Sevgi insanı birliğe, bencillik de yalnızlığa götürür. schiller
Mavilikler
Mavilikler

GÖLGE

Yorum

GÖLGE

( 3 kişi )

2

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

137

Okunma

GÖLGE

GÖLGE


Tülün gerisinde bir gölge... İstediği biçimi verebilirdi ona. Şimdi tülü açsaydı gölgenin sahibi, sokak lambasının ışığında şekle şemâle bürünseydi kalbi şimdiki gibi hop hop eder miydi böyle?.. Önünde yepyeni bir kapı açılacak; eski, tozlu bir resme dönen hayatını geride bırakacağı bir eşikten geçmesini sağlayacakmış gibi içi sıcacık olur muydu?


O evde ellili yaşlarda bir karı kocanın oturduğunu biliyordu aslında. Sık sık yetişkin yaşta -biri erkek, biri kız- çocukları gelirdi. Evlenmelerinden önce, burada yaşarkenki zamanlarından biliyordu onları. Bu yüzden bu gölgenin onlardan birine ait olmadığına hemen hemen emindi. Bir kere kesinlike genç bir erkekti tülün gerisindeki... Ve ev sakinlerinin oğlundan çok daha yapılı ve uzun biriydi. Bu tespitleri nedeniyle kendine kızar gibi oldu. ’Evde kalmış kız kurusu’ dedikleri cinsten kızlar gibi gecenin bir körü karşı apartmanın penceresindeki belli belirsiz bir karaltıdan medet umuyor, kendisini bu çorak toprak misali dünyasından kurtaracak bir gıdım esinti göndermesini bekliyordu ondan; yemyeşil çayırları, ormanları müjdeleyen…


Sokaklardan hayatın çekildiği, en küçük bir kıpırtının ya da sesin bile kocamanlaştığı bu saatte kendisini fark etmemesi mümkün olmadığından hâlâ orada durmaya devam etmesiyle bir çeşit karşılık veriyor olamaz mıydı ona gölge?.. "Benimle ilgilendiğini biliyorum ve bu da zerre kadar rahatsız etmiyor beni." diyordu belki de... Rahatsız olsa neden uzaklaşmasındı ki oradan hemen?


O da kendisi gibi merak ediyor muydu karşı penceredeki gölgenin gölge olmaktan çıktığında dönüşeceği şekli? O da korkuyla karışık heyecan duyuyor muydu eninde sonunda karşılaşacağı ’gerçek’ten?


"Belki de acıyor bana!" diye düşündü... Bu eve geldiği önceki zamanlardan birinde kendisini balkonda ya da pencerenin gerisinde görmüştü belki de çoktan... Ve şu an bir gölgeden ibaret de olsa; kendisine baktığında gerçek hâlini görebilecek kadar canlı bir resmi vardı zihninde. Yani umulmadık bir şey vadeden, kupkuru bir gerçeğe hapsolmaktan kurtaran en küçük bir belirsizlik, bir gizem falan yoktu ortada. Orada durması; karşıdan gelen çağrıya kulak vermesindendi sadece... Varlığının çağrının sahibine bir şekilde iyi geldiğini bilmesinden...


Tabii böyle olmayabilirdi de... O da esintiler göndermesini, onu nefessizlikten kurtarmasını bekliyor olabilirdi kendisinden.
"Ne fark eder ki?!" dedi. "Diyelim bana acıyor, yalnızlığımı paylaşmak istiyor. Ya da hayatında yer açabileceği biri miyim diye görmek için bekliyor belki de. Gölge olmaktan çıkıp ete kemiğe bürünmemi... Ya da belki de bunların hiçbiri... Evli barklı adamın teki belki de... Hatta belki ayıplıyor bile beni; gece gece karşı komşunun penceresine gözünü dikmiş, evli mi, bekar mı bilmeden, hiç tanımadığı erkeklere pas verecek kadar ahlaksız bir kadın buluyor bende."


Hangi seçenek geçerli olursa olsun onun için zerre farkı yoktu. O neden pencerenin önünde durduğunu, neden bir gölgeye tutunup ona bir türlü zihninde tam olarak bir şekil veremediğini çok iyi biliyordu çünkü... Bu belli belirsiz şekilden neden hiç de şikayeti olmadığını... Aksine bu belirsizlik nedeniyle o pencerede mıhlanıp kaldığını... Ondan derin nefesler almasını sağlayacak, kocaman bir orman yarattığını... Tek bir şekle hapsolmayacak kadar sınırsız seçenekler sunduğunu o belirsizliğin kendisine... "Ya tam umduğum gibiyse..?" dedirttiğini...


Sırf bunu diyebilmek, umut edebilmek için o tül aralanmamalıydı işte! Şekle şemâle bürünmemeliydi gölge. Yoksa acıtmaya başlardı canını, gerçek olduğunu kanıtlamak ister gibi. Hep öyle olmamış mıydı zaten?.. Ne zaman aşık olsa, sevdiği adam gölgelerinden sıyrılıp kesin bir şekil almaya başladıkça; sınırları belirli, daracık dünyasına püfür püfür esintiler getiren o orman olmaktan çıkmış, aksine daha da nefessiz bırakmamış mıydı şimdiye dek?.. Onu daha da dar bir alana hapsetmemiş miydi?


Yerinden kalktı usulca. Derin derin nefesler alarak çıktı odadan. Bir ormanda gezinir gibiydi tıpkı... Kulaklarında yaprakların hışırtısı...





Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Gölge Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Gölge yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
GÖLGE yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
yön
yön, @yon
28.4.2026 16:17:41
5 puan verdi
Yüreğine kalemine,emeğinize,ellerinize,sağlık
değerlı,hocam nice güzel eserlerde
buluşmak dileğiyle esen kalin,
Sevgiler selamlar yolluyorum
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
28.4.2026 12:56:17
5 puan verdi
Güzel bir anlatım, güzel bir yazı. Biz de zevkle okuduk, değerli kalemin bu hoş eserini. Gönlüne, ömrüne bereket.Sağlıcakla
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL