3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1039
Okunma
“Şiir nedir?” sorusuna “herkese göre” bir cevap vermek yani şiirin ortak tarifini yapmak günümüzde –maalesef- mümkün değil. O zaman, ben bana göre bir tarif yapacağım. Bana göre şiir; duygu ve düşüncelerin, türün kendine has şekil disiplini içerisinde, kelime seçimine büyük bir hassasiyet göstererek, özellikle mecaz anlamlı kelimeleri kullanarak, bir diğer deyişle kelimeleri daha çok mücerret anlamlarıyla kullanarak ifade etme sanatıdır. Bu tarife göre; şiirin iç ve dış olmak üzere, birbirini tamamlayan ve mükemmel bir güzelliğin oluşmasını sağlayan iki cephesi vardır. Şiirin iç cephesini, kelimelere yüklenen mecazî anlamlar ve şiiri meydana getiren kelimeler arasındaki anlam bütünlüğü oluşturur. Dış cephesini ise; ses ve görünüm olmak üzere iki cepheye ayırabiliriz. Ses cephesi ölçü ve kafiye, görünüm cephesi ise birim/bölümlerdir.
Bana göre; şiirin bu yapı özelliği, türün olmazsa olmazıdır. Bir ifadenin şiir olabilmesi için, bu özellikleri mutlaka taşıması ve bu unsurlar arasında uyumlu bir bütünlük olması gerekir. Bir diğer deyişle, şiirin dış ve iç cephesi etle tırnak gibidir. Ya da bir kâğıdın iki yüzü gibidir. Nasıl ki etle tırnak birbirinden ayrılmasa, şiirin dış ve iç cephelerinden birini ihmal etmek de şiirin bütünlüğünün bozulmasına sebep olur. Gel gör ki günümüzde, şiirin şekil/dış cephesi maalesef ihmal edilmektedir.
Bazen şiire meraklı ve şiir yazdığını söyleyen öğrencilerime;
—Ne tür şiir yazarsın, diye sorarım. Aldığım cevap genellikle;
—Serbest tarz şiir yazarım, şeklindedir.
—Niçin, diye sorduğumda ise cevap yine tektir:
—Çünkü ölçülü ve kafiyeli yazmak, duygularımı istediğim gibi ifade etmeme engel oluyor.
Ben de diyorum ki; eğer ölçü ve kafiye güzel ifadenin önünde bir mani olsaydı; ne Yunuslar, ne Fuzuliler, ne Yahya Kemaller, ne Akifler, ne de Necip Fazıllar olurdu. Onlar ne ifadenin iç ve dış cephesinden birini diğerine tercih etmişler ne de bu cephelerden birini ihmal etmişler. Bu ve diğer büyük şairlerimiz, şiirin bu iki unsurunu aynı potada eriterek söze estetik bir değer kazandırdılar ve geleceğe kaldılar.
Yukarıda isimlerini zikrettiğim şairlerin döneminde yaşamış ve kendinden, zamanında şair olarak bahsettirmiş nice sözüm ona şairler vardır ki, şiirin kendine has değerlerine saygı göstermedikleri ve “ucuz şiir” yazdıkları için bugün esamileri bile okunmuyor. Günümüzde şair olarak geçinen bazılarının da yarın aynı akıbete uğrayacakları muhakkaktır.
Günleriniz şiir güzelliğinde geçsin. Şiirle kalın efendim!