Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. yaşamdır, keyif almayı değerli kılan. bernard shaw
Linares
Linares

''Kusur Avcısı''

Yorum

''Kusur Avcısı''

( 22 kişi )

15

Yorum

43

Beğeni

4,9

Puan

439

Okunma

Okuduğunuz yazı 3.5.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
''Kusur Avcısı''

''Kusur Avcısı''

Sabah gözümü açtım, şöyle bir gerindim ve mutfağın yolunu tuttum; kahve makinesinin o tanıdık hırıltısı başlarken kafamda tek bir soru vardı: "Eee, bugün kime kızalım?" Şöyle ağız tadıyla, kendimizi dev aynasında devleştirip karşımızdakini karınca gibi göreceğimiz o meşhur "haklılık" mesaisine başlamak için can atıyordum. Elime kupamı alıp ilk yudumu çekerken zihnimdeki listeyi şöyle bir yokladım; önce Dürdane geçti aklımdan ama "Yok," dedim kendi kendime, "ona daha geçen salı günü öyle bir kızmıştık, öyle bir nankörlükle suçlamıştık ki kadını rüyamızda bile mahkemeye vermişliğimiz var; o kontenjanı iyice doldurduk, bugün taze bir nefes lazım."

Peki o zaman, Şükufe! Evet, bence bugün Şükufe’ye kızalım; ona hiç bu kadar derinlemesine, şöyle doya doya kızmamıştık sanki. Hani geçen gün bir tarif verirken içine "yarım kaşık tuz koy" demişti de yemeğin tadı azıcık eksik kalmıştı ya, işte bu tam aradığım fırsattı! "Vay efendim," diye başladım kurmaya, "bu kadın kesin benim mutfaktaki itibarımı sarsmaya çalışıyor; sinsi sinsi o tuzu az söyleyerek benim misafirlere rezil olmamı bekledi, ne kadar da bencil, ne kadar da kendini beğenmiş bir tavır bu!" derken tam o esnada mutfak aynasındaki aksimle göz göze geliverdim. Aynadaki o tip —yani ben— bana öyle bir "Hadi oradan" bakışı attı ki o sıcak kahve boğazıma takıldı; çünkü Şükufe’nin yarım kaşık tuzuna takılan bu "Kusur Avcısı" yanım, daha dün akşam kendi yaptığı yemeği yakıp da "Canım, tencerenin dibi tutunca karamelize oluyor, lezzeti orada," diyerek kendi beceriksizliğini gurme bir sanata dönüştürmemiş miydi?

İşte bizim o meşhur "kendimizi hep üstün gören" halimiz tam burada devreye giriyor; başkası hata yapınca sanki dünya yerinden oynamış, sanki o kişi doğrudan bizim çok değerli şahsiyetimize savaş açmış gibi köpürüyoruz da kendi dağ gibi kusurlarımızı "İnsanlık hali, canım ne var bunda?" diyerek üzerini çiçekli battaniyelerle örtüp uyutuyoruz. Kendi hatamız olunca hemen gökyüzüne dilekçe verip "Rabbim, Sen affedicisin; benim niyetim çok temiz, kalbim pırlanta gibi," diye sığınıyoruz da iş karşı tarafa gelince birdenbire elimizde adalet tokmağıyla en sert yargıç kesiliveriyoruz. "Bana bunu nasıl yaparlar?" diye söylenip dururken aslında o cümlenin altındaki kocaman, şişmiş egomuzu hiç fark etmiyoruz; sanki biz bu dünyaya özel üretim, hatasız ve porselen bir biblo gibi gelmişiz de geri kalan herkes bizim etrafımızda kusursuzca dönmek zorundaymış gibi bir havaya giriyoruz.

Aslında Şükufe telefonu geç açtığında "Hadsiz!" derken, biz üç gün önce bir yakınımızın aramasını "Şimdi hiç çekemem" diyerek meşgule attığımızı unutuveriyoruz; başkasının kapısının önündeki tek bir çöpü görüp "Ne kadar da pasaklılar!" diye naralar atarken, kendi içimizdeki o toz dumanı görmemek için gözlerimize resmen perde indiriyoruz. İnsan kendine ne kadar da kör olabiliyormuş meğer; başkasını eleştirmek, o kişinin hatasını mikroskopla inceleyip büyütmek, aslında kendi eksiklerimizi saklamak için bulduğumuz en ucuz ve en konforlu sığınakmış. Karşı tarafa hiç ılımlı bakmıyoruz, "Acaba onun da mı başı ağrıyordu, o da mı yorgundu?" demiyoruz da, mesele kendimiz olunca bin tane bahaneyi bir araya getirip kendimizi pürüpak çıkarıveriyoruz işin içinden.

Kahve soğumaya başlarken fark ettim ki, ben Şükufe’ye ya da Dürdane’ye değil, kendi içimdeki o bitmek bilmeyen "Ben en iyiyim, ben hep haklıyım" diyen şımarık çocuğun sesine kızıyorum aslında. Şimdi o "Bana yapmamalıydı" diye kurduğum keskin cümleleri yavaşça masaya bırakıyorum; çünkü başkasının günahına hâkim kesilip kendi günahına avukat olmak, insanın ruhuna en ağır gelen yükmüş.

Belki de bugün yapılacak en güzel şey; hep dışarıyı işaret eden parmağımı yavaşça kalbime indirip, ’Bak bakalım Kusur Avcısı; bugün başkasının hatasına büyüteç tutmak yerine, kendi içindeki hangi tozu toprağı süpüreceksin?’ diye sormak. Sonuçta biz, başkalarında kusur aradığımız kadar değil, kendi eksiklerimizi dürüstçe kucaklayabildiğimiz kadar insanlaşıyoruz. Kahve fincanımı lavaboya bırakırken aynadaki o aksime bu kez yargılayan bir yabancı gibi değil, hatalarıyla barışmaya hazır bir dost gibi gülümsüyorum. Ne de olsa insan, kendi içindeki gürültüyü susturabildiği ölçüde huzur buluyor...



Not: Kusur Avcılığı ofisimiz bugün tadilat nedeniyle kapalı!
İçeride yoğun bir öz eleştiri temizliği yapılıyor;
eski haklılıkları rafa kaldırıp yerlerine biraz hoşgörü yerleştiriyoruz.



.Linares.



Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (22)

5.0

95% (21)

3.0

5% (1)

''kusur avcısı'' Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz ''kusur avcısı'' yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
''Kusur Avcısı'' yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Linares
Linares, @linares
4.5.2026 23:58:01
Bugün böyle güzel bir sürprizle karşılaşmak mutlu etti. Seçen ve okuyan herkese teşekkür ediyorum. 🙏
MÜSLÜM BAYRAM
MÜSLÜM BAYRAM, @m-sl-mcbayram
8.5.2026 12:13:24
5 puan verdi
uzun yol yorgunluğunda okumuştum dün
hatalarımla kusurlarımla sev demiş şair;)

saygılarım tebriklerimle
sizin yazılarınız her daim gündür bende;)
İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
4.5.2026 20:19:34
5 puan verdi
en güzeli aynaya sürekli bakabilmektir kutlarım çalışmanızı
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1
4.5.2026 13:54:38
5 puan verdi
Bu metin, başkalarını yargılarken aslında kendi içimize ne kadar kör olduğumuzu ironik ve güçlü bir dille gösteriyor. Mizahın arkasında ciddi bir iç muhasebe var; eleştirinin yönünü dışarıdan içeriye çeviriyor.

“İnsan en çok başkasını büyütürken kendini küçülmeyi unutur.
Ve en keskin yargılar, çoğu zaman kendi eksiklerimizi saklayan perdedir.”

Yüreğinize sağlık, düşündüren ve fark ettiren bir yazı olmuş.Tebrik ederim.
Selam ve sevgilerimle.🌺🌸🌼🤍
neneh.
neneh., @neneh-
4.5.2026 12:37:40
5 puan verdi
Anlamlıydı.Kutluyorum.İğne ve çuvaldız meselesi.Kusur arayan bulu illaki.Önemli olan kusurları ile kabul etmek.Akıcı ve sürükleyiciydi.Kutluyorum haklı başarınızı.Sağlıcakla.Saygıyla.
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
4.5.2026 10:17:13
Harikasınız, sevgili Linares.

Öncelikle kişi, kendine bakıp tamir etmeli hata ve kusurlarını:


Ne de olsa her koyun kendi bacağından asılır.


Gün güzelliğini tebrik ederim.



Sevgiler selamlar
Ahmet Coşkun 1
Ahmet Coşkun 1, @ahmetcoskun1
4.5.2026 09:26:37
5 puan verdi
Böyle eleştiriye can kurban
keşke herkes gönül aynasında görse yüzünü
dünya hoş görüyle tanışsa
güzel bir yazı kutluyorum...
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
4.5.2026 06:30:07
5 puan verdi
Günün yazısını ve yazan kalemi kutlarım emeğinizi sağlık
Tokdemir Kansu
Tokdemir Kansu, @tokdemirkansu
4.5.2026 01:36:58
5 puan verdi
Günün yazısını kutluyorum
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
3.5.2026 19:49:03
5 puan verdi
Bu metin, mizah ile iç muhasebeyi aynı kazanda eritip oldukça “rahatsız edici derecede tanıdık” bir insan hâlini yakalamış. Özellikle “Şükufe’ye kızma bahanesiyle kendi içindeki Kusur Avcısı’nı doyurma” fikri, metnin omurgası gibi çalışıyor; çünkü aslında hedef hep dışarıda gibi görünürken okur bir noktadan sonra aynaya bakmak zorunda kalıyor.

En güçlü tarafı, kendini haklı görme refleksinin günlük hayat içindeki küçük örneklerle teşhir edilmesi. Telefonu açmamak, küçük hataları büyütmek, kendi hatalarını ise “insanlık hali” diye yumuşatmak… Bunlar teorik değil, doğrudan yaşanan şeyler olduğu için metin okura çarpıyor.

Finaldeki dönüş güzel kurulmuş: yargıçtan dostluğa geçen bir iç ses. “Kusur Avcılığı ofisi kapalı” cümlesi de ironiyi tamamlayan bir kapanış olmuş; ciddi bir öz eleştiriyi hafif bir tebessümle bitiriyor.

Kısaca metin şunu yaptırıyor:
Başkalarını ölçerken kullandığımız cetveli, kendimize uyguladığımızda ne kadar esnek olduğumuzu fark ettiriyor. Yüreğinize sağlık, güzel bir eser olmuş. Tebrik ederim. Saygılar selamlar.
YAKAMOZ ŞİİRLER
YAKAMOZ ŞİİRLER, @yakamozsiirler
3.5.2026 17:50:08
5 puan verdi
Not: Kusur Avcılığı ofisimiz bugün tadilat nedeniyle kapalı!
İçeride yoğun bir öz eleştiri temizliği yapılıyor;
eski haklılıkları rafa kaldırıp yerlerine biraz hoşgörü yerleştiriyoruz.
.Linares.

Bugün okuduğum en güzel öz eleştiri yazısıydı bu kişisel gelişim kitaplarına önsöz olacak kalitede. Evet bu hataları hepimiz yapıyoruz zaman zaman ama bunu sürekli yapana megaloman ve ruh hastaları da var.Siz de bu yazıyla bir ayna tutmuşsunuz böyle kişilere bak işte gör kendini sen busun diye.
Ve yapılmasın gerekeni de notunuzla belirtmişsiniz.
Bu yazının altına ben de katılım imzamı atarak kutluyorum sizi yüreğinize sağlık .
Hep şiir değil bazen de böyle yazılar paylaşmak gerek bu b oşluğu doldurmuşsunuz.
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
3.5.2026 16:38:40
5 puan verdi
Bu yazıyı okuyunca içimde bir yerler yerinden oynadı.

İnsanların kendi kusurlarına karşı bu kadar kör, başkalarınınkine karşı bu kadar keskin olması gerçekten düşündürücü. “Kusur Avcısı” tabiri çok yerinde olmuş; hepimiz zaman zaman o role bürünüyoruz. Birinin yarım kaşık tuzuna takılırken kendi yaktığımız yemeği “özel lezzet” diye savunmamız, telefonlarımızı meşgule atıp başkası geç açınca “hadsiz” dememiz… Hepsi çok tanıdık ve utandırıcı derecede samimi anlatılmış.

En çok hoşuma giden kısım, o aynadaki bakış ve kendine gülümseme anı. Yargılamaktan vazgeçip “bugün kendi içimdeki tozu toprağı süpüreceğim” diyebilen bir duruş çok değerli. Eski haklılıkları rafa kaldırıp yerine biraz hoşgörü koymak, sanırım hepimizin ihtiyacı olan şey.

Gerçekten kaleme alınmış güzel bir metin. Okurken hem güldüm hem de “evet ya” dedim birkaç kez. Teşekkürler paylaştığın için.

Kalemine kelamına yüreğine sağlık.
☕🙏
meselci
meselci, @meselci
3.5.2026 15:39:28
5 puan verdi
"Sonuçta biz, başkalarında kusur aradığımız kadar değil, kendi eksiklerimizi dürüstçe kucaklayabildiğimiz kadar insanlaşıyoruz."

Muhteşem bir tespit, harika bir öz eleştiri.

Tebriklerimle.
yön
yön, @yon
3.5.2026 15:38:50
5 puan verdi
Ṣiir yazan elin dert görmesın Kaleminize,
ve duygu yüklü yüreğinize sağlık
saygılarımla esen kalın
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL