0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
111
Okunma

Gitmeliyim. Dedim kendime. Yeni bir bahara. Burada ne var? Adımlarımı sakındığım sokaklar. Duvarları gölgeli binalar. Söylene söylene değersizleşen sözler. beni susturan bir yere gitmeliyim. Yalnız bulutların gölgesi , dalgaların sesi ...belki birkaç yeşil belki de uzaklarda karı henüz erimemiş bir dağ tepesi . Ve Yeni sözler söylemeliyim . Böylece gittim. Otogarda gözüme takılan herhangi bir kente. En uzak en bilmediğim.
Şimdi önümde serili yeşilliğin bir ucunda ufka bakıyorum. Uçsuz bucaksız tepeler görüyorum, dalgalar yok mavi de yok. Bir tek gri sisli tepeler var. Daha ötede sis öylesine yoğun ki orada deniz var sanıyorum. Öyle memnunum ki bir ayaklarıma bakıyorum bir ellerime. Sanki el ve ayağım sadece.
Bir yatak, bir sandalye bir masası olan küçük bir odada kalıyorum. Küçük bir valizim var en lazım kıyafetlerim köşedeki komodinin çekmecelerinde. Bir de duvar saati var komedinin üzerinde yediyi yedi geçe durmuş. Pilini değiştirmeliyim. Yeniden durana kadar benimle atsın kalbi. Bir aylık ödedim uygundu fiyatı Kahvaltıda çay sıcaktı. Zeytin lezzetli, Peynir yöreden . Bakışları uzak tuttum kendimden. Meraklı ama temkinli kaldı onların gözlerinde.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.