1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
274
Okunma

Ateşe yakın olmak mı ateşten uzak durmak mı yakar? Bu başlığı neden attığımı anlatacağım.
Beni en çok korkutan beş duygu vardır. Bir yalan söylemek, iki verilen sözlerin arkasında durmamak, üç alınan kararları yok sayıp bir şey yokmuş gibi yaşamaya devam etmek, dört karşınızdakini aptalmış gibi görüp ihanete devam etmek. Oysa karşısındaki kişi her şeyi görüyor, biliyordur. Beklediği şey kişinin kendisini ifade etmesidir. Beş "ego"
Bir çoğumuz bu duygulardan en az iki tanesini mutlaka yaşamışızdır ama kendimize itiraf etmemiz zaman almıştır. Konuşursam "kırılır", söylersem kendi yanına almaz "yalnızlaştırır " tepkisi beni "kırar" korkusu ile yapılan yanlışları görmemezliğe gelmek kişinin kendisine ya da karşısındakine yaptığı ihanet midir? Son yüzyılda görüyorum ki; insanlık diye baktığımız ama maddi manevi çıkarları olduğunda sessiz kalıp yokmuş ya da konuşulmamış gibi davranması insanın çıkarları söz konusu olduğunda bir kez daha yenilmesi demek değil midir?
Günümüzde gerek siyasi topluluklarda gerek okullarda gerek iş hayatında gerekse sokaklarda vs. Amirin yanında durarak her türlü ayrımcılıktan yararlanması yukarıdaki sorduğum sorunun cevaplanması demek değil midir? Unutulmamalıdır ki; ateşe yakın olmak o an an ısıtır ama bir zaman sonra yakar.
İnsan toplumsal yaşamda kimlik sahibi olabilmek için " kimsenin adamı " olmadan kendi bildiği doğruların peşinde olmak, verdiği sözleri yerine getirmek, siyasetin içinden yalanı çıkartmak, ego savaşlarına son verip kişinin göz hizasına gelip gözlerinin içine bakarak sohbet etmek, sarılmak, dokunmak, karşısındaki insana değerli olduğunu hissettirmek, gücün esiri olmadan saygısını hissettirmek için ceketin döğmelerini kapatmak, gülümsemek, ben bilirim algısı yaratmak yerine (sizi dinliyor düşüncelerinize saygı duyuyorum) diyebilmek insanın kişilik ve kimliğine değer üstüne değer katmaz mı?
Birçok kişi neden bunu yazdığımı soracak. Bu söylemleri herhangi bir kişi ya da topluluğu hedef alarak söylemiyorum. Yıllardır çevremizde, siyasette, STK’larda, yazınsal ve görsel medyada güç zehirlenmesi yaşayan, canavara atsan dönüp bakmayacağı paranın her türlü pisliği temizleyeceğini düşünen insancıkları gördükçe kendi adıma yerin bin kat dibine giriyorum. Ben de yazarak, konuşarak anlatıyor yanlışlarını düzeltebilmeleri için çaba göstermelerini diliyorum. (Tabi görebilenler için geçerli bu söylemler)
Umarım birçok kişi kendini sorgulamayı başarır. Unutmayın Ateşe yakın değil ateşe uzak durmak nefes aldırır.
Türkan DİNÇER
(Onurumsun)
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.