0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
137
Okunma
İnsan Kalabilmek
Her sabah yeni bir güne uyanıyoruz. Kimimiz umutla gözlerini açıyor, kimimiz ise yüreğinde taşıdığı görünmez yüklerle hayata tutunmaya çalışıyor. Dışarıdan bakıldığında herkesin hayatı sıradan görünebilir. Oysa her insanın içinde, kimsenin bilmediği sessiz bir mücadele vardır.
Günümüz dünyasında her şey hızla değişiyor. Teknoloji gelişiyor, şehirler büyüyor, insanlar kalabalıklar içinde yaşıyor. Ne var ki kalabalıklar arttıkça yalnızlık da büyüyor. Aynı sokakta yürüyen insanlar birbirlerinin yüzüne bakmadan geçiyor, aynı evi paylaşanlar ise birbirine ayıracak birkaç dakikayı bile bulamıyor. Oysa insanın en büyük ihtiyacı; anlaşılmak, dinlenmek ve değer görmektir.
Bazen içten bir tebessüm, en pahalı hediyeden daha kıymetlidir. Samimiyetle sorulan bir "Nasılsın?" sorusu, umudunu yitirmiş bir kalbe yeniden ışık olabilir. Çünkü sevgi, paylaştıkça çoğalan en değerli hazinedir.
Ne yazık ki kırmayı kolay, onarmayı ise zor öğrendik. Düşünmeden konuşuyor, öfkeyle hareket ediyor, ardından pişmanlıklarımızı sessizce içimizde taşıyoruz. Oysa kırılan bir kalbin sesi duyulmaz; fakat acısı uzun yıllar hissedilir. Bu yüzden ağzımızdan çıkan her sözün bir gönülde iz bırakacağını unutmamalıyız.
Hayat, hiçbir şeyin sonsuz olmadığını bize her gün hatırlatıyor. Bugün yanımızda olan insanlar, yarın aramızda olmayabilir. Ertelediğimiz sevgiler, söyleyemediğimiz teşekkürler ve sarılamadığımız sevdiklerimiz, bir gün içimizde kapanmayan yaralara dönüşebilir. Bu yüzden sevgimizi göstermeyi, gönül almayı ve affetmeyi yarına bırakmamalıyız.
İnsan olmak, sadece nefes almak değildir. İnsan olmak; başkasının acısını hissedebilmek, düşene el uzatabilmek ve karşılık beklemeden iyilik yapabilmektir. Gerçek zenginlik, sahip olunan mal varlığı değil; ardında bırakılan güzel dualar ve gönüllerde bırakılan izlerdir. Çünkü dünya malı burada kalır, güzel bir yürek ise insanların hafızasında yaşamaya devam eder.
Belki hepimiz farklı şehirlerde, farklı hayatlar yaşıyoruz. Farklı düşüncelere, farklı hayallere sahibiz. Ama bizi gerçekten bir arada tutan şey sevgidir. Sevginin olduğu yerde umut vardır; umudun olduğu yerde yeniden başlamak mümkündür.
Bugün kendimize küçük bir söz verelim: Daha çok dinleyelim, daha az yargılayalım. Daha çok sevelim, daha az kıralım. Bir insanın hayatına küçücük de olsa güzellik katabiliyorsak, işte o gün gerçekten yaşamışız demektir.
Unutmayalım; hayat, geride bıraktığımız iz kadar anlamlıdır. İnsanlar bizi sahip olduğumuz imkânlarla değil, onlara hissettirdiğimiz değerle hatırlayacaktır.
Çünkü insan, ömrünün uzunluğuyla değil; dokunduğu kalpler, yaptığı iyilikler ve ardında bıraktığı sevgiyle yaşar. Gün gelir sesimiz unutulur, yüzümüz silinir; ama bir kalbe bıraktığımız iyilik, yıllar geçse de yaşamaya devam eder. İşte insanı gerçekten ölümsüz kılan da budur.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.