Zamanlarının büyük bir kısmını para kazanmak ve saklamakla geçiren insanlar sonunda, en çok istediklerinin satın alınamayacak şeyler olduğunu anlarlar.
Fehmi Tazegül
Fehmi Tazegül

İHTİKAM.

Yorum

İHTİKAM.

0

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

52

Okunma

İHTİKAM.

İHTİKAM.

BİR İNTİKAM HİKÂYESİ.
Kitapta bir intikam hikâyesi okuduğumuzu ayırt ettiğimizde bu ahlâki sorgulama biraz daha kendini gösteriyor. Buradaki durum Nietzsche’nin şu cümlelerini hatırlatıyor; “geleneksel ahlâkın verilen sözleri tutmamaya ve haksızlık yapmaya verilmesini onayladığı cezaların kökeni, daha ziyade acı vermekten alınan zevke ve başkalarını acı çekerken seyretmenin eğlencesine dayanır” (akt. Berkowitz, 2003: 134). Kitabın başkarakteri komiser Berlach’ın amacının adaleti sağlamak yerine kendi kişisel hesaplaşmasını gerçekleştirmek olduğunu anladığımızda, yukarıdaki cümle anlamını buluyor. Çünkü komiser bir şekilde okların Gastmann’a dönmesini genel ahlaki yargılar üzerinden sağlıyor. Başka ülkelerle ilişkileri, dışarıdan tanıdıkları olması, evinde yaşadığı yerin önde gelenlerini ağırlaması gibi sıradan kabul edilebilecek durumları yine yakından bildiğimiz “dış mihrak” söylemiyle birleştiriyor ve kendi amacına ulaşmak, intikamını almak için genelin değerlerine başvuruyor. Berlach’ın adaleti, tam da Nietzsche’nin işaret ettiği gibi onun “acısını seyretmekten duyacağı eğlence”ye dönüşüyor. Böylece hakikat kayboluyor, herkes görünene inanıyor, “suçlu” ilan edilen için artık konumu ne olursa olsun dönüşü olmayan bir yol çiziliyor.
NİHİLİST BİR KARAKTER
Kitap iki karakter arasındaki güç çekişmesi ile ilerliyor. Bu nedenle Gastmann karakteri üzerinde de durmak gerek. Gastmann’ı farklı farklı karakterlerin gözünden bize anlatıyor Dürrenmatt. Ancak kafamızda oluşan genel algı zengin, devlet ve kurumlarıyla derin ilişkileri olan, başına bu olay geldiğinde milletvekillerinin suçsuz olduğunu kanıtlamak için uğraştıkları, polise olayın peşini bırakmaları için direktif verdikleri bir isim. Görünen anlamlara inandığımızda Gastmann’ın gerçekten de “suçlu” olabileceğini düşünüyoruz. Çünkü böylesine ilişkileri olan birisinin bir polisi öldürtmesinin derin sebepleri olabileceği sezilebilir bir durum. Ancak onunla ilgili kitapta ona hayran olan yazar karakterinin söyledikleri dikkat çekici, yazara göre, Gastmann tam bir “nihilist” ve onun kötülüğü aklına eseni yapmasından kaynaklanıyor ama o aklına esince kötülükten daha çok iyilik yapıyor. Onun “aynadaki yansıması” bir suçlu insanı çağrıştırıyor, “ahlâk felsefesi kötülük olan bir insanı… Öteki iyiliği nasıl fanatik bir biçimde gerçekleştiriyorsa o da kötülüğü gerçekleştirecektir.”
Ayrıca yazar karakterine göre Gastman’ın kötülüğü onun “özgürlüğünün göstergesi” ve bu “hiçliğin özgürlüğü.” Bu da bize yine Nietzsche’nin özgürleşmiş birey tanımında bahsettiklerini hatırlatıyor; “‘özgür’ insan, uzun ve kırılmaz isteklerin sahibi, aynı zamanda kendi değer ölçüsünün de sahibidir: Başkalarına kendinden yola çıkarak bakar, sayar ya da küçümser onları; tıpkı kendine eşit olanlara, güçlülere, güvenilir olanlara saygı duymak zorunda olduğu gibi…” (Nietzsche, 2013: 76). Gastmann’ın başlangıçta çizilen “suçluya” gönderme yapan profilinin alt üst olduğunu görüyoruz böylece. Onun aslında tüm bu derin ilişkileri belki de “başkalarına kendinden yola çıkarak bakması” ile ilişkili olabilir diye düşünüyoruz. Ama onun bizim kafamızda yaratılan imajı genelin ahlaki değerleriyle ilişkileniyor ve bizler için onu “kötü” yapan onun kendi varlığı değil, biz görünen o ilk yansıması oluyor.
DÜRRENMATT’IN HATIRLATTIKLARI
Dürrenmatt’ın bu iki karakter üzerinden yaptırdığı ahlâki sorgulama bize çok şey hatırlatıyor. Devletin ideolojik ve baskı aygıtlarının üzerimizdeki hakimiyeti nedeniyle “suçlu” ilan ettiklerimiz üzerine düşünmeyi mesela. Veya hem yargıçlık hem de cellatlık yapanları, yöneticilerin kendi kişisel hırsları nedeniyle “kötü” ilan ettiklerini “kapatıp” nasıl özgürlükten, adaletten bahsedebildiklerini. Güç ilişkileri içerisinde kaybolup giden hakikati. Kitapta başka bir karakter şöyle söylüyor; “İşte biz insanlar birbirimizden korktuğumuz için devletler kuruyoruz Schwendi. Türlü koruyucularla sarıp sarmalıyoruz çevremizi. Polisler, askerler, kamuoyu…Ama tüm bunlar neye yarıyor ki?” İnsan güvenlik kaygısından, kendi özgürlüğünü ilan edememesinden; devletlere, koruyuculara, baskı aygıtlarına emanet ediyor varlığını. Böylece sorgulamayı bırakıyor, görünen gerçeklerle “iyi” ve “kötü”ye “suçlu” ve “suçsuza” karar veriyor. Böylece komiser Berlach gibi kendi intikamı için adaleti hiçe sayanlara gün doğuyor.
Friedrich Dürrenmatt’ın “Yargıç ve Celladı” adlı kitabı Dedalus etiketi ile okuyucu ile buluştu. Dürrenmatt adalet kavramına odaklanırken, okuması keyifli bir metin ortaya koyuyor. Tıpkı kitap boyunca karakterlerin görünen anlamlarının yıkımına tanıklık ettiğimiz gibi metnin de ilk görünen polisiye bir metin anlamının dışında, ahlâkî anlamda suça ve suçluya bakışa dair çok şey ifade ettiğini söyleyebiliriz. İyi ne? Kötü kim? Sorularıyla ahlâk felsefesi boyutunda ilgilenenler için de metin tercih sebebi olabilir. Daha azını gör

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
İhtikam. Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz İhtikam. yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
İHTİKAM. yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL