2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
72
Okunma
Geceleri tavanın çatlaklarına bakarken zamanın nasıl geçtiğini unutuyorum kalbim her atışında sanki bir uyarı veriyor o tanıdık baskı göğsümde ağırlaşıyor doktorların söyledikleri kulaklarımda yankılanıyor hâlâ ilaçların isimleri dozlar kontroller her biri bir kapı gibi açılıyor önümde ve her kapının arkasında yeni bir hesap çıkıyor.
Sabahları uyanmak bile bir cesaret işi haline geldi pencereden süzülen ışık odamı aydınlatırken ben yatağın kenarında oturup nefesimi dinliyorum dışarıda hayat akıyor insanlar aceleyle yürüyor kahkahalar yükseliyor belki uzak bir yerden ben ise içimde büyüyen o boşluğu hissediyorum odanın dört duvarı arasında ne bir sandalye ne bir dolap ne de eski bir sehpa kalmış her köşe daha da çıplak görünüyor buzdolabının kapağını açtığımda soğuk hava yüzüme çarpıyor rafların sessizliği ise daha çok konuşuyor birkaç kavanoz yarım kalmış bir paket onların da günleri sayılı gibi geliyor.
Elinde kalan son kâğıt parçalarını sayarken parmaklarım titriyor her biri bir ilaç kutusuna bir tahlil kâğıdına bir randevu tarihine dönüşüyor kalbim için ayrılan o küçük tutarlar sanki hayatımın geri kalanını da yutuyor dışarı çıktığımda market raflarının önünden geçerken renkli ambalajlar gözüme ilişiyor ama bakışlarımı hemen başka yöne çeviriyorum insanların sepetlerindeki taze ekmeklerin kokusu burnuma geliyor o koku bir an için çocukluğumdaki sofraları hatırlatıyor sonra kalbim yine sıkışıyor o anı hemen geride bırakıyorum.
Akşamları televizyonun bile olmadığı bu boş odada otururken komşuların kapı seslerini duyuyorum birinin eve taze alışverişle döndüğünü mutfaktan yükselen yemek kokularını ben ise elimdeki bardağı tutuyorum suyun tadı bile değişmiş gibi geliyor yatağa yattığımda gözlerimi kapatamıyorum kalbimin ritmi bozulacak mı diye korkuyorum bir yandan da yarın için ne yapacağımı düşünüyorum ilaçların kutuları gece lambasının yerini tutan sönük bir ışıklık yanında sıralanmış her biri bir hatırlatma gibi önce ben sonra her şey.
Bazen eski anılara bakıyorum daha güçlü göründüğüm günler sofraların daha dolu olduğu anlar şimdi ise her şey daha daralmış daha sessiz odada ne bir tablo ne bir halı ne de eski bir battaniye kalmış sadece duvarlar ve o sürekli çarpan kalp sesi insanlar bana nasılsın diye sorduğunda gülümsüyorum idare ediyoruz diyorum ama içimde o derin yorgunluk büyüyor kalbim her sabah yeni bir mücadeleye başlıyor cebimdeki son kâğıtlar ise o mücadeleye adanmış durumda günden güne küçülen bir dairede dönüp duruyorum sağlık bir yanda hayatın geri kalanı diğer yanda.
Pencereden dışarı bakarken gökyüzünün boşluğunu izliyorum onlar özgür ben ise bu görünmez yükün altında kimseye anlatamıyorum tam olarak çünkü kelimeler yetmiyor sadece hissediyorum her geçen gün biraz daha daralan bir alan her nefeste biraz daha ağırlaşan bir göğüs her sabah biraz daha uzaklaşan bir umut ve bütün bunlar kalbimin sesiyle karışarak geceleri bana fısıldıyor dayan bir yolunu bul.
Gazi Şahin
Kul Yorgun
22 Ağustos 2026
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.