2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
73
Okunma
Bu ülke bu duruma gelmelimiydi?
Bu güzel ülkemiz yoklar içinde, sefalet dolu acılar yaşayıp ve ardından sevgiyle hayat bularak kurulmuşken ve herkes için şartların özgürce yoğrulduğu düzen varken, bu durumdan ne çok memnun olmayan insan varmış aramızda. Kul olmayı, manda olarak yaşamayı ne çok isteyen varmış.
Bu halk, bu yönetim, bu siyasi erkan;
Hadi kurtuluş günlerine nankörlük yapılıp unutturulmaya çalışılıyor.
Peki ya bu gün:
Lübnan, Suriye , Libya, Irak, Filistin.
Bu ülkelerin iç düzeninde ne acılar yaşandığını görmüyorlar mı?
Ve bugün ki duruma nasıl geldiklerini.
Neden bu güzel ülkemizi de bu ülkeler gibi iç karışıklığın, düzensizliğin, yaşamı zorlaştırıcı koşulların sağlanmasını isteyerek yapıyoruz.
Buna sebep olanlarda zerrecik vatan sevgisi aramak mümkün mü?
Bahsettiğim ülkelerde yaşayan insanların çektiği sıkıntıları ve karşılaştıkları ülkesizlik hissini hızla bizimde yaşamamız için yoğun çaba harcarlar.
Oysa ki bu ülke insanları ülkemize sevinçten uçarak, büyük mutluluklar içinde gelir, büyük üzüntüyle dönerlerdi. İmrenerek bakarlardı.
Görünen o ki, toplumun bir kesimi, bu gidişle ülkesiz ve vatansız kalınmasına doğru yuvarlamaktadır. Tabiki hemen olacak değil, belki onlarca yıl sürer ama sonuç ne yazık ki Filistin kaderi, Lübnan kaderi olacağı ve öyle de olması istendiği çıplak şekilde görünmektedir.
Bu oyunlara neden geliyoruz. Yıllardır bozuk plaklar gibi parçalanmak, bölünmek arzusu güdenleri dile getirip sağır sultanın duymasını bile mümkün kılarken. Bunu sadece endişe yaratıp oy devşirme aracı olarak kullanmayı iyi bildik yıllarca. Ama asıl beka sorununun ne olduğu ortada değil mi?
Şöyle bir düşünelim :
Millet olarak seçtiğimiz vekillerin çoğunluğu iş insanı. İş insanı işiyle uğraşmak yerine ne işi olabilir mecliste. Dertleri vatana millete hizmet olduğunu sadece mikrofon söylüyor.
Öyleyse demek ki bir çok sebepleri var.
Çikarcılığın ve kayırmacılığın bu kadar yoğun olduğu dönemde onlarda pay artırımı peşinde tabi ki. Çeşmenin başında olmaları boşuna değil. Ve ülkenin bugünü yarını umurların da bile değil.
Bu insanlar acaba hangi kanunu kendi çıkarları için değilde, halk için yapar.
Hangi kanunu milletin vatanın faydasına yapar.
Tabi ki yaşanarak görüldüğü gibi hiç birini.
Devlet bürokrasisi tarihte benzerine nadir rastlanır şekilde, liyakat yoksunu hint kumaşı olmuşsa, bir değil üç yeri yönetmeye atanmış ve fazladan besleniyorsa, bundan vatan millet sevgisi yada hizmeti çıkar mı?
Ve yine bu ülkenin yurt dışında yaşayan vatandaşı , yaşadığı ülkede ki rahatlığı kendi yaşarken, bu ülkede yaşayan vatandaşın aynı rahatlığı yaşamasını çok görürse.
Bu durumun izahı var mı? kesinlikle yok. Anlamlanması mümkün değil.
Olmayan haksızlıkları zorla varmış gibi yaratarak, kaos ortamı oluşturmak bu ülkede kimleri mutlu ediyor. Mutlu olanlar sadece ulus karşıtı dizayncılar değil mi.
Ülke her geçen gün sadece ekonomik kayıp vermiyor, gelenek ve kültür kaybıda veriyor.
Kendi derdine düşmüş, aklı gitmek üzere olan toplumdan başka ne kalır geriye.
Güvenin, hoşgörünün, adaletin, sevginin, saygının ve sağduyunun adı kaldı sadece dilimizde.
Şu yaşananlara bakar mısınız:
Ne dini bayramda, ne milli bayramda tat kaldı.
Birileri hırs ve ego uğruna, bu millete bu bayram günü bunları yaşatmasının verdiği mesaj ne.
İşte bu mesajı iyi anlarsak, önümüze daha net bakıp, nasıl yaşamak istediğimizi daha iyi netleştirebiliriz.
Çıkar ve kayırmacılığa prim vermediğimiz gün her şey iyiye gidecektir.
Algı operasyonlarına aldanarak gerçekleri görmemek ve bizi biz yapan bu ülkeye ihanettir.
Bu ülke Atatürk ve Cumhuriyet değerleriyle anlamlı ve yaşanılır olur ancak.
Başka toprağımız yok maalesef.
Kavganın, egonun, bireyselliğin bir kenara bırakılma vaktidir. Zarar her vatandaşındır.
Tükenmişlik zengin fakir ayrımı yapmaz.
Saklı ve gizli niyetleri bozma vaktidir.
mtu
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.