1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
108
Okunma

[RABBİM KİMSEYE EVLAT ACISI VERMESİN BU KÖRPE YAVRULAR HEPİMİZ ACISIDIR? OKUL ÖNÜNDE HAYATINI KAYBEDEN OĞLU İÇİN ANNEMİN ÖMRÜ BOYUNCA AĞLADIĞINI BEN BİLİRİM!] MEKANLARI CENNET OLSUN.
*
Zorunlu eğitim ve öğretime zorunlu muyuz? Bu soruya devamında yazmaya çalışacağım satırları okuduktan sonra siz karar verin?
Eğitim- Öğretim 5 yıla indirilmelidir, Bugün ki sistem okumak isteyenin önüne setler çıkarmaktadır. Özellikle sınıf ortamında okumak istemeyen öğrenciler sınıf içinde ne öğretmen tanıyor ne de müdür tanıyor. Hele öğrenci velileri çocuklarının övülmesinden başka bir şey istemiyor desek yerinde olur. Söylenmesi zor ama –kendini bilen, çocuğunu düşünen veliler hariç- çoğu veli öğretmenin üzerinde birer müfettiş durumuna gelmiş. En ufak noktada CİMER avucunun içindedir. Öğretmen çocukla ilgili bir durumu veliye aktarınca "Siz burada nesiniz?" deyip çözüm sağlamak yerine çocuğunun evden okula göndererek kendinin rahat etmesini düşünenler çoğunluk haline gelme eğilimi ortaya çıkmaya başlamıştır.
32 yıllık öğretmenlik hayatım boyunca öğrenci ruhsal dosyaları tutar, tespit ettiğimiz durumlar neticesinde öğrenci velilerine tavsiyeler de bulunur, yönlendirmeler yapardık. Dikkate alınır mıydı? O velinin inisiyatifindeydi. Tuttuğumuz raporların bir yaptırım gücü maalesef yoktu. Tavsiyemize uyan veliler her daim çocuğu adına kazançlı duruma geldiğini hep gözlemişimdir.
Zorunlu eğitim maalesef kazanç değil, kaybediş oluşturduğu sonucu bugün alenidir. Okumak istemeyen öğrenci eskiden mutlaka ama mutlaka vasıflı bir çalışma yönüne doğru gidişi görülürdü. Biz okumak istemeyeni maalesef okumak isteyenlerin önüne set olarak dizdik. Sonuç kaybediyoruz.
5.sınıf sonundan asıl zorunlu eğitim meslek yönlendirmeleri şeklinde olarak yapılmalı; meslek ortaokulları, meslek liseleri şeklinde olmasını düşünmekteyim. Okumak isteyen ise zaten kendine zorunlu eğitimi zorunlu tutuyor. Okumak isteyen eğitim ve öğretimini yarım bıraktığı yerden mesleki eğitim ve öğretim sistemi tekrar devreye girmelidir.
Bunun takibi yapılamaz diye düşünenler yanılır. Milli Eğitimde okula gelmeyen kayıp öğrencileri okuldan kaydının silinmesi için Türkiye çapında yazışmayla aranır ve bulunanların durumu öğrenilir, kayıtlı olduğu okuldan kaydı silinirdi. Günümüzde bu ise zaten oyuncak gibi saniyeler içinde dijital sistemle tüm Türkiye’ye dağıtımı yapılır.
Sonuç olarak okulda kendini bulamayan öğrenciler ne acıdır ki dijital sistemin kurbanı olup çok acı durumları milletimizin önünde sergileyebilmektedir. Çeşitli meslek ve sanat kollarında kendini bulun geleceğimizin daha güçlü şekillenmesinde kendi çapında katkı sağlamış olur.
Çıraklık ve kalfalık da eğitimin bir parçası olduğu unutulmamalıdır.
Zorunlu eğitim ve öğretime zorunlu muyuz? Mutlaka bir karar vermişsinizdir?
16.04.2026 Konya
Durmuş Ali ÖZBEK
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.