3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1147
Okunma
Derviş, hava kararmakta olduğu için, sığınacak bir köy arar.
İlerde bir köy görür ve oraya yönelir. Yolu mezarlıktan geçer.Bu sırada gözü mezar taşlarına takılır.
‘Fatma oğlu Veli 3 gün yaşadı’,
‘Hatice oğlu Ahmet 15 gün yaşadı’,
‘Sema kızı Ayşe 24 gün yaşadı’ gibi pek çok mezar taşı görünce köyde salgın hastalık bulunduğu düşüncesine kapılır ve hemen geri döner.
Dönüş yolunda iki köylü ile karşılaşır; onlar da köye doğru gitmektedir.
Derviş:
"Aman gitmeyin bu köyde salgın hastalık var" der.
Köylüler bu kanıya nereden vardığını sorunca, derviş mezar taşlarını anlatır.Bunun üzerine köylüler dervişe gülümseyerek bakarlar.
Köylünün biri:
“Orası bizim köyümüz, salgın hastalık falan yok. Bizim köyde kim ki arkadaşları, eşi dostu ile mutlu bir gün geçirmiş kapısının arkasına bir çizik atar. Biz de onun ölümü halinde gider o çizikleri sayar ve o kadar gün yaşadı diye yazarız mezar taşına . Bizim için yaşamak budur.”