0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
1228
Okunma
Tür: Tarihi Dram / Siyasi Kara Mizah
Süre: ∼120 dk
Mekan: 1920’ler Tahran, Tebriz, İsfahan + Doğu Anadolu sınırı
---
LOGLİNE
İngilizler İran’a şeker satmak için mollalarla anlaşır. "%10 komisyon, halkı şekere alıştırın" derler. Pay kesilince mollalar bu kez "şeker haramdır" diye ikinci fetvayı patlatır. Ortada kalan halk, hurma, üzüm ve inatla kıtlama çayıdır.
KARAKTERLER
1. MOLLA KERİM - 50’ler. Zeki, açgözlü değil ama pragmatist. "Halkı doyurmak da ibadet" der.
2. SİR ARTHUR PEMBERTON - İngiliz Doğu Hindistan Şirketi temsilcisi. Smokin, bıyık, "medeniyet getiriyoruz" maskesi.
3. ZEHRA - Tebrizli çaycı kadın. Hurma ve üzüm satar. Halkın sesi. "Bizim çayımız 500 yıllık" der.
4. HACI REZA - Genç talebe. İdealist. Sonra hayal kırıklığı yaşar.
5. MİRZA - Pazar esnafı. Dedikodu merkezi.
---
SENARYO ÖZETİ - 3 PERDE
1. PERDE: TATLI ANLAŞMA [0-35 dk]
Sahne 1: Tahran Pazarı
İranlılar çaya hurma atıyor, üzüm batırıyor. Zehra tezgahında bağırıyor:
ZEHRA: "Hurma tatlıdır, şifa dır! Şeker İngiliz’in oyunudur!"
Kalabalık gülüyor.
Sahne 2: İngiliz Konsolosluğu
Sir Arthur harita seriyor.
SİR ARTHUR: "Molla Efendi, Hindistan’da 2 milyon ton şeker çürüyor. Siz hutbede ’hurma cahilliktir’ deyin. Karın %10’u sizin."
MOLLA KERİM tesbih çeviriyor.
MOLLA KERİM: "Halkı aç bırakmak da haramdır Sir. Anlaşalım. Ama rıza ile."
Sahne 3: Cuma Hutbesi
Molla Kerim minberde.
MOLLA KERİM: "Ey müminler! Hurmayı yemek sünnettir ama... çaya atmak israftır! Tat tatlıdır. Allah size şeker nimeti verdi. Kullanın!"
Halk fısıldaşıyor. Hacı Reza not alıyor.
2. PERDE: ŞEKER TAŞTI [35-80 dk]
Şeker çarşıya doluyor. Zehra’nın hurması satılmıyor.
ZEHRA: "Dün haram değildi, bugün sünnet mi oldu?"
İngilizler para ödemiyor. Gecikiyor.
SİR ARTHUR: "Bütçe Londra’da takıldı Molla. Sabır."
MOLLA KERİM: "Sabır fakirin ekmeği Sir. Benim değil."
Halk ikiye bölünüyor. Gençler şekeri seviyor. Yaşlılar "bizim adetimizi bozdular" diyor.
KİLİT SAHNE: Çayhane Kavgası
Mirza: "Ben kıtlama yapıyorum!"
Genç: "Amca bu devir şekersiz olur mu?"
Masa devriliyor.
3. PERDE: İKİNCİ FETVA [80-120 dk]
İngilizler 3 ay ödeme yapmıyor. Molla Kerim kapıdan kovuluyor.
Sahne: Yine Cuma Hutbesi
Cami dolu. Herkes ne diyeceğini bekliyor.
MOLLA KERİM uzun susuyor. Sonra:
MOLLA KERİM: "Ey müminler! Yanıldık. Şeker... insanın aklını bulandırır. Nefsi azdırır. Hurma topraktandır, mübarektir. Üzüm peygamber meyvesidir. Biz... biz imtihan olduk."
Salonda uğultu. Hacı Reza ayağa kalkıyor.
HACI REZA: "Hocam 3 ay önce tam tersini söylediniz!"
MOLLA KERİM gözünün içine bakıyor:
MOLLA KERİM: "Oğlum, ben fetva vermedim. İhtiyaç konuştu. Şimdi de ihtiyaç konuşuyor. Karnı doyanın dini olur."
FİNAL SAHNE: Zehra’nın Tezgahı
İngilizler çekilmiş. Şeker pahalı.
Zehra yine hurma satıyor. Yanında kıtlama şeker de var.
Bir müşteri soruyor: "Hoca ne dedi?"
ZEHRA gülüyor, çayı demliyor:
ZEHRA: "Hoca dedi ki: Çay sade içilir. Tat ağızda değil, niyettedir. İster hurma at, ister kıtlama yap. Ama İngiliz’e pabuç bırakma."
Kamera yukarı çekiliyor. Tebriz çarşısı. Herkes kendi bildiğini içiyor.
YAZI EKRANI: "Bu hikayeyi doğrulayan resmi belge yoktur. Ama halkın hafızasında hala anlatılır. Çünkü bazı savaşlar silahla değil, şekerle yapılır."
BİTİŞ
Dinçer Dayı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.