2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
266
Okunma

Muhterem Dostlarım,
Hz. Allah (cc.) nasip ederse 24 Nisan Cuma günü Mübarek beldelere Hac vazifemi ifa etmek üzere gideceğim.
Rabbimin izniyle mukaddes topraklara, Beytullah’a doğru bir yolculuğa niyet etmiş bulunuyorum.
Bu yol, bir dünya yolculuğu değil; kulun kendine dönmesi, kalbin arınması, ömrün muhasebesidir. Belki de insanın en ağır ama en güzel yolculuğudur.
Bu sebeple sizlerle helalleşmek isterim. Bilerek ya da bilmeyerek kalbini kırdığım, hakkını yediğim, gönlünü incittiğim kim varsa lütfen hakkını helal etsin. Benim de varsa bir kusurum, bir hatam, bir gönül kırıklığım; Allah rızası için beni affedin.
Yola düştüm Kâbe diye, içim yanar kor gibi,
Her adım bir imtihan, her nefes bir nur gibi,
Dünya bir gölge imiş, geçip giden rüzgâr gibi,
Baki olan bir Allah var, sığınırım Yar gibi.
Gönlümde eski günler, birer birer siliniyor,
Kalp denen bu aynaya hakikatler seriliyor,
Kimi dost bildiğim yüzler şimdi uzak geliyor,
Kimi hatıra bir dua gibi içimde eriyor.
*
KÂBEYİ TAVAF EDEN ET PARÇASI..
Bu olay, Harameynin, Osmanlı idaresinde olduğu zamanlarda gerçekleşir.
Kâbe’ye yakın bir bölgede Osmanlı Karakolu vardır. Komutan Askerin birine emreder - Git, Erat için Kasaptan şu kadar et satın al, gel. Asker gider. Eti satın alır. Dönüşte bakar ki, Kâbe de Tavaf tenhadır.
Kendi kendine:- Kâbenin tenha olduğu şu sırada bir tavaf yapayım da öyle gideyim der.
Bir tavaf yapar, sonra Karakola gider aldığı eti Aşçıbaşına verir.
Aşçıbaşı eti yemek yapmak üzere doğrar, kazana koyar. Ateşi yakar. Ne var ki et pişmek bilmez. Pişmediği gibi çiğ görünüşünde en küçük bir değişiklik olmaz Aşçıbaşı ateşi ne kadar korlasa da, ette en küçük bir pişme emaresi yoktur.
Durumu komutana haber verir. Komutan da aynı hali müşahede eder. Komutan eti alan eri çağırır. Ere, emir verdikten sonra ne yaptığını sorar.
Er anlatır: Komutanım! Eti alıp dönüşte baktım ki Kâbe’de tavaf tenhadır. Bir tavaf yapayım da öyle gideyim, dedim Kucağımda etle beraber tavaf eyledim; bitince de tavaf namazını kıldım ve geldim. Başka bir şey yapmadım.
Komutan, hayret ve heyecanla etrafındakilere gözyaşları içerisinde söyle seslenir:- Bakınız! Allah Teâlâ Kâbe’yi tavaf eden cansız eti bile ateşte yakmıyor. Ya Onu tavaf eden insanı hiç yakar mı?
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:
“Beytullâh’ı (ömründe) elli defa tavaf eden kimse, anasından doğduğu gün gibi günahlarından temizlenmiş olur.”
(Sünen-i Tirmizî)
Ne servet kalır elde ne de dünya makamı,
Kefen denen gerçekte biter insanın namı,
Ne sultanlar kaldı bak, ne de büyük iddia,
Hepimiz bir yolcuyuz, son durağı hüda mı?
Kâbe’ye varmak değil sadece bedenin işi,
Asıl varış kalbinle Rabbine dönüş gelişi,
Gözyaşıyla yıkanır insanın içten kirişi,
Affeden bir Rabbim var, budur en büyük işi.
Bir vakit kırdım ise bir gönül bilmeyerek,
Bir söz söyledim ise kalp incitip bilerek,
Helal edin hakkınızı, geliyorum eğilerek,
Affınıza muhtacım, Rabbime yönelerek.
Dostlarım bu dünya fanî, baki olan sevgiymiş,
İnsanı ayakta tutan en güzel şey dua imiş,
Bir selam, bir hatıra, bir de temiz kalp imiş,
Geri kalan her şeyin hepsi bir hayal imiş.
Dualarınızı eksik etmeyin. Oraların kabul makamı olduğu söylenir; belki sizin bir duanızla benim eksiklerim tamam olur. Ben de sizleri dualarımda unutmayacağım inşallah.
Bu dünya geçici, baki olan yalnızca Allah’ın rızasıdır.
Hakkınızı helal edin…Benden yana da helal olsun.
Medine-i Münevvere’de ve Mekke-i Mükerreme’de Sizlerin Hürmet, Muhabbet, Selam ve Dualarınızı Cenab-ı Hakk’a, Resulullah ( sav.) Efendimize ve Ashab-ı Kirâm Hazeratına Acizane Dua edip arz etmeye çalışacagım.
Saglıcakla kalınız.
Hayırlı Akşamlar ..
21.04.2026//KIRIKKALE
HİDAYET DOĞAN OSMANOĞLU
Tc.Kül.Bak.Halk Şairi
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.