Akıllı bir insan kazandığı paranın bırazını, aldığı nasihatın ise birçoğunu bir yana koyar. harry carns
erolbasci
erolbasci

Yüzü Olmayan Kadın

Yorum

Yüzü Olmayan Kadın

( 1 kişi )

0

Yorum

4

Beğeni

5,0

Puan

123

Okunma

Yüzü  Olmayan Kadın

Yüzü Olmayan Kadın


YÜZÜ OLMAYAN KADIN

Eli, klavyenin tuşları üzerinde asılı kalmıştı.

Ekrandaki imleç, cevapsız bir sorunun nabzı gibi yanıp sönüyordu.

Karşısındaki kadın; sadece bir isimden, ve her gün tekrarlanan

o büyüleyici kelimeler silsilesinden ibaretti.

Adı Rüyaydı (ya da öyle olduğunu söylüyordu). Ne yüzü vardı ne de yaşı

Profilinde sadece puslu bir deniz manzarası vardı. Ergen miydi , yetişkin mi,

olgun mu, yaşlı mı?

Her şeyin yükü hayal gücüne yıkılmıştı.

Ancak yazdığı her cümle, adamın zihninde fiziksel bir temasın asla

bırakamayacağı kadar derin izler bırakıyordu. Adam için bu durum,

modern bir aşktan ziyade ruhsal bir kazı çalışmasına dönüşmüştü.

Kadının yüzünü bilmemek, başlangıçta bir eksiklik gibi gelse de

zamanla en büyük özgürlüğü olmuştu. Kadını bir kalıba sokmak

zorunda değildi. O, bazen yağmurlu bir sokağın hüznü, bazen eski

bir kitabın kokusu, bazen bir kanaviçe kenarındaki figür, bazen de

hiç gidilmemiş bir şehrin sabah serinliğiydi.

Gözler, kelimelerin önüne kurulan bir barikat olurdu belki de.

Yüzü olsaydı, zihnini algılayabilir miydim acaba diye düşündü adam.

Kendisine şaşırdı.

Kadının yüzünü gördüğü an, hayatına dair sırlarına vakıf olduğunda,

büyü bozulacaktı, evet. Çünkü hayalindeki o "yüzü olmayan kadın",

kendi eksik parçalarıyla tamamladığı bir yapbozdu adamın. Onu gördüğünde,

kadını kendi gerçekliğiyle değil, kadının kendi kendisine çizdiği sınırlarıyla tanıyacaktı.

Geceler ilerledikçe adamın ruhu, ekrandan sızan o ışığa daha da bağlandı.

Sesini duymadığı, tenine dokunmadığı birine duyduğu bu sarsıcı sadakat onu korkutuyordu.

Sanki bütün dünya somut bir gerçeklikten ibaretken, o sadece bir klavyenin

tuşlarında yaşıyordu. Kadın ona, görmeden inanmanın ve fiziksel varlığın ötesinde

bir ruhun nasıl sevilebileceğinin kanlı canlı (ama yüzsüz) kanıtı olmuştu.

Yazışmaların ikinci ayında adam, hayatının merkezinin bir ekran ışığına kaydığını

dehşetle fark etti.

Göz alıcı, kuşatıcı, hatta teslim alıcı.

Sabah uyandığında ilk işi ekrana bakmak, gece ise "Rüya’nın" kelimeleriyle

rüyaya yatmaktı. Kadın, adamın daha önce hiç kimseye açamadığı kapıları

birer birer aralamıştı. Ancak ortada ne bir ses vardı ne de bir yüz.

Adam bir akşam, aynadaki yansımasına bakarken duraksadı.

"Onu sevmiyorum," diye fısıldadı kendine.

"Ben, onun bende yarattığı bu boşluğu seviyorum."

Bu düşünce, kalbine buz gibi bir korku saldı. Hiç görmediği, dokunmadığı, belki de

varlığından bile emin olmadığı bir hayaletin, gerçek hayatındaki her şeyi ,

işini, arkadaşlarını, uykularını, hatta kahve fincanını ele geçirmesi onu dehşete düşürdü.

Kadın o gece yine yazdı ekran başındaki, sabahçı kahvesi müdavimine

"Dün gece nasıl da tatlıydı sohbetimiz "

Adam, kafasının içinde nicedir dolanan düşüncelerle örtüşen köleleştirici iltifattan ürperdi.

Kadının bu görünmez yakınlığı, fiziksel bir tacizden daha istilacı gelmeye başlamıştı.

Rüya’nın yüzü yoktu ve bu yüzsüzlük, kadına her kılığa girme gücü veriyordu.

O an anladı ki; eğer bu bağ kopmazsa, bir daha asla "gerçek" ve "kanlı canlı" birini sevemeyecekti.

Kendi zihninin yarattığı bu kusursuz hapishanede sonsuza dek kilitli kalacaktı.

Kalbi, hiç tanımadığı bu ruha doğru delicesine çarpsa da, adam kontrolü kaybetmekten

duyduğu o ilkel korkuya teslim oldu.

Hiçbir açıklama yapmadı.

Vedalaşmadı bile.

Sadece engelle tuşuna bastı ve ekran karardı.

O gece odasındaki sessizlik, hayatında duyduğu en yüksek sesli çığlıktı.

Adam, kalbinin meylettiği o uçurumun kenarından geri çekilmişti; ancak kurtarabildiği

yegane şey, sadece boş bir bedendi.

Ruhunun önemli bir parçası, o hiç var olmamış kadının isimsiz kelimeleri arasında asılı kalmıştı.



erolbaşçı

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Yüzü olmayan kadın Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Yüzü olmayan kadın yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Yüzü Olmayan Kadın yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL