1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
150
Okunma

HASTAHANELER.
YÖNETİM KRİZİ: Şehir hastanelerinde yönetim açısından iki başlılık söz konusu. Hastane başhekimleri genel olarak hastanenin yönetimi ile ilgili konuların yanı sıra, gerek destek hizmetlerde gerekse de tıbbi destek hizmetlerinde artık yetkisiz. Bu konularda yetkinin şirket yöneticilerine verilmiş olması büyük sorunlara yol açıyor.
• BÜROKRASİ ENGELİ: Sağlık hizmetleri sunumu sırasında gereksiz bir bürokrasi ile sağlık hizmetinin bütünselliğini ortadan kaldırıldı. Bu durum hasta bakımını olumsuz etkiledi. Görev tanımlarının sağlık hizmetlerine özgü olarak hazırlanmamış olması önemli bir sorun kaynağı.
• GÜNDE 20 BİN ADIM: Şehir hastanelerinin yatak başına kapalı alanının çok fazla olması nedeniyle, hekimler ve sağlık çalışanları hastane içerisinde hizmet sunmak zorunda kaldıkları mesafe çok arttı. Bazı hekimler nöbetleri sırasında yirmi binden fazla adım atmak zorunda kaldıklarını bildirdi.
• ACİL HASTAYA ERİŞİM ENGELİ: Şehir hastanelerinde bölümler arasındaki mesafelerin uzaklığı sağlık hizmeti sunumunda önemli engeller çıkardı. Yakın ilişki içinde olması gereken birimler arasında bile uzun koridorlar ve kat edilmesi gereken uzun mesafeler var. Bu durum özellikle acil müdahale zorunluğu bulunan hastalarda telafisi zor sonuçların yaşanmasını beraberinde getirdi.
• HASTANE DEĞİL, OTEL: Şehir hastaneleri tasarlanırken otelcilik hizmetlerinin ön plana çıkartıldı ancak acil, ameliyathane, yoğun bakımlar ve kliniklerde sağlık hizmeti sunulmasına ilişkin temel ilkelerin göz ardı edildiği anlaşıldı. Tasarım yanlışları nedeniyle, asansörlerden veya yangın merdivenlerinden yoğun bakımların veya ameliyathanelerin içine bile yanlışlıkla ilgisi olmayan kişiler ya da ameliyathanede çalışmayan sağlık çalışanları girebilmekte, sterilizasyon ve hasta güvenliği ile ilgili sorunlar ortaya çıkabilmektedir.
• LABORATUVAR HİZMETİ SIKINTISI: Şehir hastanelerine geçişle birlikte şirket tarafından yürütülen laboratuvar, görüntüleme gibi birçok alanda önemli sıkıntılar yaşanmaya başlandı. Kamu sağlık personeli yerine şirket elemanı deneyimsiz kişiler çalıştırılıyor. Şirket tarafından yürütülen bu hizmetlerde ekonomik kısıtlamalar nedeniyle hasta takip ve tedavisinde birçok zorluk yaşanıyor.
• ŞEHRE ÇOK UZAK: Şehir hastanelerinin şehrin dışında yapılmış olması hem hastalar hem hekimler hem de diğer çalışanların ulaşımını zorlaştırdı.
• ENFEKSİYON TEHDİDİ: Şehir hastanelerinde hem kapalı alanın hem de hasta sayısının artmış olmasına karşın enfeksiyon hastalıkları uzmanlarının ve hastane enfeksiyon kontrol komitesinde çalışan hemşire sayısının arttırılmaması nedeniyle denetimler yeterince yapılamamaktadır. Bu durum hastane enfeksiyon hızlarında ve şehir hastanelerinde ölüm hızında artışa yol açabilir.
• HASTA TAŞIYACAK PERSONEL YOK: Hastaların ameliyata veya tetkiklere götürülmesi-getirilmesi için gereksinim duyulan taşıma personeli sayıca az olması sorunlara yol açıyor.
7’DEN 70’E BORÇ ÖDENECEK ŞİRKETLER
25 yıl boyunca bütün yurttaşları borçlandıran şehir hastanelerini yapan firmaların AKP’nin gözde firmaları olması dikkati çekti. İşte 7’den 70’e herkesin 25 yıl boyunca borçlu olduğu firmalar ve hangi hastaneleri yapacakları:
Rönesans Holding: Adana, Elazığ, İstanbul İkitelli, Yozgat, Bursa Şehir Hastaneleri ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Psikiyatri ve Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Hastaneleri.
HASTALAR MAĞDUR OLDU
Şehir hastanelerinin açılması ile kent merkezinde bulunan köklü hastaneler kapatıldı.
Hastalar kent merkezine 10 km uzaklıkta kurulan şehir hastanelerine gitmek zorunda kaldı. Görüntüleme ve tetkik hizmetleri şirketlerin sınırlı sayıda elemanı tarafından verildiği için aylar sonrasına randevu verilmeye başlandı. Hastanelerin çok büyük olması sebebi ile hastalar hastane koridorlarında kayboldu.
Acil ameliyatlar için dahi şirketlerden personel talep edilmesi, ameliyatların hızını yavaşlattı. Fizibilite çalışması tamamlanmadan yapılan hastane arazileri sebebiyle bazı hastanelerde lağım kokusu ve su basması gibi sorunlar yaşandı.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.