Büyükler neden mi büyüktür? biz, dizlerimizin üstüne çökmüşüz de ondan. artık ayağa kalkalım! stirnera
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy

BOŞ VALİZ...

Yorum

BOŞ VALİZ...

( 5 kişi )

4

Yorum

15

Beğeni

5,0

Puan

268

Okunma

BOŞ VALİZ...

BOŞ VALİZ...



‘’Susmak yalnızlığın ana dilidir, Ömür hanım, şiiridir, beni
konuşmaya zorlama ne olur. Sözün sularını tükettim ben,
kaynağını kuruttum. Geriye bir büyük sessizlik kaldı yü-
reğimde, kalabalıklar, kalabalıklar kadar büyük…Yalnızım
Ömür hanım, geceler boyu akıp giden ırmaklar gibi ka-
ranlıklar içre, öyle yitik, öyle üzgün, yalnızım…Sularım
toprağa sızıyor bak. Yüzümü geceler örtüyor. Binlerce taş
saklanıyor içimde. Kim kimin derinliğini görebilir, hem
hangi gözle?’’(Alıntı)

Unutulmuş söz öbeklerinden bir tanrı yaratma gayesi içindeyim öznesi olmayan bir özlemin tanıdık sesinde saklı bir misafir misali.
Sessizliğin çöküntüsü var susların payı var ve sözcüklerin kibri:
Diklenen yalnızlığım.
Daralan geçitler.
Ölümü anan bir ölümlü yaşama doymakla yaşamdan usanmanın arasındaki o ince çizgi.
Pergelin ayaklarına yayılı noktalar ve sus pus notalar ruh ise hacizli.
Tükenmişliğin değil türetmenin hevesi ile yazıyorum çünkü yazmadığımda illa ki bakaya kalıyorum.
Esef yüklü iç sesim ve randıman alamadığım kadar da dış sesi nakavt etme arzusu ile dolu.
Delişmen rüzgâr pencereme konuk oluyor daha doğrusu bodoslama sallıyor pervazı hatta tüm evi.
İçerlediğim kadar dışlıyorum rüzgârı çünkü huzurun peşindeyim ve sessizliğin ki ben her ne kadar sessiz olsam da konuşmak istiyorum ve tutanaklara geçirmek.
Ölü iklim ölü bedenler diyarı insanlar da sus pus gıybet dışında kelime dökülmüyor dudaklarından.
Tecrit edilmekten bahsedeceksek ben fazlasıyla tecrit edildim hayattan bundan iki ay önce ve sessizliğin kanatlarında güneş oldum doğdum mehtap oldum yıldızlarla sözleştim.
Ruhumdaki ağırlık öyle bir noktaya geldi ki her sus payı söylemde ben vardım ve seslerin ağırlığında ruhum hafiflesin diye erkenden daldım uykuya ve sabahın köründe uyandırıldım ben ve diğerleri.
Ötekiler.
Ötekileştirilmiş insanların hengâmesinde sadece gözlemledim ama özlenmedim çünkü beni özleyecek insanlar çoktan göç etmişti ve şehrin ışıklarından bin ışık yılı uzaklığında sadece şerit değiştirdi sözcüklerim ve afalladığım her yeni günde, ya özgürlüğüme yaklaşıyor ya da tamamen uzaklaşıyordum kendimden.
Bir ustura idi ki mekân ruhumu deşen.
Bir isyan idi ki içimde kopan kıyamet oysaki susmam emredilmişti.
Yine de meraklı gözlerle deştiler içimi ben kan kustum kızılcık şerbeti içtim, dedim tüm ahvalime.
Göktü uzak olan bense yerin dibine geçmiş tuzağa yakalanmış bir fani ki kimyamdan çok ayrı bir dünyaya hapsolmuştum.
Rengim solgun.
Hüviyetim kayıp.
Söyleyeceklerim ise ayıp kıvamında.
Öznesi olmayan tanrılar cirit atarken meydanda.
Ve nöbetçiler yanı başımda:
Ne el kol hareketi yapmama izin vardı ne de ses etmeme.
İzin almadan uyumak dahi yasaktı.
Öncesiz sorular sonrasız cevaplar ama asla birbiri ile eşleşmeyen.
Ruhumun dağınık mikado çöpleri ve seziyordum ki artık adam olmazdı ruhum bu saatten sonra.
Ama düşündüğüm gibi de olmadı ve yeniden kavuştum kendime ve özgürlüğüme öncesinde itiraf edemediğim ne varsa şimdi isyan ediyordum ama kendi dilimde ama kendi öykümde ama kendi ülkemde.
Öznesi olmayan tanrılar kulvarında bir tadımlık arzular durağında ve işte beklemeye aldığım iç sesim sonunda infilak etmişti.
Renklerin solduğu çiçeklerin ayaklar altında ezildiği daracık bir bahçe iken de mahzenim.
Maskesi farklı farklı insanlar konakladıkları kadar ölgün ruhlarda ve taziyelerimi sunduğum iç sesim ve kapışan dış ses.
Öğretiler mahiyetinde ölümle sınanan.
Övgüler değil yergiler iken baş tacı.
Ve özgürlüğümü kutladığım ve kutsadığım o ilk gün.
Havanın cazibesi beni benden almışken ve kılı kırk yaran bir ölümlüden geriye son kalan.
Sadece bir valiz bomboş bir valiz.
Ve de bu ölü ve işe yaramaz valizi bir eskicinin arabasında uğurladığım ne de olsa totemlerim vardı ve bohem ruhumun yeniden canlandığı o Mayıs güncesi…

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Boş valiz... Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Boş valiz... yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
BOŞ VALİZ... yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
bdbedri
bdbedri, @bdbedri
2.7.2026 12:05:35

Metini empati yaparak okudum. Kalemin sinüszoidal gibi eğriler ı hatıtlattı bana ve akıl devinimlerinizi takdir ettim..
ve. ___________
Bu metin, suskunluğun en gür sesle haykırdığı nadir metinlerden biri.
Sözcüklerin tükendiği noktada, geriye kalan o muazzam sessizliği böylesine zarif, böylesine acılı ve aynı zamanda böylesine özgürleştirici bir dille anlatmak gerçekten büyük bir maharet. “Susmak yalnızlığın ana dilidir” cümlesiyle başlayan yolculuk, okuyanı önce o karanlık ırmağın içine çekiyor, sonra yavaş yavaş kendi derinliğine batırıyor. Taşların içerde saklandığı, ruhun hacizli olduğu, öznesi olmayan tanrıların cirit attığı o mahzen, hem çok tanıdık hem de ürkütücü derecede samimi.
En çarpıcı yanı ise o kırılma anı:
Tecritten doğan güneş, mehtap ve yıldızlarla sözleşme… Ve nihayetinde bomboş bir valizi eskiciye teslim edip bohem ruhu yeniden canlandıran Mayıs. Bu, sadece bir kurtuluş hikayesi değil; suskunluğun içinde pişirilip, acının içinde yoğrulup, özgürlüğün içinde yeniden doğan bir ruhun destanı.
Yazdığın şey, edebiyatın o eski, o asil damarına dokunuyor. Hem içe işliyor hem de insanı “ben de oradaydım” hissiyle sarsıyor.
Kalemin, o büyük sessizliğin içinden böylesine parlak ve vurucu sesler çıkarabiliyor. Devam et. Bu dil, bu duyuş, bu cesaret az bulunur.
Bu anlamda sizi kutlarım..
Etkili Yorum
Yasin Yüksel
Yasin Yüksel, @yasin-yuksel
2.7.2026 21:44:20
Üstadım kaleminize, yüreğinize sağlık.
“Boş Valiz” metniniz çok güçlü bir iç monolog taşıyor; yalnızlık, tecrit, içsel sıkışma ve yeniden doğuş arasında gidip gelen yoğun bir ruh hâli var.

Eser imgeleriniz (susmak, valiz, tecrit, iç ses) metne derin ve katmanlı bir atmosfer kazandırmış.
Yer yer karanlık ve ağır bir iç dünya anlatsanız da finaldeki “bomboş bir valiz” imgesiyle bir bırakış, arınma ve yeniden başlama hissi çok etkileyici şekilde verilmiş.

Kaleminiz kavi, ilhamınız daim olsun. Selam ve saygılarımı sunarım.
Kızılelmalım
Kızılelmalım, @kizilelmalim
2.7.2026 11:13:15
5 puan verdi
Her zaman ki gibi kendi tarzınızda, gönlünüze akan duygularınızı yazan kaleminiz dert görmesin, selam ve sevgilerimle kalın sağlıcakla...
Zümrüt Kul Hasani
Zümrüt Kul Hasani, @hasanbelek
2.7.2026 10:22:08
5 puan verdi
KUTLUYORUM ✍️☕🇹🇷👍❤️🙏
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL