0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
150
Okunma

İçimizden, gönlümüzden geçen hüzün ve üzüntülerimizi çok güzel hatırlamak lazım.
Evet belki resimlerimiz siyah beyazdı, yoksulduk belki her şeye ulaşamıyorduk. Ama hayatlarımız, gönüllerimiz çok aydınlıktı, pırıl pırıldı.
En önemlisi o yokluklar içinde çok mutluyduk. Basit şeyler bizi mutlu ediyordu. Oyuncaklarımızı da kendimiz yapardık. Hayatı da yaparak yaşayarak öğreniyorsun.
Hani derler ya; büyümüşte küçülmüş. Bizler aynen de öyleydik. Belki de bilmeden eğitimin en etkili yolunu kullanan bizim nesildi.
Bir daha dünyaya gelsem yine, Kuzgundere’de yaşamak isterdim.
O güzel günleri film şeridi gibi hatırlarım. İyisiyle, güzeliyle sahiplendiğimiz yerdi Kuzgundere.
Şimdi yok Kuzgundere, Kentsel Dönüşüme kurban edildi.
Şimdi ise, her geçerken baktım mı içim burkulur hüzünlenirim.
Rahmetli babam, çocuktum hatırlıyorum Camii’nin inşaatında gönüllü ve hayrına çalışmıştı. Kentsel Dönüşümle yıkılan Cami bizleri çok üzmüştü. Beni çok çok daha fazla üzmüştür. Son kalan minarenin yıkılışını Tanjant Köprüsünden seyretmiştim. Bu gördüğüm manzara beni duygusallık denizine götürmüştü.
Cami Yıkılmayabilirdi, Okul yıkılmayabilirdi, kilise yıkılmayabilirdi. İnce Köprüyü ise toprağa gömüp mahvettiler. Bu söylediğim eserler restore de edilmeliydi. Güzel Kuzgundere’miz bin yılı aşkın tarihi surlarıyla, Trabzon hem tarihi ve hem de Antik bir şehir havasında olurdu.
Babür Ali Yaşar
Yaşanan Anılar
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.