5
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
273
Okunma

Ne olursun, arada bir selam yolla.
Bunu söylerken bile sesimi yükseltmemeye çalışıyorum. Büyük şeyler istemeyi bıraktım; kapımı çalan bir rüzgar, cebime düşen kısa bir cümle, adımı hatırladığını gösteren küçük bir iz yeter bana. Eskiden kollarını boynuma dolamanı isterdim, şimdi o anın gölgesi bile razı ediyor beni.
Gittiğin günden beri evin içi aynı ama içimdeki odalar değişti. Bir yerimde sürekli bir yanma var; ne tam sönüyor ne de alışılıyor. İnsan kendi derdini kendi başına sormayı öğreniyor bir süre sonra. Yine de bazen, kapı aralığından seslenecekmişsin gibi duruyorum. Arada bir, diyorum içimden, arada bir.
Sana kızdığım da oluyor. Hatta bazı geceler, keşke dönsen de içimde biriken her şeyi yüzüne çarpsam diyorum. Ama sabaha doğru o öfke de yumuşuyor; geriye yine aynı şey kalıyor: sesini duymak isteği. İnsan en çok, kavga edebileceği birini özlüyormuş meğer.
Yalnızlık zamanla genişliyor. Günler uzuyor, geceler derinleşiyor. Gözlerim durduk yere doluyor, sanki içimde bir yer sürekli taşmak üzere. Bu yüzden diyorum ya uzun uzun konuşmana gerek yok. Bir mektup yaz. Saçma sapan olsun, aceleyle yazılmış olsun, yarım kalsın. Yeter ki senden gelsin.
Arada bir.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.