0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
141
Okunma

—“Ağaçlar, toprağın göğe yazdığı şiirlerdi”
Halil Cibran
—“Bir derdin varsa açabilirsin ağaçlara; ağaç yaprak verir, sır vermez rüzgâra.”
A. Cahit Zarifoğlu
Alıç ağacı, başta kalp ve damar sağlığı olmak üzere tansiyon dengeleme,
kolesterol düşürme ve sindirimi rahatlatma gibi faydalarıyla bilinen şifalı bir
bitkidir. İçerdiği zengin antioksidanlar sayesinde genel bağışıklığı destekler ve
sakinleştirici etkiler.
Bu ağaç neyi temsil eder: Sevgi ve iyimserlik. Çiçeklerini koklamayanlar için,
alıç ağaçları daha çok iyimserlik, doğurganlık ve aşkla ilişkilendirilmiş gibi
görünüyor. Yunan evlilik tanrısı Hymen ile ilişkilendirilirler ve MÖ 5. yüzyıldan
itibaren ona adanmış sunaklar, alıç ağacından yapılan mumlarla aydınlatılırdı.
Ülkemizde hobi amaçlı yetiştiriciliği her yerde yapılabilen alıç fidanının yabani
küçük meyveli ve doğal seleksiyon sonucu oluşmuş iri meyve olan çeşitleri vardır.
Yabani olanlar tamamen tohumdan yetiştirilmekte olup, iri meyveli olan çeşitler
ise sadece dokulu kültürü veya aşı yöntemi ile üretilmektedir.
Yabani olanalıç fidanı5–6 yıl içerisinde ürün verebilirken, aşı ile üretilen iri
meyvelisarı alıç fidanıve iri meyveli kırmızı alıç fidanı gibi olan çeşitler ise 2–3
yıl içerisinde ürün verebilmektedir.
Alıç meyvesi genellikle eylül ve ekim aylarında semt pazarlarında bulunabilen,
taze veya kurutulmuş olarak satılan mevsimsel bir üründür. Fiyatlar ürünün
tazeliğine, kurutulmuş olmasına ve satış noktasına göre değişiklik gösterir:
Taze Alıç (Pazar/Manav): Sonbahar aylarında pazarda kilosu yaklaşık 150.TL—
300– TL arasında satılabilmektedir. İnternet mağazalarında ise taze alıçların
kilosu 300 TL ile 400 TL arasında fiyatlandırılabilmektedir.
Söylentiye göre; yoksulluk ve kıtlık içindeki Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli
dergâhına buğday istemek için gitmiştir. Hacı Bektaş Veli kendisine buğday
yerine erenlerin Yunus Emre’nin Hacı Bektaş Veli’ye Ziyareti nefesini
(himmetini) teklif etmiş, Yunus Emre: “Nefesi neyleyeyim, bana buğday gerek.“
diyerek buğdayda diretmiştir.
Yunus Emre, yaşanan bir kıtlık döneminde Hacı Bektaş–ı Veli Dergâhı’ndan
yardım istemeye giderken eli boş gitmemek için çuvalına ve heybesine dağda
yetişen alıç meyvelerinden doldurarak götürmüştür.
Bizim köyde uzak bir tarlamızda kocaman bir alıç ağacımız vardı. Meyve ile
yüklü olurdu. Köye uzak olduğundan çocuklar gidemezdi. Çobanların ancak bir
avuç aldığı olurdu. Alıç meyvesi ninemi çağrıştırdı. Toplayıp bir çuval getirdik.
Rahmetli Büyükannem, avuç avuç çocuklara dağıtırdı. Evdekiler de doya doya
yerdi. Ne ki dişleri kamaştırırdı.
Edebiyatımızda “Alıç Ağacı” temalı birden fazla değerli şiir bulunmaktadır. En
bilinenleri arasında Mevlani Ulusoy’un Anadolu’nun çilekeş ağacına seslendiği
eseri öne çıkar.
Alıç Ağacı
Kıraç yerde kökü salmışsın,
Tek başına garip kalmışsın!
Can suyun nerden almışsın?
Söyle bana alıç ağacı.
Botanikçi Hikmet seni sevmiş,
Elinde kitabı, sohbete girmiş
Bozkır neden yalın bir yermiş?
Söyle bana alıç ağacı.
Sıcak, soğuk demez dayanınca
Renkten renge girip boyanınca,
Niye sevindin kuşlar konunca?
Söyle bana alıç ağacı.
Dibinde yazayım bu deyişimi,
Cümle âleme duyur sezişimi!
Uzaktan nasıl bildin gelişimi?
Söyle bana alıç ağacı.
Çiçeğin beyaz, meyven sarıdır
Kuşun, böceğin yiyecek balıdır
Hangi derde, hastalığa şifalıdır?
Söyle bana alıç ağacı.
Ulusoy, dileğini tutmuş duacı
Anadolu’nun en çilekeş ağacı,
İnsanlar dünyada niçin kiracı?
Söyle bana alıç ağacı.
Mevlani Ulusoy
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.