üzerinde altın harflerle "Siz çok önemlisiniz!" yazılı birer mavi kurdele verdi. Daha sonra kabul görmenin toplum üzerinde ne gibi etkileri olacağını anlayabilmek amacıyla sınıfına bir proje yaptırmaya karar verdi. Her bir öğrencisine üçer tane daha kurdele verip, onlardan bu töreni gerçek dünyada devam ettirmelerini istedi. Öğrenciler daha sonra sonuçları takip edecek, kimin kimi onurlandırdığını tespit edecek ve bir hafta boyunca sınıfa bilgi vereceklerdi.

Çocuklardan biri, gelecekteki kariyer çalışmaları için kendisine yardımcı olan yakınlarındaki bir şirketin üst düzey görevlisini onurlandırmış, adamın yakasına mavi kurdeleyi iliştirmişti. Ardından, iki tane daha kurdele vermiş ve "Sınıfta bu konuda bir projemiz var. Sizden onurlandırmanız için birini bulmanızı istiyoruz. Onurlandırdığınız insanlara ekstra kurdele de verin. Böylece onlarda bu projenin devam etmesi için başkalarını bulabilirler. Daha sonra; lütfen bana ne olduğu konusunda bilgi verin" diye rica etti.

O gün üst yönetici, suratsız biri olarak bilinen patronunun yanına gitmeye karar verdi. Patronun odasına girdi ve onu "’iş dünyasında bir deha olduğundan ötürü" takdir edip örnek aldığını söyledi. Bu mavi kurdeleyi yakasına takması için izin verip vermeyeceğini sordu. Şaşkına dönen patron; "Tabi ki" şeklinde cevap verdi. Yönetici de Mavi kurdeleyi, patronun tam kalbinin üstüne ceketine iliştirdi. Ekstra kurdeleyi verirken de; "Bana bir iyilik yapar mısınız? Siz de bu kurdeleyi onurlandırmak istediğiniz birine verir misiniz? Bunu bana veren çocuk, okulda bir proje yaptıklarını söyledi. Bu kabul görme töreninin devam etmesi gerekiyormuş. Böylece "bunun, insanları nasıl etkilediğini belirleyeceklermiş" dedi.

O gece patron evine geldiğinde, on dört yaşındaki oğlunun yanına oturdu. “Bu gün inanılmaz bir şey oldu“ dedi. Ofisteydim üst düzey yöneticilerimden biri içeri geldi, bana hayran olduğunu söyleyip iş dünyasında bu kadar başarılı olduğum için göğsüme bu kurdeleyi iliştirdi. Bir hayal etmeye çalış, benim bir dahi olduğumu düşünüyor. "Siz çok önemlisiniz!" yazılı bu kurdeleyi tam göğsümün üstüne taktı. Bana ekstra bir kurdele verdi ve onurlandıracak başka birini bulmamı istedi. Arabayla eve gelirken, bu mavi kurdeleyle kimi onurlandırabileceğimi düşündüm ve aklıma sen geldin. Ben "seni"’ onurlandırmak istiyorum. Sana pek ilgi gösteremiyorum. Günlerim aşırı yorucu geçiyor. Eve gelince sana pek ilgi gösteremiyorum. Bazen derslerden aldığın notları beğenmeyince veya odanı toparlamayınca sana bağırıp çağırıyorum. Oysa bu gece bir şekilde buraya oturup, sana benim için ne kadar farklı ve özel olduğunu söylemek istedim. Annen gibi sen de benim hayatımdaki en önemli insansın. Sen mükemmel bir çocuksun. ’’Seni Seviyorum’’ diye devam etti.

Şaşkına dönen çocuk şimdi ağlamaya başlamıştı. Bütün vücudu titriyordu. Başını kaldırdı, gözleri yaş içinde olarak babasına baktı ve "Yarın İntihar edecektim. Baba, ben senin..... çünkü ben senin beni hiç sevmediğini, hiç önemsemediğini düşünüyordum. Ama artık her şey çok farklı. Şu an baba oğlunun hayatını kurtardın!"

Paylaş
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Baba kalbi Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Baba kalbi yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BABA KALBİ yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Kangallı Mustafa
Kangallı Mustafa, @kangallimustafa
29.2.2008
Tebrik ederim.
Bilgece tülay bilgin
Bilgece tülay bilgin, @bilgecetulaybilgin
11.1.2008
Ana gibi yar, baba gibi diyar olazmış.Anne ve baba elmanın iki yarısı.Bbiri olmadfan digeri asla yerini dolduramıyor.Tabiki kaliteli olmalı , öyküde dediğiniz gibi var olupta olmasa daha iyi denecek anne ve babalr da var.Teşekkür ederiz
GÜLŞEN
GÜLŞEN, @glen
30.12.2007
Babalar çocuklarını hiç sevmez mi...Ama sevgiler söylenmeli, söylenemezse hissettirilmeli..Evlatla anne baba arasında kuvvetli bir bağ vardır...Sevgide kuvvetlidir...
Tebrikler güzel bir yazıydı...
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ
Sabiha KÜÇÜKTÜFEKÇİ, @sabihakucuktufekci
30.12.2007

sayın yazar
tebrikler... çok güzel ders alınacak bir öykü..düşündüren ve geliştiren bir çalışma olmuş....
saygılar..selamlar...
Guldane Dal
Guldane Dal, @guldanedal
25.12.2007
Insanlarin elbette birbirlerine saygi duymasi , bazi seyleri paylasabilmesi ve birbirlerini basarilari dogrultusunda ödullendirmleri ve onure etmeleri cok guzel duygular ve olmasi da gerekli seyler diye dusunuyorum ben de ama icerisinde yasadigimiz toplumdan da bagimsiz dusunemiyorum , öylede olunca insanin karsisina ne acidirki karanlik tablolar cikabiliyor örnegin burda bile bazi önemli seylerin anlasilamamasi gibi ama birileri anliyamiyor diye akli basinda olan bir insan akilsiz olmuyor malesef diyorum ben de kendimce :))))))) Yani Mevlanin dedigi gibi " anlattiklarin karsindakinin anladigi kadardir " eger anlatiginiz kisi geri zekali ise sizin bilginiz sifirlanmiyor sadece anlatmamis oluyorsunuz , ben de birazcik felsefe yapayim dedim kendimce :))) Cok guzeldi yaziniz , kutlarim sizi , ben zaten sizin butun yazilarinizi cok begeniyor ve oldukcada dikkatli okuyorum , sevgilerimle .........
sevgi_yumagi
sevgi_yumagi, @sevgi-yumagi
24.12.2007
emenğine sağlık
çok güzel olmuş değerli arkadaşım güzel yazılarının devamını bekliyorum
© 2025 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.