Alıcılar almaz, vericiler alır. eugene benge
erincoban
erincoban

Nagehan

Yorum

Nagehan

0

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

42

Okunma

Nagehan

Kamu oyuna Rasim Ozan Kütahyalı (ROK) operasyonu olarak yansıyan, Adana merkezli 18 ile 300 kişiye yönelik yaklaşık 20 civarında ödeme kuruluşu, yazılım kuruluşu, Antalya Spor, Adana Spor, Bodrum Spor gibi takımların da işin içinde olduğu iddia edilen büyük operasyon çok büyük yankı uyandırdı. Toplamda 100 milyar TL işlem hacmi olduğu ifade edildi. En son Ertuğrul ÖZKÖK’de bu konu da yazdı. Enver AYSEVER, Fatih ALTAYLI bir çok yazar ve yeni ortaya çıkan youtube kanalları konuyu inceledi. 300 saat civarında yayın yapıldı.
Bu operasyonun öznesi haline gelen ROK bir kişi olarak ele alınamaz. ROK hakkında en az bir roman, bir yada bir kaç tarihi kronoloji kitabı, bir yada bir kaç istihbarat, ergenekon, mit kitapları türünden ROK’un harcadığı, operasyon çektiği önemli kişiler, bu bilgilere nasıl ulaştı, kimler yardım ve destek verdi. Türünden bir yada bir den fazla kitap, En az 1 Adet Futbol ve Arka Planı yolsuzluklar, Çıkar ilişkileri, Şike vb konuları ele alan kitap yada kitaplar, 1 Biyografi kitabı, 1 yada 1 den fazla ROK’u bu duruma getiren FETÖ ve AKP bağlantısı ve bağlantıları kitap olarak çıkması gerekir.
En az 1 adet film, belki sosyal psikolojiyi, toplum mühendisliğini işleyen Arkada Sokaklara benzer bir dizi de çıkacağını düşünüyorum.
Yazar, Yönetmen, Yapımcı olmak isteyen yeni bakir alanlar arayışında olanlar için 1950 lerden alıp 2026 lara kadar götürebileceği ve çok farklı açılardan analizler yapılabilecek bir materyal madeni ile karşı karşıyayız. Çünkü ROK Cüneyt Arkının karısını dövmesinden, Yılmaz GÜNEY’e, Süleyman DEMİREL’den, Adnan Menderese, Orhan Pamuktan, Fatih TERİM’e Sezen AKSU’dan Tarık AKANA kadar açıklama yapmadığı, bulaşmadığı hiç kimse kaldı. Açıklama ve Analizlerine bilimsel yada gazetecilik çalışması diyemeyiz. Bilinçli olarak belli teknikleri kullanarak, isim zikrederek, gündeme getirme, bulaştırma, tartışmaya açma, yarısı doğru yarısı yanlış bilgi ile dezenforme, insani ve özel hayatlarını, zaaflarını ortaya çıkarıp, itibarsızlaştırma operasyonu yaptığı kesin. 76 yıllık bir dönemin, rahmetli olmuş ve de halen görevde olan aydın, nüfuzlu ne kadar insanı varsa bu şekilde hepsini itibarsızlaştırma tek başına yapılabilecek bir çalışma değildir. Bu bir ekip işidir. Bu işe soyunma cesareti de öyle bir madde kullanıp elde edilebilecek cesaret değildir. Geçmiş tarihte Savcı Zekeriya ÖZ, FETÖ cü taraf gazetesi ve ekibi ile hareket edildiği ortadadır.
Rasim Ozan Kütahyalı ile birlikte hatta onunla at başı yarışır düzeyde son 20 yıla damgasını vuran ikinci kişi işe Nagehan ALÇI’dır. Nagehan ALÇI da en az Rasim Ozan Kütahyalı gibi toplumu manipüle eden Kendisini Atatürkçü Seküler bir aileden lanse eden. Yorumlarını da seküler benim kadar modern bi kız böyle söylüyorsa kılıfına saklayarak anlatan bir kişidir. Yazar, çizer, okur aydın aile düşünün. Ertuğrul ÖZKÖK’lerle ailece tanışmış, evine gelip gider hale gelmişler. Orhan PAMUK’larla tanışmış ailece gelip gider hale gelmişler. Yani mesleğin ve arkadaşlık ilişkilerinin zirvesine çıkmışlar. Hatta Can ATAKLI’nın belirttiğine göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN ile toplantılara katılabilir hale gelmiştir. Yazarlıktan bir çok kimse para kazanamazken yazarlıktan parada kazanmışlar. Cematin batmasına sebep olan Milyonluk Bankasya Kredisi de kullanmışlar. Bu çevrenin getirdiği aydın aile yaşamını seçmek yerine televizyonlarda sebep sonuç ilişkisi ortadan kalkan ve herkesin fark ettiği analizleri yapan durumlarına düştüler. Bu durumu yaşatan kişilerin bir tanesi de Nagehan ALÇI’dır. Negahan en az ROK kadar bilerek ve isteyerek ve belki de daha fazla iştahla 20 yıllık ulus çapında ve uluslararası boyutta manipülasyon yapmıştır.
Nagehan’ın giyinişi, bir manipülasyon uğruna kendi aile hayatını düzgün yürütemeyişi, yunanistanlı bir diplomat ile ilişki kurması bile irdelenip ele alınması gereken hususlardandır. Belki hakkında ortaya çıkacakları öngörerek belki Rasime kaptırdığı paraları bir daha geri alamayacağını öngörerek Yunanistanlı eski diplomat sevgili yapıp. Kolay yoldan Yunanistan’a kapağı atmayı planlıyordur. Bu çerçevede iki kız çocuğu bir annenin yaşamındaki dengesizlik ve düzensizlik, Fetö nün çekirdekten yetiştirerek insanların mesleklerieni nasıl kötüye kullandırıp bir aile düzeni içinde yurdumun vatandaşı olarak yaşamalarına müsade etmeyişine bir örnek olarak nasıl mensuplarını kullanıdğını ve yeri geldiği zaman onları bir sümüklü mendil gibi fırlatıp attığına örnek olarak incelenmelidir.
Nagehanın emsal kalacağını düşündüğüm NAFAKA DAVASI da. Bir Nafaka davası olmaktan çıkan kocadan ayrıldıktan sonra lüks yaşamı devam ettirmek için kocanın yeni hayatında devam eden gelirine ortak olma davası olarak Nafaka Davalarının yersizliği, verilemeyecek kararların verildiği, Feminist hakim ve savcıların NAFAKA davalarındaki tutarsızlıkları. NAFAKA piyasası, NAFAKA borsası gibi yeni konular açısından irdelenmelidir. Nagehan’ın hayatı da en az Rasim Ozan Kütahyalı’nın hayatı kadar konuşulacaktır. Bu Dava basitçe Rasim Ozan Kütahyalı’nın bulgaristandan iki araba getirtip parasını ödememesi, Nagehan’ın paralarını alıp, Nafakalarını ödememesi, Borsaya yatırıp zenginleşmesi ve kara para aklama trafiğine kasa olarak hesaplarını kullandırması olarak bakılamaz. Bu dava Nagehan’ın esas rolü oynadığı FETÖ ve AKP içindeki gizli FETÖ sisteminin organize hareketleri, basın, dezenformasyon ve itibar tetikçiliği olarak değerlendirilmeye alınmalıdır.

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Nagehan Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Nagehan yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Nagehan yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL