Haksızlık sadece bir tarafta olsa davalar uzun sürmezdi. la rochefoucauld
Bayram Kaya 3
Bayram Kaya 3
VİP ÜYE

Tanrı Fikri 10

Yorum

Tanrı Fikri 10

0

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

124

Okunma

Tanrı Fikri 10

Tanrı Fikri 10

Kamunun olan kamusal kaynaklar şakacıktan, mahsusçuktan gibi algılarla El ’in olduktan sonra İbrahim ’indi. Kamusal kaynaklar “transfer emeklerin ve karşılık emeklerin farklı kullanım ve tüketim paydaşlığı olmakla MEŞRUİYETTİ”.

Yani kamusal kaynakların Paydaşlı tüketimi, nasıl somut ve nesnel dayanaklar ile bir meşruiyet ise; El ’in sahipliği de mülkünü veren El olarak, El ’in irade ve soyut sahiplik meşruiyet ligiydi!

El ’in meşruiyet ligi ve El ’in mülk sahibi oluşu; kolektif alan gibi somut ve nesnel değildi. Şimdi kolektif alan gibi El ’in "mülk sahibi olma alanı" vardı. İşte bu alan Yaratan Tanrının da mülk sahibi olma alanı olacaktı.

Yaratan bir Tanrı fikri tazammunu, pek ala olası ve doğru olur. Bu tazammunu start, "hiç te öyle olmayan yaklaşık bir bilgiyi verir olaraktan" Tanrısal bir fikri anlamaya gidiş yolumuz olacaktır.

Bizim anlama ve Tanrı tanımlamamız asla Tanrının kendisi olmayacaktır. Çünkü hiç bir zekâ Tanrıyı kavrayamaz. Tanrıyı duyma, Tanrıyı hissetme gibi kişisi etki algısını oluşmanın öznel gerçekliği dışında; öznel zekâlar Tanrıyı kavrayamaz. İnsansal kavramlarla Tanrı ifade edilemez.

Nasıl ki bizler iç içe; bir, iki, üç, dört boyutlu bir evren içinde isek ve birinci, ikinci boyuttakiler üçüncü dördüncü boyuttaki deneyimleri asla bilip anlayamazlarsa.

Yani ikinci boyuttakiler bizim üçüncü boyutta deneyimlediğimiz söz gelimi bir odayı (hacmi) asla deneyimleyemezler.

Ve iki boyut içindekiler kendi boyutları içinde bir üçüncü boyutun varlığını garip biçimle ve iki boyutlu görürler. İki boyut içinde yaşayan çizgi karakter gibi varlıklar, hiçbir zaman asla bir içyapıyı bilemeyeceklerdir.

Üç boyut içinde olan bizler de dördüncü ve üst boyutları tam anlayıp deneyimleyemeyiz. İşte bize göre farklı bir boyut olan; ama Tanrıya göre boyut olmayan bir evrenin gerçekliğidir Tanrı.

Yani bizler için deneyimleme yaptığımız boyutun anlayışı ile deneyimleme yapamadığımız boyutlar; Tanrı sal evrende boyutsuz lüktür. Her boyut bir ve birçok alanlardır. Varlıklar ve biz boyut sınırlarıyla biçimlenip etkileşiriz.

Boyutsuz lük etkileşme değil her boyuta etkinin kendisidir. Algı ve hissimiz de zaten bu kesikli sürekli etkiden oluşan etkileşimlerdir. Bir etki alanı toplumsal boyut içinde kolektif alan yaparsınız. Ama alan kolektif değildir.

İşte kendi boyutunuz içinde boyutun izin verdiği sınırlar çerçevesinde Tanrıyı hissedersiniz.

Ama bu his o boyutla sınırlı olan etki ile Tanrıdandır lakin Tanrı değildir. Unutmayın Tanrı etkileşme değil, boyutlarda boyutlar hareketliliği deneyimince hissedilen etkidir. Kısaca etkileşim karşılıklıdır. Tanrı etkileşmez ve etkilenmez. Çünkü Tanrı özgün bir boyutsal beliriş değildir.

Sınırlarıyla etkileşimli olan bizler Tanrıyı ancak boyutla anlarız ki o da Tanrı’nın gerçekliği değil. Tanrı’nın hakikiliğidir. Hakiki, gerçek olmayıp içinde yanlışlık, eksiklik olan; gerçeğinden bir kısmilik taşımakla gerçeğine yakın olan yaklaşık bilgidir.

Yaprak gerçektir. Ama yaprak ile yaprağı algılayan öznel düşünce aynı düzlemde içinde olmalarına rağmen öznenin aklındaki yaprak düşüncesi gerçek değil hakikidir.

Lakin sonsuz evrenlerin varlığı ve evrensel kaynakların sonsuzluğu içinde, yaratıcı Tanrı ’nın evrende toplu iğne ucu kadar da olmayacak bir dünyaya bağıra bağıra “mülkün sahibiyim” demesi olacak iş değildi.

Alanlar etkileşimi ortamı dalgalandırır ve biçimler. Ortamın şekillenmesine özgecil kolektif düşünce etkileşimi de katılmakla ortam özne-nesnel olarak kolektif etkileşim içinde biçimlenir.

Ortamın kolektif Alan etkileşimine bencilce özelleştirilmiş mülk düşüncesi de katılınca (modüle edilince) ortam; bugünkü içinde olduğumuz kapitalist köleci düşünce ve köleci ahlakla doğru biçim alacaktı.

Tanrı, boyutlar dâhiliyesindeki sınırlı zekâ deneyimler içinde sınırlı olan bir içerme, bir güvence ve bir fizik, bir alan, bir boyut sal gerektirme olaraktan fiziği kimyayı yerine getirmedir (taahhüttür).

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Tanrı fikri 10 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Tanrı fikri 10 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Tanrı Fikri 10 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL