0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
59
Okunma
Ne güzel bir ifadedir. Reis-ül Hattatin. Hattatların reisi. Reis Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın ve Sedat PEKER’in mümeyyiz sıfatları. Reis lider, baş anlamına gelen arapça bir kelime. Önder, kurucu, yol açan, tecrübe ve gayret sahibi, bir topluluğun önderi. Ayakkabıcılar odası başkanı gibi, Esnaflar odası başkanı gibi Hattatların Reisi.
Risale-i Nur okumaya gayret ettiğim dönemlerde. Dönemin soruları karşısında apışıp kalmamak. Böyle soru ve tereddütle karşı karşıya kaldığımda izahat getirebilmek maksadıyla günde 6 saat 8 saat, 200 sayfa, 300 sayfa okuduğum zamanlarda duaları ve ayetleri de ezberlemeye defterime yazmaya çalışırdım. Yavuz Bahadıroğlu, Yavuz Bülent Bakiler gibi popüler islami yazarları da okuduğum dönemlerde meşhur bir "Hattat Hafız Osman" Menkıbesi vardı. Hafız Osman Efendi Üsküdar’dan kayıkla karşıya geçmesi gerekmiş. Kayığa bindikten sonra üzerinde para olmadığını fark etmiş. O dönemde boğazdan karşıya kayıkla geçiliyor. Cebinde kalem ve kağıdı eksik olmadığı için Kayıkçıya ben sana bi vav yazsam kabul edermisin, sahaflarda bozdurur ücretini alırsın diye teklif ediyor. Kayıkçı kıymetini bilmediği için farkında olmadan kabul ediyor. Hafız Osman Efendi Güzel bir vav çekiyor. Kayıkçıya yolculuğun ücreti olarak veriyor. Kayıkçı bir zaman sonra sahaflara uğrayığ Hafız Osman Efendinin el yazması Vav harfini epeyçe yüklü bir miktara bozduruyor. Bu menkıbe islamda Hat Sanatı, yazının önemi, maddi ve manevi kıymeti konularıyla birlikte anlatılırdı. Bende bu menkıbeye dikkat ederdim. Böylece kalbimde hattat, hat ve yazı sevgisi başladı. Bediüzzaman Hazretlerinin Kuran ve Sünnet saygısı ve bilgisi sayesinde de asrın getirdiği şüpheli imanı sarsıcı sorulara kafamda tereddüt kalmasın diye okurdum. Notlar alırdım. Zamanla bilgi işlem ve haberleşme branşlarında çalışmaya başlayınca elektrik- Elektronik, Bilgisayar Programlama işim oldu. Bilgi İşlemci oldum. Kalbimde Risale-i nur ve hat sevgisi ile yıllar sonra, 16 yıl sonra Halk eğitim merkezinde Hüsn-i Hat Kursuna katılmak nasip oldu. 13 hafta Sad harfine kadar Hattat Yusuf Bilen hocamızın Derslerine katıldım.
Bizimkisi sadece sevgi olduğu için, bilinç yok, method yok, yöntem yok. Ama çok okuyup araştırdığım için o dönemde sanki bütün hat tarihini biliyor gibiydim. Kağıt nasıl yapılır. Kalemler eskiden At tersine yatırılıp kurutuluyormuş. Bir taraftan kursa devam ediyor. Bir tarafdan da saçmalıyordum. Okuyup araştırıp kursa geliyordum. Kargı kamışından kalem yapılıyormuş hoca hiç bir şey söylemeden Erin bey o zaten yapıldı. Şimdi kesik uçlu bambu vb kamışlardan kalemler var. Her hafta bir şey gösteriyordu. Bir gün hocanın sergisi oldu. Hattat Hasan ÇELEBİ hoca geldi. Bana Erin Bey Reis-ül Hattatin Hasan ÇELEBİ hocamız gelecek dedi sergiye davet etti.
Reis-ül Hattatin ne kadar hoşuma gitti. risalei nurdan eski kelime hafızam olduğu için hemen anlıyorum Hattatların Reisi. Başkanı yani, Önderi, Lideri. Sergiye ailemle birlikte gittim. Hocamız beni takdim etti. Ellerinden öptüm. duasını aldım. Ama ben hala önemini ve değerini biliyorum zannediyorum ama zerre kadar farkında değilmişim. Hattat Hasan ÇELEBİ hoca yaşayan bir hazine imiş. Kaleme ve Yazdıklarına yemin olsun ayetinde geçtiği gibi o Kuran’ın eşsiz ayetlerinin yazıya geçirenleri yetiştiren ana menbaı. Bu bir su pınarının kaynağı gibi bir şey. Ama bizim gibi, gözlüklü, yaşlı muhterem bir zat olduğundan dolayı onu basit bir usta gibi. Reklam tabelaları yapan ustalar gibi algılanıyor. Benim saygım ve bilgim birazcık daha fazlaydı ama yine de kıymetini daha yeni anlıyorum. Ama Yusuf Bilen Hocamızın sevgi ve saygısından hocası olduğu, hattatların reisi olduğunu önemli ve değerli olduğunu anlıyorduk ancak bu anlayış çok sığ bir anlayış. Bir yağmur bereketinden sokakta kapının önüde kalan su birikintisi kadar bir sığlık.
Bu gün televizyonlardan birinde Allah onlardan bin razı olsun. Hasan ÇELEBİ hocamızın hattat Halim ÖZYAZICI ve Hamit AYTAÇ’ın terekesini anlattığı çekimi izlerken gözlerim doldu. Ne kadar büyük bir rikkat, gözleri dolarak, ne kadar büyük bir kadir ve kıymet bilme, o terekelerdeki yazılar o dönemde müzayedelere dağıldı gitti. Diye iç çekerek anlattı. Tereke hattatın atölyesinde kalanlar demek. Karalamaları, alıştırmaları, çizgileri, kalıpları, mistarları, düzeltmeler, olmadı deyip beğenmedikleri, teslim edemeyip kalanlar gibi onun arka planını, buz dağının görünmeyen kısmını anlatan kısım. Bu terekeler o kadar değerli ki Hasan ÇELEBİ hoca bunların para ile satılmadan önce eğitim malzemesi olarak incelenmesi gerektiğini düşünüyor. Çünkü her hattat başlı başına bir okul. kendinden önce gelen hocasının altın zincir bağı ile bağlanarak o hocasına onun hocasına böyle böyle hazreti Ali ye kadar giden bir zincir. Yani o arapça harflerin ilk hallerinden bu güne kadar el ile çoğaltan yazan güzelleştiren, sanatını arttıran silsilenin devamı. 12 çeşit yazı var Bu 12 çeşit de 12 ayrı üniversite gibi okul gibi bir kıymete haiz çünkü o stillerle de binlerce eserler güzel sözler, ayetler, hadisler, çeşme yazıları, mezartaşları, anlaşmalar, fermanlar, ders kitapları, dergiler, başlıklar yazıldı.
Hattat Yusuf Bilen Hocamızın vesilesi ile hayatımda bir kere görmek ve elini öpmek nasip oldu. Hattat Yusuf Bilen Hocamıza da Talebelerinin çokluğundan, gayretle çalışmasından dolayı benim de bulunduğum bir ortamda Yusuf bey size ne kadar imreniyorum. Maşallah. Allah Çalışmalarınıza Bereket versin diye dua etti. Hattat Yusuf Bilen Hocamız Hasan ÇELEBİ Hoca geleceği zaman heyecanlanır. Hemen harekete geçer katılabileceklere haber verir. sağa sola koşuşturur. Diğerleriyle birlikte pervanelerin güneşin etrafında döndüğü gibi etrafında dönerdi. Gözlerinin içine bakardı. Elinde kağıt kalem hem not alır. Hem bir emri ricası olursa koşardı. Gelenlerden kaç tanesine oturduğu sandalyesini verdiğini görürdüm. Kalkardı kemali saygı ile gelen hocayı hasan çelebinin yanına oturtur sandalyesini verirdi. Bu kim bu kim diye sorardım. Anlardık ki Hatta başlamasında ilk tavsiye vermiş, Harflerin bir kısmını ondan öğrenmiş oradan başka hocaya geçmiş. Bende hayatımda bir defa sergiden sonra çay içmek sohbet etmek için katıldığımız ortamda şahit olmuştum.
Şu anda Reisül Hattatin Kim bilmiyorum. Edepten Yusuf Bilen Hocamıza da soramıyorum. Ama arkasında bir reisül hattatin bıraktımı birisini işaret etti mi bilmiyorum. Etmediyse de bir Hattatlar toplanıp Reisül Hattatin belirlenmesi gerekmektedir. Çünkü hat sanatı Milli bir Stratejik Konudur. Arapların Kabe ye sahip olup Kabe-i Muazzama ve Hac ve Umre Hizmetleri yaptıkları gibi İslam Yazısına Hizmet Türklere nasip olmuştur. Hasan ÇELEBİ Hocamızın 50 den fazla yabancı talebesi bir çok da yerli talebesi bulunmaktadır. Davut BEKTAŞ, Mehmet ÖZÇAY, Hattat Cafer KELKİT, Hattat Yusuf BİLEN hocalarımız benim bildiklerim. Bu konuda araştırıp daha detaylı yazı yazacağım. Reisül Hattatin Hasan ÇELEBİ Hocanın talebeleri listesi inşallah.
Mahmut Bedrettin Yazır tarafından kaleme alınmış Kalem güzeli isimli eseri okursanız. Yazı güzelliği güzelliklerin başıdır. Hem bir terapi, hem bir sanat ve estetik hem de hikmetlerin, ilmin, irfanın başıdır. Rahmetli Hasan ÇELEBİ Hocamızdan sonra Reisül Hattatin mutlaka tayin edilmelidir. Hattat Davut BEKTAŞ, Hattat Mehmet ÖZÇAY, Hattat Cafer KELKİT, Hattat Yusuf BİLEN hocalarımız benim bildiğim en mümtaz talebelerindendir. Hattat Cafer KELKİT Sivas Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü ve Aynı Zaman da Sivas üniversitesinde dersler de vermektedir. Reislerin Reisi Recep Tayyip ERDOĞAN’ı biliyoruz. videoların Reisi Sedat PEKER’i de biliyoruz. Hattatların Reisi Reisül Hattatin Kimdir Onu bilmeye hepsinden daha fazla ihtiyacımız var.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.