İnsan vardır ki söylediği sözlerle büyür, söz vardır ki, söyleyen insan yüzünden büyük görünür. ısmail habip sevük
ŞuLeCannn
ŞuLeCannn

Postacı Martılar

Yorum

Postacı Martılar

( 11 kişi )

9

Yorum

31

Beğeni

5,0

Puan

377

Okunma

Okuduğunuz yazı 18.4.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
Postacı Martılar

Postacı Martılar



Kule her akşamki gibi yüreğini dolduran ziyaretçilerle dopdoluydu. Onu ziyarete gelenler bir iki bardak çay içip biraz da oradan buradan sohbet edip yüksekten İstanbul’ u izlemenin keyfiyle evlerine dönüyordu. Gece olduğunda Galata Kulesi zihnini dalgalandıran bu uzun sohbetleri süzgeçten geçirip uykuya dalıyordu. Kendisine akran diğer kulelere bakıp iç geçiriyordu. Onun da yüreğinin terası olmalıydı diye düşünüyordu, beraber çay içip İstanbul’ un eski sokaklarında şehrin tozunu attıracakları, birlikte Adalar’ ı dolaşacakları, gök kubbeye benzeyen yüreklerinden İstanbul’ u seyredecekleri...

Kız kulesi bir sabah denizin dalgaları içinde iki satırlık bir mektup yazıp postacı martılara verdi. Galata Kulesi karışık duygular içindeydi. Kız kulesi ile bir geleceği olmayacağını o da biliyordu ama mektubu okumaya da cesaret edemiyordu. Büyük martı, ben okurum dedi ve mektubu açtı. Kız Kulesi - Beklediğin o kız ben değilim. Dalgaların içinde artık taştan bir iskeletim ben. Diyordu. Martı, sadece iki satırdan ibaret mektubu okurken boğazına kemik batmış gibi yutkunmakta güçlük çekti. Galata Kulesi ise sessizdi. Sadece derin derin uzaklara daldı. Boyu boyuma denkti oysa diyebildi sonra sadece, kendisinin duyacağı bir sesle. Sevmenin cesaret ve yürek boyuyla ilgili olduğunu ise sonra anlayacaktı belki. Bu kısmını zaman gösterecekti. Martılar duygulandılar istemsiz.

Biraz sonra denize doğru uçup hemen geri döndüler. Vapurdaki yolculardan kaptıkları simitleri alıp gelmişlerdi. Çaylar senden dediler Galata Kulesi’ne. O sabah çay ve simitle geçiştirilen, biraz hüzünlü biraz sevinçli bir İstanbul sabahı yaşandı. Bir daha Kız Kulesi hakkında kimse konuşmadı. Tabii dışarıdan gelen ziyaretçiler hariç. Onlar hep bu efsaneyi anlatıp durdular. Kavuşulamayan bütün hikayeler değerliydi ve tatlı bir sona bağlanmalıydı onlara göre. Gece olup bütün yapay ışıklar söndüğünde ve İstanbul düşlere büründüğünde o sessizlikte sadece yıldızların parıltısı görülüyor, baykuşların ötüşü ve köpeklerin havlamaları duyuluyordu yer yer.

Parke sokakta eski bir dükkan ve üstünde de eski bir ev vardı yıkılmak üzere olan. Yine kullanılmayan bir gaz lambası asılıydı evin balkonunda, örümcek ağları içinde, gaz yağı tükenmiş bir lambaydı bu. Gece bu lambanın içinden hafif bir ışık yayılıyordu. Kimsenin ne olduğuna bir türlü anlam veremediği bu eski lambanın içindeki ışık oraya hasbelkader düşmüş bir ateş böceğiydi. Bir gece büyük bir fırtına oldu İstanbul’ da. Gaz lambası asılı olduğu yerden düşüverdi yere. Ateş böceği günlerce aç ve susuz mahpus kaldığı lambadan cam kırıklarıyla çıkıverdi o gece.

Galata Kulesi aynı görkemiyle dimdik ayaktaydı. Sadece gece olunca yıldızların eşlik ettiği yalnızlığı onu derin hayallere sürüklüyordu bazen. Ateş böceği bu yeni özgürlüğünü ilkin biraz yadırgadıysa da ilk işi etrafı dolaşmaya çıkmak oldu. Beyoğlu sokaklarını özlemişti. Parkelerini ve taştan evlerini hatta hatta birbirlerini tanımasalar da Galata Kulesi’nin üstünde dolaşmayı özlemişti.

ŞuLeCannn

13 Temmuz 2025

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (11)

5.0

100% (11)

Postacı martılar Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Postacı martılar yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Postacı Martılar yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Gule
Gule, @gule
19.4.2026 20:59:21
Şule gız senin bu postacı martılar var ya; seni kanatlarına alıp rüyama getirdiler heraldeki:)
Rüyamda Abuzer bana "Şule ile tanıştım!" diyor, "çok cana yakın bir kız, cıvıl cıvıl hayat dolu biri" diyor, "sonra onu Abidin'le evine bıraktık!" diyor. "Ben tanıyorum Şule'yi de ama sen nerde, nasıl karşılaştın  onunla?" diyorum. "Akbili mi, bileti mi ne geçersizmiş otobüse binemedi, mağdur olmasın diye biz de kadını aldık arabayla evine bıraktık" diyor:)

Şule gız kırk yıl düşünsem rüyama gireceğin aklıma gelmezdi...Postacı martılarla bile bana haber uçurdun ya helãl olsun:)

Şöyle yorumluyorum kendimce: sana yol görünüyor ama son anda bir pürüz çıkacak ve gidemeyeceksin.
Ne diyelim, hayra çıksın!

Hikãyeni sevdim.
Tebrikler, sevgiler.
ŞuLeCannn
ŞuLeCannn, @sulecannn
19.4.2026 23:24:24
5 puan verdi
Merhaba değerli Edebiyat defteri ailem ve değerli yönetim;

Son günlerde ülkece zor şeyler yaşıyoruz. Depremleri, koronayı aştık hep birlikte yaralarımızı sardık ama bu okul faciası çok dokundu. Küçük yavrularımızı aldı bizden, gördüğümüz ve göremediğimiz teknolojik obruklar, yalnız hayatlar, çok ilgiden ya da ilgisizlikten kopmuş yaşamlar...Bu kayıplar hepimizin kaybı ve çok yönlü tedbirler gerekiyor ilerleyen süreçte; alt, üst tüm kademelerde.

Bu yazımın güne gelmesi bir nebze de olsa rutinlerime bağlanmamı sağladı desem. Emek emek yaşamaya, yazmaya ve üretmeye devam. Çünkü kalemimiz; kalabalık yalnızlar dünyasında hem en iyi sohbet aracımız hem de bizi dürüstçe saran sıcak iç sesimiz.

Bu vesileyle hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.
İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
19.4.2026 19:49:47
5 puan verdi
martılar denizde fırtına çıktı diye denizi terk etmezler çok güzel bir çalışma okudum kutluyorum
Etkili Yorum
 Hürrem Demirci
Hürrem Demirci, @hurremdemirci
19.4.2026 17:03:52
Kavuşulamayan bütün hikayeler değerliydi...
Göz yaşına gebe satırlar... Kaleminiz daim olsun.
Etkili Yorum
deniz_tayanç1
deniz_tayanç1, @deniz-tayanc1
19.4.2026 09:17:33
5 puan verdi
Bazen dramatik olan hissedilir, anlatmak kolay değildir.
Bir olgu toplu gelir üstümüze...
Mimsiz noktasız.

Duygulara dokunur her şey...
Çok şey özneldir, kalır...

Başkaları...
Bilmez, paylaşmaz.

Sözcükler toplarsınız.
Meram anlaşılsın diye.
Ne kadarı olur, ne kadarı ölür.

Çok saygımla Üstadım
Musa Aslansofuoğlu
Musa Aslansofuoğlu , @musaaslansofuoglu
19.4.2026 01:46:21
5 puan verdi
Harika bir yazı tebrikler
Etkili Yorum
turgaykurtulus
turgaykurtulus, @turgaykurtulus
19.4.2026 00:59:45
Sevgili Şulecan, bu hikaye içimi cız ettirdi. Herkesin bir kulesi var işte, kavuşamasa da bekleyen, yıldızlarla konuşan. Kalemine sağlık, bu anlatıyı çok sevdim.
yön
yön, @yon
18.4.2026 20:06:05
5 puan verdi
Yüreğine kalemine sağlık değerli hocam harika kalemin daim olsun saygılarımla esen kalın
özgür sayık
özgür sayık, @ozgursayik
18.4.2026 19:50:40
5 puan verdi
İnce dudum türküsünü dinlerken tek lokmada okudum Tebrikler
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL