Hayatta ya tozu dumana katarsın, ya da tozu dumanı yutarsın
Efsuni Kalem
Efsuni Kalem

Aynaya Bakmayanlar

Yorum

Aynaya Bakmayanlar

( 4 kişi )

3

Yorum

13

Beğeni

5,0

Puan

197

Okunma

Aynaya Bakmayanlar



Bir toplumun en büyük düşmanı her zaman dışarıdan gelen tehditler değildir. Bazen asıl tehlike, herkesin gözünün önünde büyüyen çürümeyi görüp de susmasıdır. Çünkü bir ülkeyi, bir şehri ya da bir toplumu yalnızca kötü insanların yaptıkları bozmaz. Asıl yıkım, iyi olduğunu söyleyen insanların sessizliğiyle, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışının sıradanlaşmasıyla başlar.

Herkes adaletten bahsediyor. Ama adalet kendi kapısına geldiğinde başka, başkasının kapısına geldiğinde başka davranan insanların sayısı her geçen gün artıyor. Başkasının hakkı yenirken susanlar, kendi hakları çiğnendiğinde ortalığı ayağa kaldırıyor. Çünkü vicdan, çıkarlarla karşı karşıya kaldığında çoğu insanın kaybettiği ilk değer oluyor.

Ne gariptir ki dürüst olmak artık bir erdem değil, neredeyse bir saflık göstergesi gibi görülüyor. Yalan söylemeyen insan “fazla temiz”, hakkını arayan insan “problemli”, kurallara uyan insan ise “hayatı bilmiyor” diye küçümseniyor. Buna karşılık insanları kandıran, başkalarını kullanan, her fırsatta bir açığı kollayan kişiler “zeki”, “uyanık” hatta “başarılı” diye övülüyor.

Ne zamandır böyle olduk?

Ne zamandır karakterden çok görüntüye bakar hale geldik?

Bir insanın nasıl biri olduğundan çok ne kullandığına, kaç kişiyi tanıdığına, kaç kişinin onu takip ettiğine bakıyoruz. Düşüncelerinden çok telefonu, emeğinden çok çevresi, karakterinden çok sahip oldukları konuşuluyor. Herkes değerli görünmeye çalışıyor ama çok az insan gerçekten değerli olmanın ne anlama geldiğini düşünüyor.

En acı tarafı ise;

Yanlış yapanlara değil, yanlışı söyleyenlere kızıyoruz.

Birisi düzenin pis tarafını gösterdiğinde ona saldırıyoruz. Rahatsız edici bir gerçeği dile getiren kişiyi susturmaya çalışıyoruz. Çünkü bazı gerçekler insanın yüzüne tokat gibi çarpar. Kendi yalanlarımızla rahat rahat yaşarken birinin çıkıp “kral çıplak” demesi canımızı yakıyor.

Toplumlar yalnızca büyük felaketlerle çökmez. Bazen küçük kabullerin birikmesiyle çürür.

“Bir kereden bir şey olmaz.”

“Herkes yapıyor zaten.”

“Ben yapmasam başkası yapacak.”

“Bana ne?”

İşte bir toplumun çöküşü çoğu zaman bu cümlelerle başlar. Çünkü herkesin yanlış yapması, yanlışı doğru yapmaz. Kalabalıkların aynı hatayı yapması, o hatayı ahlaki bir değer haline getirmez.

Bugün insanların en büyük sorunu neyin yanlış olduğunu bilmemeleri değil. Çoğu insan neyin yanlış olduğunu gayet iyi biliyor. Ama işine gelmediğinde görmezden geliyor, susuyor, üç maymunu oynuyor. Çünkü bazen insanı cahillik değil, rahatına düşkünlük çürütüyor.

Sürekli sistemi suçlayan ama kendi yaptığı küçük haksızlıkları görmeyen insanlar var. Herkes değişim istiyor ama kimse aynaya bakmak istemiyor. Çünkü değiştirmek istediğimiz düzenin içinde bizim de payımız olduğunu kabul etmek ağır geliyor.

Oysa bir toplum aynaya bakmayı reddederse, aynadaki görüntü değişmez.

Değişmesini istediğimiz şey yalnızca başkalarının davranışları değil, bizim davranışlarımız da olmalı. Başkasının yalanına öfkelenirken kendi küçük yalanlarımızı, başkasının haksızlığına tepki gösterirken kendi çıkarımız için yaptığımız küçük adaletsizlikleri de sorgulayabilmeliyiz.

Çünkü insan karakterini büyük sözlerle değil, kimsenin görmediği yerde verdiği küçük kararlarla ortaya koyar.

Bir toplumun çöküşü, kötü insanların çoğalmasıyla değil; iyi insanların “benden ne olur ki?” demeye başlamasıyla hızlanır.

Kötülük cesaretini yalnızca kötü insanlardan almaz.

Sessiz kalanlardan da alır.

Belki de bu yüzden kendimize sormamız gereken en önemli soru, “Dünyayı nasıl değiştireceğiz?” değildir.

Belki asıl soru şudur:

Dünyayı değiştirecek gücümüz olmayabilir. Ama bu dünyanın bizi de aynı hale getirmesine izin verecek miyiz?

Çünkü insan bazen kaybettiğini büyük savaşlarda değil, her gün verdiği küçük tavizlerde kaybeder.

Ve belki de insan kalabilmenin ilk şartı, başkalarını yargılamadan önce aynaya bakabilmektir.



Efsuni


Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Aynaya bakmayanlar Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Aynaya bakmayanlar yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Aynaya Bakmayanlar yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Dilek pınarı
Dilek pınarı , @dilekpinari
18.8.2026 18:38:00
5 puan verdi

Deftere pek girmesem de arada bir gözatarım, baktım ki Sevgili Efsuni öyle bir bam telimize basmış ki şimdi bir şeyler yazmasam olmaz dedim:) hani bazı yazı ve şiirler konuşturur insanı bu da tam o türden.

Öyle bir toplum olduk ki tamamen yüzeye bakan insani değerleri görmek yerine ne kadar ünlü ne kadar çevresi kalabalık ne kadar göz önünde havası civası vs.i var, her şeyin yüzüne cilâsina bakmaktan perde ardını görmek istemeyen insanlar olduk.
O ünlü sanatçı gördüğümüz insanları öyle gözde büyüttük ki ne kadar abukluk yapsalar normalleşiyor pohpohlanıyor asla abes karşılanmıyor, aynını biz yapsak anormal olur.
Sanat sadece ışıklar altında alkışlar içinde bir gösteri değildir. Gerçek kültür ve sanat alkış kesildiğinde de doğruyu görüp söyleyebilmektir.
Şu epstein dosyaları çıktığında baktım durdum sosyal medyaya, acaba ünlüler, sanat camiası bir ayaklanma bir iki karşı söz soyleyecek mi diye, çıt ses yok bir iki cılız ses o kadar, kimse konuşamadı çünkü işlerine geliyordu bazı bebek kanlarıyla gençleşmek.
Oysa en küçük bir kıvılcımda mikrofona koşar her yerde boy gösterisi ve şov yaparlardı.
Bunlar da toplumun kalburüstü kabul ettiği insanlar kültür sanat bu olmamalı ama diyorum ya şeyh uçmaz insanı müritleri uçurur.

Doğa severiz hatta ağaç kesildi diye ayaklanırız ama kaz dağları ya da benzeri bakir ormanlara gidip villalar dikeriz sanki orda ağaç yok gibi.
Hayvan katliamı diye ayaklanır gider etin en iyisini yeriz vs bitmez bu haksız hukuksuz işler.

Değer yargılarımız değişti sanırım batı medeniyetinin bizde ki etkileri bunlar. Yabancı dil konuşur yabancı müzik dinler yabancı yazarların kitabını okursan entellektüel oluyorsun kendi kültürünü küçümseyerek aşağılık duygusuna kapılıyorsun ve bu da çağ atlatıyor bize!

Vicdan en büyük yasadır fakat yüzleşmesi zor bir yasa, zaten kayıp da, herkesin vicdanı işine geldiği kadar.
Başkalarının kusurunu görmek ne kolay büyüteçle bakılır ama kendimize gelince üstüne perde çekeriz.
Aynaya bakın ama güzelmiyim diye değil insan mıyım diye.
Toplumun aynası sağlam, kırık değil fakat biz içre bakmamayı seçtik.
Kötülüğe karşı çıkmak cesaret ister ama insanın çıkarına dokunduğunda aynı doğruluğu koruyabilmesi büyük bir sınavdır.
Kendimizi görmekten korktuğumuz için kaça kaça gidiyoruz bakalım.

Kısacası; "İyi sandığımız insanların çoğu eline fırsat geçmemiş kötülerdir."..ben dahi belki de...

Çok değerli bir yazı idi tebrik ederim.
Selam ve sevgimle.
Mesut Tütüncüler
Mesut Tütüncüler, @mesut-tutunculer
5.9.2026 09:35:40
5 puan verdi
İnsanı sorumluluğunu hatırlatan, okuyana "Ben bugün nerede taviz verdim?" dedirten sarsıcı ve nitelikli bir deneme olmuş.
Başta emeğini, kalemine sağlık.
emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
18.8.2026 17:22:17
5 puan verdi
Muhteşemdi okuduklarım. Milletin bilip de dilsiz canı yanıp da susan bir toplumun yarasını kanatmışsın. Aynaya bakıp ben ne yaptım diyebildiklerinde düzelecek dünya...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL