0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
55
Okunma
Anne…
Bazen gecenin sessizliğinde içim bir deniz gibi kabarıyor. Dalgalar yükseliyor, çarpıyor ama kıyıya vuran sesimi kimse duymuyor. Belki sen duyardın, belki hissederdin ama ben susuyorum.
Susmak bazen koruyor, bazen yakıyor.
Kalbimde bir orman var, karanlık ve sessiz. Ağaçların gölgeleri arasında kayboluyorum, nefes almak zorlaşıyor. Yaprakların hışırtısı rüzgârın uğultusu hepsi bana yalnızlığımı hatırlatıyor.
Senin ışığın oraya ulaşsa, belki yol bulurdum, belki kaybolmazdım.
İçimde bir kuş var, kanatlarını çırpıyor. Özgür olmak istiyor ama görünmez tellerle örülmüş bir kafeste sıkışmış.
Ona sabret diyorum, ama kendi sabrım tükeniyor.
Kafesi açmak isterdim ama korkuyorum; hem seni incitmekten, hem de kendimi kaybetmekten.
Bazen gözlerimi kapatıp yıldızsız bir gökyüzüne bırakıyorum kendimi. Sessizliğin içinde kayboluyorum. Her düşüncem, her kırıklığım bir yıldız gibi düşüyor ve ben onları toplamak için çok geç kalmış oluyorum.
Anne bil ki, her suskunluğum bir hikaye taşıyor. Her gözyaşım sessiz bir çığlık. İçimdeki yangını anlatacak kelimeler yok bazen. Sadece senin gözlerinle görülmek, senin kulaklarınla duyulmak istiyorum. Çünkü bazen bir bakışın, bir sözün, bütün dünyaları değiştirebilir.
Ve bazen rüyalarımda sana söylerim. Kelimeler dökülür, gözyaşlarım sel olur, ve sen bilmeden, sessizce benim yanımda olursun. O an, dünya durur, zaman bir nefes kadar hafifler.
Belki bir gün… belki bir gün bana kulak verir, sustuğum kelimeleri hissedersin.
O zaman içimdeki deniz sakinleşir, kanat çırpan kuş özgürlüğüne kavuşur, karanlık orman aydınlanır.
Ama şimdilik yazıyorum. Sessizce, usulca, senin duymadığın bir köşede. Bu yazı belki bir gün sana ulaşır, belki sadece benimle kalır. Ama içimi hafifletiyor,
ve bazen
sadece bazen, bu da yeterli oluyor…
Vesselâm...
Esma Canyurt
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.